Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/63 E. 2023/10367 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/63
KARAR NO : 2023/10367
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 08.08.2018 tarihli ve 2018/796 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2019 tarihli ve 2018/279 Esas, 2019/36 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2019/1030 Esas ve 2019/981 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2022 tarihli ve 2019/56848 Tebliğname numaralı hükmün bozulması görüşlü tebliğnamesi dosya ile Dairemize tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın yağma iradesi olmadığına,
2. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
3. Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 25/2 maddesi kapsamında olduğuna,
4. 5237 sayılı Kanunun 150/2 maddesinin uygulanması gerektiğine,
5. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın olay tarihinde gündüz saatlerinde araç ile şikâyetçi …’a ait benzin istasyonuna gelerek söz konusu iş yerinde pompa görevlisi olarak çalışan mağdur …’ye parası olmadığını söyleyerek 20,00 TL’lik benzin istediği, mağdur …’nin veremeyeceğini söylemesi üzerine sanığın “vereceksin bu yakıtı” diyerek eline benzin pompasını aldığı, bu sırada benzin istasyonuna gelen bir müşterinin “yakıtı kendisinin ödeyebileceğini” söylediği, bunun üzerine sanığın cebinden çıkardığı çakmakla “yakarım burayı depoyu doldur” şeklinde tehditte bulunduğu, bunun üzerine pompa görevlisi mağdurun korkarak benzin fişi bilgilerine 20,00 TL yazdığı ancak bu defa sanığın “depoyu fulleyeceksin” dediği, az önce ödeme yapabileceğini söyleyen müşteri ise olayın değişmesi sebebiyle sessiz kaldığı ve ödeme yapmadığı, mağdur …’nin olay yerindeki müşterinin bulunduğu pompaya doğru ilerleyince sanığın kendisinin yakıt deposunu doldurmaya devam ettiği, bu sırada mağdur …’nin polisi aradığı, daha sonra sanığın benzin pompasını depodan çıkararak yerine bıraktığı ve olay yerinden uzaklaştığı, sanığın benzin istasyonundan tehdit ve cebir ile 238,05 TL akaryakıt aldığının kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Sanığın savunmasında hakaret ve tehditte bulunmadığını, elinde … varmış gibi yaptığını, olay yerine gelen müşterinin ödeme yapacağını söylemesi üzerine akaryakıt aldığını beyan etmiştir.

3. Dosyada bulunan 20.07.2016 tarihli güvenlik kamera kayıtları izleme tutanağında sanığın benzin pompasının eline aldığı, müşteki ile tartışır şekilde davrandığı, daha sonra benzin pompasını yakıt deposuna koyduğu, daha sonra benzin pompasını depodan çıkararak yerine bıraktığının görülerek tespit edildiği anlaşılmıştır.
4. 28.09.2018 tarihli araştırma tutanağı dosya arasındadır.

5. Mağdur … 05.01.2018 tarihli beyanında zararının 238,05 TL olduğunu beyan etmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Tebliğnamede Belirtilen Görüş ve Sanık Müdafiinin Etkin Pişmanlık Uygulanması Gerektiği Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinde yer alan “etkin pişmanlık” hükmünün uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi ve failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir. Bu açıklamaların sonucu olarak; iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu veya kaçarken yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması gibi hallerde, failin gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden, 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin uygulanma şartları oluşmayacaktır.

Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık müdafii 15.02.2019 günlü karar duruşmasında, sanığın mağdur ve şikâyetçinin suç tarihindeki benzin karşılığındaki 238,05 TL’lik zararını gidermek için para gönderdiğini ancak şikâyetçinin suç tarihinde yağmalanan petrolün güncel fiyatını istedikleri için anlaşmanın sağlanamadığını belirtmesi karşısında, şikâyetçinin zararının misli bir eşyaya ait zarar olduğu, aynen iadesinin veya ikamesinin mümkün bulunduğu anlaşıldığından ödeme tarihi itibari ile zararının karşılanması gerektiği görülmekle tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş, hükümde bu yönde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık Müdafiinin Yağma Suçunun Unsurları Olmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.

Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olayın Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde kabul edilmesi suretiyle kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanığın Suç Kastının Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurun aşamalardaki olayla uyumlu beyanları, sanığın aşamalarda tevil yollu ikrarı, Olay ve Olgular başlığı altında sıralanan deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Sanığın Eyleminin 5237 sayılı Kanunun 25/2 maddesi Kapsamında Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. ” şeklinde düzenlendiği görülmekle somut olayın Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde kabul edilmesi suretiyle kurulan hükümde, bu temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5. Değer Azlığı Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Suça konu eşyaların suç tarihindeki değeri ve paranın satın alma gücü değerlendirildiğinde sanık hakkında değer azlığı hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2019/1030 Esas, 2019/981 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

03.05.2023 tarihinde karar verildi.