Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/5710 E. 2023/12474 K. 18.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5710
KARAR NO : 2023/12474
KARAR TARİHİ : 18.09.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/206 E., 2022/57 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/45531 soruşturma numaralı ve 08.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2016 tarihli ve 2015/182 Esas, 2016/166 Karar sayılı kararı ile;
Sanık … hakkında, nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı,
Sanıklar … (…) …, …, … hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba; sanık … hakkında ayrıca aynı sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3. … 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2016 tarihli ve 2015/182 Esas, 2016/166 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 28.09.2020 tarihli ve 2018/848 Esas, 2020/3036 Karar sayılı kararı ile;
“1- Olay günü ülkemizde turist olarak bulunan Fas uyruklu müştekilerin, İstiklal caddesinde gezdikleri sırada kimliği tespit edilemeyen hanutçu tabir edilen bir şahsın önlerine geçerek bildiği güzel bir kafe olduğunu söyleyip müştekileri … 99 Bar isimli mekana götürdüğü, müştekilerin içeri girer girmez mekanın cafe değil bar olduğunu söylemeleri üzerine dava dışı bu şahsın “Burası bizim bir arkadaşımızın yeri ona bakıp çıkacağız” diyerek girişteki bir masaya oturdukları, bir dakika kadar sonra müştekiler çağırmadığı halde beraat eden sanık …’nın müştekilerin masasına gelip oturduğu ve yine müştekilerin talebi olmadan garson olarak çalışan sanık …’in sanık …’ya içki servisi yaptığı, iş yerinin alkolsüz bir cafe değil, bar olduğunu fark eden müştekilerin kalkmak istemeleri üzerine müştekilere 670 TL hesap getirildiği, müştekilerin kendilerinin herhangi bir şey içmediklerini, masaya oturup içki içen sanık …’yı tanımadıklarını ve onun içtiğini ödemeyeceklerini beyan etmeleri üzerine sanık …’in müştekilerin yanına gelip bağırarak “Bu hesabı ödeyeceksin yoksa burdan çıkamazsın” diyerek tehdit edip müştekilerin üzerine yürüyerek korkuttuğu sırada sanıklar … ve …’in de müştekilerin etrafını çevirerek bağırıp iteklemeye başladıkları, bu sırada sanık …’ın müşteki …’ın üzerini arayarak 50 TL ve 500 Euro parasını aldığı, sanık …’in de aynı şekilde müşteki Isam’ın üzerinden 500 Euro parasını aldığı ve üç sanığın müştekileri itekleyerek iş yerinden attıkları olayda; müştekilerin şikayeti üzerine olaya müdahale eden polis memurlarına kendilerinin üzerinden zorla para alan ve bu sırada onları yönlendiren üç sanık …, … ve … ile masaya oturan sanık …’yı teşhis ettikleri, sanık …’in kolluk aşamasında alınan beyanında, “…müştekilerden almış olduğum hesabı …’ye verdim” şeklindeki beyanı ile işyeri sahibi sanık …’un da olay sırasında mekanda olduğunun anlaşılması karşısında;
a- Sanıklar …, … ve …’in eyleminin yağma suçunu oluşturduğu düşünülmeden delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
b- Fikir ve eylem birliği içerisinde diğer sanıklar …, … ve … ile birlikte hareket eden sanık …’un da yağma suçundan mahkumiyeti yerine yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile beraatine hükmedilmesi,

2- Kabule göre de;
a- Sanık … hakkında mükerrirlik uygulamasında daha ağır cezayı içeren … 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/166-342 esas karar sayılı ilamında yer alan TCK’nin 265/1. maddesi uyarınca verilen 5 ay hapis cezasına ait hükmün uygulanması gerektiği gözetilmeden, aynı zamanda daha az cezayı içeren aynı ilamdaki TCK’nın 125/3-4. maddesi uyarınca verilen 7080 TL adli para cezasının tekerrüre esas alınması,
b- 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde değişiklik yapıldığından yeniden takdiri lüzumu,

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine … 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2020/206 Esas, 2022/57 Karar sayılı kararı ile;
Sanık … (Teke) Ahmetoğlu hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Sanık … hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Sanıklar …, … hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’nin Temyiz Sebepleri
1. Gece kulübünde mesul müdür olarak çalıştığına, müştekilerin işletmeye gelip eğlendikten sonra hesaplarını ödeyip gittiklerine, atılı şuçu işlemediğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.

B. Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Müştekilerin kendi rızaları ile bara gelip yiyip içmeleri nedeniyle çıkan hesabı ödemek istememeleri nedeniyle gelişen olayda borçlar hukuku anlamında alacak borç ilişkisi doğduğuna,
2. Müşteki beyanlarından başkaca somut delil bulunmadığından sanıkların beraatlerine,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü ülkemizde turist olarak bulunan Fas uyruklu şikâyetçilerin, İstiklal caddesinde gezdikleri sırada kimliği tespit edilemeyen hanutçu tabir edilen bir şahsın önlerine geçerek bildiği güzel bir kafe olduğunu söyleyip şikâyetçileri … 99 Bar isimli mekana götürdüğü, şikâyetçilerin içeri girer girmez mekanın cafe değil bar olduğunu söylemeleri üzerine dava dışı bu şahsın, “Burası bizim bir arkadaşımızın yeri ona bakıp çıkacağız” diyerek girişteki bir masaya oturdukları, bir dakika kadar sonra şikâyetçiler çağırmadığı halde beraat eden sanık …’nın şikâyetçilerin masasına gelip oturduğu ve yine şikâyetçilerin talebi olmadan garson olarak çalışan sanık …’in sanık …’ya içki servisi yaptığı, iş yerinin alkolsüz bir cafe değil, bar olduğunu fark eden şikâyetçilerin kalkmak istemeleri üzerine şikâyetçilere 670,00 TL hesap getirildiği, şikâyetçilerin kendilerinin herhangi bir şey içmediklerini, masaya oturup içki içen sanık …’yı tanımadıklarını ve onun içtiğini ödemeyeceklerini beyan etmeleri üzerine sanık …’in şikâyetçilerin yanına gelip bağırarak “Bu hesabı ödeyeceksin yoksa burdan çıkamazsın” diyerek tehdit edip müştekilerin üzerine yürüyerek korkuttuğu sırada sanıklar … ve …’in de şikâyetçilerin etrafını çevirerek bağırıp iteklemeye başladıkları, bu sırada sanık …’ın şikâyetçi …’ın üzerini arayarak 50,00 TL ve 500,00 Euro parasını aldığı, sanık …’in de aynı şekilde şikâyetçi Isam’ın üzerinden 500,00 Euro parasını aldığı ve üç sanığın şikâyetçileri itekleyerek iş yerinden attıkları olayda; şikâyetçilerin şikâyeti üzerine olaya müdahale eden polis memurlarına kendilerinin üzerinden zorla para alan ve bu sırada onları yönlendiren üç sanık …, … ve …’ı teşhis ettikleri, sanık …’in kolluk aşamasında alınan beyanında, “…şikâyetçilerin almış olduğum hesabı …’ye verdim” şeklindeki beyanı ile işyeri sahibi sanık …’un da olay sırasında mekanda olduğu, anlaşılmıştır.

2. Sanıklar savunmalarında özetle, şikâyetçilerin eğlendikten sonra hesabı ödeyip gittiklerini, tehdit etmediklerini beyan ettikleri görülmüştür.

3. Olay, muhafaza altına alma, yüz yüze teşhis, yakalama tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
Yağma suçunun birden fazla kişi ile birlikte, iş yerinde işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin yanı sıra (d) bendi ile de uygulama yapılması ve aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, bu hususların dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Şikâyetçilerin beyanları, sanıkların savunmaları, olay, muhafaza altına alma, yüz yüze teşhis, yakalama tutanağı ve dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı ve mahkemece gösterilen gerekçeye göre; eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümlerde, sanık … ve sanıklar müdafii tarafından belirtilen temyiz nedenleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2020/206 Esas, 2022/57 Karar sayılı kararında sanık … ve sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, eleştiri dışında, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … ve sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

18.09.2023 tarihinde karar verildi.