YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6370
KARAR NO : 2023/11348
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/408 E., 2022/60 K.
ŞİKAYETÇİ : …
SUÇ : Yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2013 tarihli ve 2013/270 No’lu iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 53 ve 58 inci maddeleri gereğince cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. Yapılan yargılama sonucu … 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 28.11.2013 tarihli ve 2013/222 Esas, 2013/287 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. … 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 28.11.2013 tarihli ve 2013/222 Esas, 2013/287 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 14.03.2017 tarihli ve 2015/10136 Esas, 2017/7620 Karar sayılı ilâmıyla;
”02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,,,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu … 3. Asliye Ceza Mahkemesi, 07.09.2017 tarihli ve 2017/191 Esas, 2017/212 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. … 3. Asliye Ceza Mahkemesi, 07.09.2017 tarihli ve 2017/191 Esas, 2017/212 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2018/1678 Esas, 2021/10882 Karar sayılı ilâmıyla;
“Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık …’ın yolda tek başına yürümekte olan mağdur … Coşkun’un önüne çıkarak ”üzerinde para var mı” diye sorduğu, mağdurun üzerinde para olmadığını söylemesi üzerine, sanığın mağdura bağırarak ”üzerinde para varsa bana ver, yoksa şimdi üstünü ararım, bana yalan söyleme, ceplerini karıştırırım, eğer ceplerinden para çıkarsa seni çok pis döverim” şeklinde tehdit ettiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, sanığın eyleminin kanıtlanması halinde yağma suçunu oluşup oluşmayacağına ilişkin suçu niteleme ve kanıtları tartışma görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. … 3. Asliye Ceza Mahkemesi, 28.06.2021 tarihli ve 2021/697 Esas, 2021/673 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında düzenlenen yağma suçunu oluşturma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
7. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 08.02.2022 tarihli ve 2021/408 Esas, 2022/60 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine hükmedilmiş ancak sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç cezanın 8 ay hapis cezası olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine,
2. Sanık hakkında takdiri indirim maddenin uygulanması gerektiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın daha önce şikâyetçinin eğitim gördüğü okulda hizmetli olarak çalıştığı, suç tarihinde saat 18.00 sıralarında sanığın, yolda tek başına yürüyen şikayetçinin önüne çıkarak “üzerinde para var mı” diye sorduğu, şikayetçinin para olmadığını söylemesi üzerine bağırarak şikayetçiye hitaben ” üzerinde para varsa bana ver, yoksa şimdi üstünü ararım, bana yalan söyleme, ceplerini karıştırırım, eğer ceplerinden para çıkarsa seni çok pis döverim” şeklinde söylediği bu durumdan korkan şikâyetçinin “abi valla yalan söylemiyorum, ben seni okuldan da tanıyorum, cebimde sadece telefonum var, param yok” dediği, devamında sanığın “ne yapayım telefonu sen beni tanıyor musun” diye sorduğu, şikayetçinin “evet abi seni okulumuzdan tanıyorum” dediği devamında sanığın “tamam ben sana şaka yapmıştım” diyerek olay yerinden uzaklaştığı anlaşılmıştır.
2. Suç tarihinde dava konusu olayın akabinde şikâyetçinin annesi ile polis merkezine başvurduğu anlaşılmıştır.
3. Şikâyetçinin aşamalardaki beyanlarının istikrarlı ve tutarlı olduğu görülmüş, soruşturma aşamasında yakalanarak polis merkezine getirilen sanığı avukat huzurunda dört kişi arasından iki kez tam ve kesin olarak teşhis ettiği 10.05.2013 tarihli teşhis tutanağı içeriğinden anlaşılmıştır.
4. Sanık aşamalarda suçlamayı kabul etmemiş, suçun işlendiği zaman diliminde matbaada olduğunu, akabinde çalıştığı iş yerine gittiğini ifade etmiştir.
5. Sanığın savunmasında geçen matbaanın kamera görüntüleri soruşturma aşamasında temin edilerek soruşturmada görevli kolluk personelince incelenmiş, sanığın saat 17.18’de matbaadan ayrıldığının tespit edildiğine dair kamera kaydı çözüm tutanağı dosya içerisinde yer almakatadır.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Delil Bulunmadığına, Eksik İnceleme İle Karar Verildiğine Yönelik;
Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de; dosyada mevcut delil niteliğindeki aşamalardaki birbiri ile tutarlı ve değişmez nitelikteki şikayetçi çocuğun anlatımları, olayın hemen akabinde aynı gün annesi ile polise başvurmuş olması, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğini açık bir şekilde beyan ederek sanığı teşhis etmiş olması, sanığa iftira atmasını gerektirecek aralarında dosyaya yansıyan her hangi bir husumet bulunmayışı da dikkate alındığında sanığın yağmaya teşebbüs suçunu işlediği sabit olduğundan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Takdiri İndirim Maddesinin Uygulanması Gerektiğine Yönelik;
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği ve yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri ve fiilden sonraki davranışları birlikte değerlendirilerek hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi karşısında Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillendiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Vesaire Yönünden;
Yargılama sürecindeki islemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, asamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 08.02.2022 tarihli ve 2021/408 Esas, 2022/60 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.