Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/6265 E. 2023/15302 K. 14.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6265
KARAR NO : 2023/15302
KARAR TARİHİ : 14.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/89 E., 2021/276 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, hukuki alacağın tahsili amacıyla yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1. Sanık … Hakkında Hukuki Alacağın Tahsili Amacıyla Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 150/1, 86/2-3-e maddelerine uyan hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla kasten yaralama suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırlarına göre; aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili dava zamanaşımının suç tarihi olan 25.04.2010 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 312 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

2. Sanıklar … ve … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.

Ancak;
Oluş ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 27.04.2010 tarihli muhafaza altına alma tutanağına göre, sanık …’nın suça konu 3 adet senet, 1 adet araç plakası, sürücü belgesi ve araç ruhsatını kendi rızası ile teslim ettiğinin belirtildiği anlaşılmakla; sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza süresi yönünden kazanılmış hakların korunmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

14.12.2023 tarihinde karar verildi.