YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/58
KARAR NO : 2023/10098
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2018 tarihli ve 2018/938 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c), (d) ve (h) bentleri uyarınca cezalandırılma istemiyle kamu davası açılmışıtr.
2. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.06.2018 tarihli ve 2018/15 Esas, 2018/248 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 168 inci maddesi ve 62 nci maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 8 Ceza Dairesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2018/3677 Esas, 2019/1691 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar ve müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir..
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Yeterli delilin bulunmadığına,
2. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
3. Eksik araştırma ile yetinildiğine,
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Yeterli Delilin Bulunmadığına,
2. Suçun unsurularının oluşmadığına,
3. Suç vasfının doğru tayin edilmesine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıkların saat 00.30 sularında araçla seyir halindeyken arkalarından kendilerine selektör yapan mağdurun aracını durdurdukları, araçlarından indikten sonra sanık …’in mağdura “…niye selektör yapıyorsun, neyin kafasını yaşıyorsun…” diyerek yumruk attığı, diğer sanık …’in mağdurun aracının içindeki cep telefonunu ve 125,00 TL parayı aldıktan sonra olay yerinden ayrıldıkları, mağdurun çevredeki vatandaşların yardımıyla polis ihbar hattını araması üzerine harekete geçen kolluk güçleri sanıkları saat 02.00 sularında araçlarıyla seyir halindeyken durdurup yakaladıkları, sanıklara ait aracın içinde mağdura ait cep telefonunun ele geçtiği anlaşılmıştır.
2. Mağdurun alınan adli muayene raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralandığı tespit edilmiştir ve buna ilişkin 16.12.2017 tarihli rapor dosya içerisinde mevcuttur.
3. Dosya içerisinde 16.12.2017 tarihli olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı mevcuttur.
4. Sanıkların, mağdur tarafından ifadeli teşhis tutanağı ile teşhis edildiği ve buna ilişkin teşhis tutanağının dosya içerisinde mevcut olduğu, kovuşturma aşamasında yapılan yüzleştirmede de teşhis işleminin doğrulandığı anlaşılmıştır.
5. Mağdurun 09.04.2018 tarihinde sunduğu dilekçede “…kişisel haklarını ve zararını sanık …’ten tahsil ettim. Bu olay nedeniyle hiç bir zararım kalmamıştır. Şikayetçi değilim…” şeklinde beyanda bulunarak zararının giderildiğini belirtmiştir. Dilekçe ekinde sulunan 09.04.2018 tarihli 250,00 TL’lik PTT ödemesi belgesi dosya içerisinde mevcuttur.
6. Sanıklar kollukta susma hakkını kullandıkları; sonraki aşamalarda olayı kavga boyutunda kaldığını sanık …’in cep telefonunu yerde bulduğunu, diğer sanık …’in olduğunu düşünerek aldığını savunarak suçlamaları kabul etmedikleri anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Müdafiince Öne Sürülen Temyiz Sebepleri Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun beyanı, sanık savunması tutanaklar ve hukuken elverişli tüm kanıtlara göre sanığın hukuki durumunu değiştirecek araştırılması lazım gelen başkaca bir delilin kalmadığı anlaşılmakla, olay ve olgular bölümününde açıklanan şekilde mağdura karşı birden fazla kişi ile birlikte ve gece vakti nitelikli yağma suçunu işleyen sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yağma suçunun birden fazla nitelikli hali oluşacak biçimde 5237 sayılı TCK’nın 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentlerine aykırı olarak, geceleyin ve birden fazla kişi ile birlikte işlendiği, mahkemecede bu şekilde kabul edildiği halde, aynı Yasanın 61 birinci maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bunların değerlendirilmesi ve alt sınır aşılarak ceza uygulaması yapılması gerekirken somut duruma uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde alt sınırdan ceza uygulaması yapılarak hüküm kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
B. Sanık … Müdafininin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 14.01.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık … hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. Karar
A. Sanık … Yönünden
Gerekçe bölümünün (A-1) bendine açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2018/3677 Esas, 2019/1691 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenen konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Gerekçe bölümünün A-2 bölümünde belirtilen eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık … Yönünden
Başkaca diğer yönlerin incelenmeyen … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2018/3677 Esas, 2019/1691 Karar sayılı kararının gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8 Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.