YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8049
KARAR NO : 2023/9216
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2015 tarihli ve 2014/38192 soruşturma sayılı iddianamesi ile; sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddenin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davasının açılmıştır.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2015/70 Esas, 2016/165 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil etmek amacıyla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 106 ncı maddesinin 1. fıkrası, 53 üncü maddesinin ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2015/70 Esas, 2016/165 Karar sayılı sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 19.10.2020 tarihli ve 2018/1685 Esas, 2020/3462 Karar sayılı ilâmıyla;
” Mağdurun aşamalarda değişmeyen beyanlarında sanığa herhangi bir borcu olmadığını belirtmesi, sanığın soruşturma aşamasında 08/07/2014 tarihli savunmasında “müşteki şahıs ile aramda herhangi bir alacak verecek konusu yoktur” şeklinde beyanda bulunması ve sanığın, hukuken geçerli bir alacağının olduğuna dair bir delilin dosyaya yansımamış olması karşısında, hakkında TCK nın 149/1-d maddesine göre hüküm kurulması gerekirken, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,”
Nedeniyle bozulmasına ve 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’ un 326 maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına karar verilmiştir.
4. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2020/397 Esas, 2021/41 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak aleyhe temyiz olmadığından ve kazanılmış hak teşkil ettiğinden infazın neticeden 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2020/397Esas, 2021/41 Karar sayılı kararı sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27.01.2022 tarihli ve 2021/17857 Esas, 2022/947 Karar sayılı ilâmıyla;
”Hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece sanığa bozmada belirtilen ve aleyhine sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki kanıtları sunma olanağı tanınmasının zorunlu olduğu dikkate alınmadan 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesinin yollaması ile 1412 sayılı CMUK’un 326/2. (5271 sayılı CMK’nin 307/2) maddesine aykırı davranılarak sanığın bozma ilamına karşı savunması alınmadan, sanık müdafiinin beyanı ile yetinilip yargılamaya devam edilerek, yazılı şekilde karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2022/92 Esas, 2022/199 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak aleyhe temyiz olmadığından ve kazanılmış hak teşkil ettiğinden infazın neticeden 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına,
2. Sanığın beraat etmesi gerektiğine,
3. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
Vesaire,
İlişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nün olay tarihinde şoför olarak çalıştığı, sanığın mağduru patronunun arkadaşı olması sebebiyle tanıdığı, mağdurun iddiasına göre sanığın sahtecilik ve yaralama suçlarını içeren bir olaydan dolayı cezaevine girmesinden mağduru sorumlu tuttuğu, aracını satmak zorunda kaldığı, bu nedenle 35.000,00 TL oluşan zararının karşılanmasını mağdurdan talep ettiği, mağdurun sanığın bu talebini reddettiği, sanığın mağdura karşı bazen yüzyüze bazen de ortak tanıdıkları ile haber göndererek kendisine para ödenmesi talebinde bulunduğu, sanığın en son olay günü mağdurun sahibi olduğu ancak işletilmek üzere başkalarına kiraya verilen otoparka gittiği, mağdura yönelik “otomu sattım, 35.000,00 TL zarar ettim, bu zararımı sen karşılayacaksın, aksi halde evine benzin döker yakarım, senide yakarım” şeklinde tehditlerde bulunarak, kendisine para ödemesi talebinde bulunduğu mahkemece kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın aşamalarda farklı beyanlarda bulunduğu ancak soruşturma aşamasında mağdur ile arasında herhangi bir alacak verecek meselesinin bulunmadığını beyan ettiği, sonraki aşamalarda mağdurun bir tanıdığına senet karşılığı araç sattığını ve bu düzenlenen senet sebebiyle bir anlaşmazlık olduğunu ancak sonradan o şahsın senedi ödeyerek anlaşmazlığın çözüldüğünü beyan ederek tehdit eyleminin kabul etmediği anlaşılmıştır.
3. Tanıklar Ş.Ö, A.Ş ve R.B nin beyanlarından da sanığın olay günü otoparka gelerek müştekiye küfür ettiğini, yine müştekiye hitaben ”yakarım, öldürürüm” şeklinde tehdit ettiğini beyan ettikleri anlaşılmıştır.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve ( 5) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Suçun Sübutuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın hukuken geçerli bir alacağının olmadığı halde mağdurdan 35.000,00 TL para isteyerek tehdit ettiğine dair mağdurun aşamalardaki istikrarlı beyanları, görgüye dayalı tanık beyanları ve Hukuki Süreç başlığı altında (3) ve (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu ve yeterli delilin bulunduğu görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Lehe Hükümler Yönünden
İlk derece mahkemesi sanık hakkında takdiri indirim konusunda ” Sanığın geleceği üzerinde daha uyarıcı ve caydırıcı olacağı nedenle hakkında TCK 62 madde uygulanmasına takdiren yer olmadığına” gerekçesi ile 5237 sayılı kanunun’un 62. maddesini uygulamamış yine mahkemece değerlendirilmemiş ise de; seçenek yaptırımlar yönünden tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; “Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.” Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise …” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Somut olayda her ne kadar 1412 sayılı Ceza muhakemeleri kanu’nu 326 nci maddesinin son fıkrası uyarınca neticede 6 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmiş ise de sanık hakkında hükmolunan sonuç ceza miktarının 3 yıl 4 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2022/92 Esas, 2022/199 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.