Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/5811 E. 2023/8981 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5811
KARAR NO : 2023/8981
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/41 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar … ve … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 106/2.a, 106/2.c, 53/1. maddeleri uyarınca; sanık … hakkında aynı kanunun 106/2.c, 53/1, 58. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2014 tarihli, 2014/17 Esas ve 2014/106 Karar sayılı kararı ile sanıkların 5237 sayılı Kanun’un 37/1 maddesi delâletiyle 106/2-a, 43/1. maddesi, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 19 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2014 tarihli ve 2014/17 Esas, 2014/106 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05.11.2020 tarihli, 2020/352 Esas, 2020/3763 Karar sayılı kararı ile;
“Sanıklar …, … ve … hakkında katılanlar … ve …’na karşı tehdit suçundan düzenlenen … Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2014 gün 2014/8 sayılı iddianame anlatımına göre, sanıkların, katılanlardan önceye dayalı hukuki ilişkilerinden kaynaklanan alacaklarını tahsil etme amacıyla silah tevcih edip öldürmekle tehdit ettiklerinin anlaşılması karşısında; sanıklar …, … ve …’ın eylemlerinin sübutu halinde yağma veya yağmanın daha az cezayı gerektiren hali olan 5237 sayılı TCK’nin 150/1. maddesi yollamasıyla tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, “
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine usulüne uygun uyma kararından sonra; … Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 tarih ve 2021/36 Esas, 2021/16 Karar sayılı kararı ile mahkemenin görevsizliğine, sanıklar hakkında yargılama yapılması için dosyanın Burdur Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 28.01.2022 tarihli ve 2021/370 Esas, 2022/66 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 150/1 maddesi delâletiyle 106/2-a-c, 43/1, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 4 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
A. Şikâyetçilerin beyanları arasında çelişki olduğuna,
B. Sanık, katılan ve tanık ifadeleri incelendiğinde silahla tehdit suçunun oluşmadığına, sanık hakkında dosya kapsamında şüpheden uzak somut ve kesin delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
C. Silah çekme, yağmaya teşebbüs, tehdit suçu yönünden maddi ve manevi unsurlar oluşmadığına,
D. … Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki yargılama sırasında beyanına başvurulan tanık …’in ifadelerinden başka herhangi bir delilin olmadığına, tanığın ifadesinin bazı noktalarında şikayetçilerin beyanlarıyla çelişkiler bulunduğuna,
E.Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü, sanıklar …, … ve …’ın katılanlar … ve …’dan hayvan satın aldıkları, aynı gün katılanlara hayvanın hasta olduğunu iade etmek istediklerini söyledikleri, katılan …’nun telefonda sanıklara hayvanı geri almayacağını ifade etmesine rağmen sanıkların saat 18.00 sıralarında katılanların ikamet ettikleri eve yanlarında katılanlardan satın aldıkları inek ile birlikte geldikleri ve burada sanıklar ile katılanlar arasında hayvanın iade edilip edilmeyeceği hususunda başlayan konuşmanın tartışmaya dönüştüğü, tartışma sırasında sanıkların katılanlara hitaben “ineği geri alın, paramızı geri verin, öldürürüz” şeklinde sözlerle tehdit ettikleri, sanık …’ın adli emanette bulunan bıçağı katılanlara doğrulttuğu, tartışma sırasında sanık …’ın ise elinde bulunan şok cihazını katılanlara doğrulttuğu, tartışmanın giderek büyümesi üzerine olay yerine polis ekiplerinin çağrıldığı anlaşılmıştır.

2. Katılanların aşamalarda birbiri ile tutarlı beyanları dava dosyasında mevcuttur.

3. Sanıkların aşamalardaki beyanlarında üzerine atılı suçu kabul etmedikleri görülmüştür.

4. Katılanların beyanını destekleyen tanık B.Ö.’in beyanı dava dosyasında mevcuttur.

5. Dosyada mevcut 10.01.2014 tarihli tutanakta; sanık …’ın kamyonun içindeki ineğin ayaklarının altından emanette muhafaza altına alınmış bıçağı, sanık …’ın kamyonun koltuğun arkasında bulunan şok cihazını olay yerine gelen polis ekiplerine teslim ettiğinin belirtildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
1. Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Katılanların beyanı, tanık B.Ö.’in beyanı ve 10.01.2014 tarihli tutanak içeriği karşısında sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Suçun Unsurlarının Bulunmadığı ve Delil Yetersizliğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150. maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 148/1. maddesinde yağma suçu temel şekli, 2. fıkrasında senet yağması, 3. fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 149. maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 150. maddesinde hukuki ilişkiye dayanın alacağın tahsil amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırımına bağlanmıştır.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2022 tarihli ve 2021/370 Esas ve 2022/66 Karar sayılı kararında, katılanların beyanı, tanık B.Ö.’in beyanı karşısında, sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Vesaire yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2022 tarihli ve 2021/370 Esas, 2022/66 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.