Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/6268 E. 2023/11448 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6268
KARAR NO : 2023/11448
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/214 E., 2022/55 K.
SUÇLAR : Hukuki alacağın tahsili amacıyla birden fazla kişi ile tehdit ve hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2013 tarihli ve 2013/5329 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık … hakkında birden fazla kişi ile tehdit ve hakaret suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2013 tarihli ve 2013/506 Esas ve 2013/743 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında birden fazla kişi ile tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesi ve 58 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 nci maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.

3. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2013 tarihli ve 2013/506 Esas ve 2013/743 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.01.2021 tarihli ve 2019/1705 Esas, 2021/784 Karar sayılı kararı ile;
“…Katılanın, sanık … ile hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı verilen …’a ev alım satımından dolayı 2.000,00 TL bâkiye borcunun kaldığı, olay günü sanık … ile …’ın birlikte katılanın dükkânına gittikleri, burada katılandan söz konusu meblâğı talep ettikleri, ancak alamadıkları, bunun üzerine sanık …’ın katılana hitaben “seni yaşatmam, bizim paramızı vereceksin, sen nasıl bir esnafsın, sen şerefsizsin, sen or**pu çocuğusun” dediği, …’ın da sanık …’ın yanında durup katılanın üzerine yürüyerek bu eyleme iştirak ettiği iddiasıyla kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında; sanık …’ın eyleminin sübûtu hâlinde 5237 sayılı TCK’nın 149/1 ve 150/1. maddelerine uyan yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları takdir ve tartışma görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.05.2013 tarihli ve 2021/110 Esas, 2021/217 Karar sayılı kararı ile görevsizliğine, sanık hakkında yağma ve hukuki alacağın tahsili amacıyla yağma eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesi ve 150 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince yargılama yapılması için dosyanın görevli ve yetkili … 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

5. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2021/214 Esas ve 2022/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında birden fazla kişi ile tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hakaret suçundan aynı sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.

6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Katılanın beyanları çelişkili olup, eksik araştırma ile karar verildiğine ve sanığın cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Tehdit ve hakaret suçlarının unsurlarının oluşmadığına,
3. Tanık A.K. Hakkında yalan tanıklıktan kamu davası açılmış olmasına karşın dava sonucu beklenilmeden ve hangi beyanlarına üstünlük tanındığı açıklanmada gerekçesiz hüküm kurulduğuna,
4. Hakaretin karşılıklı olarak işlenmiş olması nedeniyle ceza verilmesinden vazgeçilmesi gerektiğine,
5. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın sanık …’e ev alım satımından dolayı 2.000,00 TL borcunun bulunduğu, olay günü sanık … ile hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar kesinleşen temyiz dışı sanık Serkan’ın birlikte katılanın dükkânına gittikleri, burada katılandan söz konusu meblâğı talep ettikleri ancak alamadıkları, bunun üzerine sanık …’in katılana hitaben “seni yaşatmam, bizim paramızı vereceksin, sen nasıl bir esnafsın, sen şerefsizsin, sen o… çocuğusun” dediği, Serkan’ın da sanık …’in yanında durup katılanın üzerine yürüyerek bu eyleme iştirak ettiği ilk derece mahkemesi tarafından kabul edilmiştir.

2. Katılanların aşamalarda kısmen çelişkili beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

3. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı inkar ettiği anlaşılmıştır.

4. Tanık A.K.’nın beyanları dava dosyasında mevcuttur.

5. Tanık A.K. hakkında iş bu davada vermiş olduğu beyanları nedeniyle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2022 tarihli ve 2022/121 Esas ve 2022/200 Karar sayılı kararı ile yalan tanıklık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiş olup, kararın 22.04.2022 tarihinde kesinleşmiş olduğu görülmüştür.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın ve diğer temyiz dışı sanığın aşamalarda ısrarla atılı suçlamayı kabul etmedikleri ve taraflar arasında husumet bulunduğu, dosya içerisinde olaya ilişkin tek delil olarak tanık A.K.’nin beyanları bulunmakta olup, söz konusu tanığın soruşturma aşamasında ve görevsiz mahkemede vermiş olduğu beyanlarını değiştirerek aslında olayı görmediğini beyan etmiş bulunması ve hakkında iş bu davada vermiş olduğu beyanları nedeniyle yalan tanıklık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiş olup, kararın 22.04.2022 tarihinde kesinleşmiş olduğu görülmekle, söz konusu tanık beyanının itibar edilebilir bulunmadığı, kaldı ki katılan ve tanığın aşamalarda hakaret ve tehdit içerikli sözlere ilişkin olarak çelişkili beyanlarda bulunduklarının görüldüğü, sanığın atılı hakaret ve tehdit suçlarını işlediğine dair mahkûmiyete yetecek ölçüde her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil elde edilemediğinden beraati yerine yetersiz gerekçeyle mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur ve Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2021/214 Esas ve 2022/55 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünde hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.