Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/832 E. 2023/8753 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/832
KARAR NO : 2023/8753
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2013 tarihli ve 2010/94007 Soruşturma nolu iddianamesi ile sanıklar hakkında şantaj suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 107 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.

2. … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2013 tarihli ve 2013/253 Esas, 2013/150 Karar sayılı kararıyla sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde tanımlanan nitelikli yağma suçunu oluşturabileceği belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.

3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2014 tarihli ve 2013/161 Esas, 2014/41 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında; hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık … hakkında cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık … hakkında cezanın ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresine karar verilmiştir.

4. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2014 tarihli ve 2013/161 Esas, 2014/41 Karar sayılı kararının, sanıklar müdafileri ile O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15.12.2020 tarihli ve 2019/2125 Esas, 2020/4993 Karar sayılı ilâmıyla;
“1-Oluş ve dosya kapsamına göre; her aşamada borcu olmadığını beyan eden mağdur ile aralarında ticari ve hukuki alacak-borç ilişkisi bulunmayan sanıkların, mağdura yönelik eylemlerinin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanık … hakkında tekerrüre esas alınan ilâmın denetime olanak sağlaması bakımından infaz tarihlerini içerir onaylı örneğinin dosya içerisine getirtilmemiş olması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2021/17 Esas, 2021/83 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 62 inci maddesi uyarınca 8’er yıl 4’er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık … hakkında cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Hükmü temyiz etme iradesine,
B. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1.Müştekinin soyut beyanı dışında somut delilin olmadığına,
2.Tanık İ.K.’nın yargılama sırasında dinlenilmediğine,
3.Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
4.Lehe hükümlerin uygulanmadığına,
5. Suçun teşebbüs aşamasında kaldığına,
C. Vesaire;
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikâyetçinin tanık İ.K.’dan alacaklı olduğu, İ.K.’nın borcuna karşılık Bayraklı pazar yerinde bulunan tezgah yerini şikâyetçiye sözlü olarak devrettiği, bir süre sonra şikâyetçinin yanına gelen sanıkların “İ.K.’nın bize 2.000,00 TL. borcu var, bize çek verdi, çeki ödeyemedi, onun için bu yeri biz alacağız, sen bir daha burada tezgah açmayacaksın” dedikleri, şikâyetçinin tanık İ.K.’yı telefonla arayıp durumu sorduğu, tanık İ.K.’nın “bu şahıslara borcum yok, sadece E.U’ya verdiğim hatır çeki var, onun da tezgahla ilgisi yok” dediği, sanıkların aralıklarla gelmeye devam ederek “ya İ.K.’nın borcu olan 2.000,00 TL. parayı bize ödeyeceksin ya da pazar yerini boşaltacaksın, senin de çocuğunun da kafasına sıkarız” diyerek tehditlerini sürdürdükleri, pazar yeri belgesi kendi üzerine olmadığı için resmi makamlara başvurmayan şikâyetçinin devam eden tehditlerden kurtulmak için tanık E.U.’nun da teklifiyle 1.400,00 TL parayı sanık …’e gönderdiği, ancak sanıkların birkaç kez daha gelerek para istemeye ve “tezgah yerini bize bırakacaksın, burada tezgah açarsan kafana sıkarız” demeye devam ettikleri, şikâyetçinin pazarda tezgah açmayı bıraktığı ve kolluğa şikayetçi olduğu anlaşılmıştır.

2. Tanıklar İ.K., E.U. ve Ö.A.’nın şikâyetçinin beyanlarını ve olay akışını destekleyen beyanları dosya içerisinde mevcuttur.

3. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Müştekinin soyut beyanı dışında somut delilin olmadığına ilişkin olarak,
Şikâyetçinin aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımı, bu anlatımların tanıklar İ.K., E.U. ve Ö.A.’nın beyanları ile doğrulanmış olması ve Hukuki Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulması karşısında, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Tanık İ.K.’nın yargılama sırasında dinlenilmediğine ilişkin olarak,
Tanığın adresinin yargılama sırasında araştırıldığı ancak bulunamadığı, şikâyetçinin kolluğa başvurmasından hemen sonra kolluk tarafından alınan beyanında ayrıntılı olarak beyanda bulunduğunun anlaşılmış olması karşısında, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına ilişkin olarak,
5237 sayılı Kanun’un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
İzafi olan ve bu nedenle kişiden kişiye, olaydan olaya değişebilen faydalanma amacı ise maddi nitelikte olabileceği gibi, manevi nitelikte de olabilir. Faydalanma kastından maksat, suça konu malda malikinin sahip bulunduğu bütün olanakları kullanma istek ve iradesidir. Bu nedenle avantaj sağlama, kendini tatmin etme, kullanma, kaprisini yerine getirme vs. maksatları da faydalanma kastını oluşturacaktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olayın Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde kabul edilmesi ve Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulması suretiyle kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Lehe hükümlerin uygulanmadığı ilişkin olarak,
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca
takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 8 yıl 4 ay hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Suçun teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkin olarak,
Şikâyetçinin, sanıkların devam eden ısrarlı tehditlerinden kurtulmak amacıyla 1.400,00 TL. parayı sanık …’e gönderdiği olayda suçun tamamlandığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebebi ile Her İki Sanığa İlişkin Vesaire Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … ile sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık … hakkında kurulan hükümde, adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23.03.2006 tarihli ve 2005/327 Esas, 2006/194 Karar sayılı ilamının yapılan kontrolde kesinleşme tarihinin 11.10.2010 olduğu ve 2009 yılı Temmuz ve Ağustos ayları olan suç tarihinden sonra kesinleşmiş olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ve tekerrüre esas olabilecek başka ilamının da bulunmadığı gözetilmeksizin, mükerrir kabul edilerek, verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2021/17 Esas, 2021/83 Karar sayılı kararında sanık … ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün B paragrafının (2) numaralı bentte açıklanan nedenle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2021/17 Esas, 2021/83 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “ cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

14.02.2023 tarihinde karar verildi.