YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7325
KARAR NO : 2023/11734
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/105 E., 2019/290 K.
ŞİKÂYETÇİLER : …, …
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihleri itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Siverek Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.10.2010 tarihli ve 2010/1031 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında hırsızlığa teşebbüs ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 265 inci maddesinin birinci, dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2 .Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli ve 2011/165 Esas, 2014/234 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli ve 2011/165 Esas, 2014/234 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 20.06.2018 tarihli ve 2016/1718 Esas, 2018/7748 Karar sayılı kararı ile;
“Dosya içeriğine ve katılan …’ın 23.03.2010 tarihli beyanına göre, sanığın, Siverek Otobüs Terminalinde otobüslerle ilgili evrak ve takograf kontrolü yapmakta olan polislerin, aralık bıraktıkları görev araçlarının camından elini uzatarak araç içinde bulunan kelepçeyi almaya çalışırken görmeleri üzerine, katılan …’ın sanığın arkasından koşarak elindeki kelepçeyi tutması ile birlikte sanığın katılana doğru dönüp arka tarafından bir bıçak çıkardığının, katılanın sanığın elindeki kelepçeyi çekerek aldığının, ancak sanığı tutmak istediği sırada bıçağı katılanın yüzüne doğru salladığının, katılanın yere eğilerek bıçak darbesinden kendini koruduğunun, tam bu esnada ekip arkadaşı olan müşteki …’ın gelerek sanığı tutmak istediği sırada aynı şekilde bıçağı müşteki …’ya doğru salladığının, …’nun havaya bir el ateş açtığının, sanığın bıçağı sallamaya devam etmesi üzerine bir sivil şahsın araya girmesinden istifade eden sanığın kaçarak uzaklaştığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 148 ve devamı maddelerinde düzenlenen yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin kanıtları değerlendirme görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine, Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2018 tarihli ve 2018/845 Esas, 2018/1092 Karar sayılı kararı ile eylemin 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yağma suçunu oluşturabileceği, bu nedenle delilleri tartışma yerinin Ağır Ceza Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
5. Görevsizlik üzerine, Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2019/105 Esas, 2019/290 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası cezalandırılmalarına, kazanılmış hak ilkesi uyarınca sonuç cezasının 6.000,00 TL ve 6.740,00 TL adli para cezası olarak infazına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde Siverek İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Bürosunda görev yapan şikâyetçiler … ve …’in polis aracıyla Siverek Otobüs Terminaline otobüslerle ilgili evrak ve takograf kontrolü yapmak için gittikleri, aracın camını açık bırakarak araçlarından inen şikâyetçilerin otobüslerle ilgili evrak kontrolü yaptıkları sırada sanığın elini açık olan camdan geçirerek araç içinde bulunan kelepçeyi aldığı, sanığı gören şikâyetçilerin sanığa müdahale etmek istedikleri, ancak sanığın kelepçeyi alarak kaçmaya başladığı, kovalamaca sonrasında şikâyetçi …’in sanığın elindeki kelepçeyi tutmayı başardığı ancak sanığın üzerinden çıkardığı bıçağı şikâyetçi …’e doğru salladığı, sonrasında diğer şikâyetçi …’nun müdahele etmesi üzerine ona da bıçağı salladığı, şikâyetçi …’nun sanığın elindeki bıçağı bırakması için havaya bir el ateş ettiği ancak sanığın bıçağı bırakmayarak kaçmayı başardığı anlaşılmıştır.
2. Şikâyetçilerin aşamalarda tutarlı beyanlarda bulundukları görülmüştür.
3. Sanığın “otogarda bulunduğu sırada yerde gördüğü kelepçeyi alarak polislere vermek istediğini, ancak polislerin kelepçeyi çaldığını düşünerek üzerine geldiklerini, korkarak üzerinde bulunan bıçağı çıkardığını ancak sallamadığını” savunarak tevil yollu ikrarda bulunduğu görülmüştür.
4. Hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı sanık M.Ç.’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Dosya kapsamında yağma suçuna konu kelepçeye ilişkin bir değer tespitin bulunmadığı anlaşılmakla, söz konusu kelepçenin değeri tespit edilerek, suça konu eşyanın değerinin düşük olduğunun anlaşılması halinde, sanık hakkında yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümde değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerekip gerekmeyeceğinin karar yerinde tartışılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Temyiz dışı sanık M.Ç.’nin 20.01.2011 tarihli duruşmada, olay sırasında sanığın ağzının köpürdüğünü ve polis memurlarına saldırdığını beyan ettiği anlaşılmakla; sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi gereğince suçu işlediği sırada akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığının ve cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesinden rapor alındıktan sonra sonucuna göre hukuksal durumunun tespiti gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (1) ve (2) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2019/105 Esas, 2019/290 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.