YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10094
KARAR NO : 2023/9941
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Düşme
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Türkoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2011 tarihli ve 2011/327 Soruşturma No.lu iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Türkoğlu Sulh Ceza Mahkemesinin 01.02.2012 tarihli ve 2011/119 Esas, 2012/17 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezasının en az 2 yıl süreyle bir meslek ve sanat edinmeyi sağlamak amacıyla bir eğitim kurumuna devam etme tedbirine çevrilmesine karar verilmiştir.
3. Türkoğlu Sulh Ceza Mahkemesinin 01.02.2012 tarihli ve 2011/119 Esas, 2012/17 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 18.06.2014 tarihli ve 2013/40127 Esas, 2014/22208 Karar sayılı ilâmıyla;
“Sanığın atılı suçlamayı kabul etmemesi karşısında, müşteki Yusuf’a karşı sarfettiği tehdit sözlerinin ne olduğu olayın görgü tanığı olan … ve diğer müşteki …’a sorulup açıklattırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile karar verilmesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Türkoğlu Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli ve 2014/174 Esas, 2015/359 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.
5. Türkoğlu Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli ve 2014/174 Esas, 2015/359 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 02.05.2018 tarihli ve 2017/10792 Esas, 2018/8283 Karar sayılı ilâmıyla;
“02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve suça sürüklenen çocuğa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Türkoğlu Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2021 tarihli ve 2018/148 Esas, 2021/21 Karar sayılı kararıyla suç tarihi olan 29.03.2011 tarihinden ititbaren 7 yıl 12 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresi gerçekleşmiş olduğundan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri;
1. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile uygulama yapıldığı halde hüküm fıkrasında bu madde ile uygulama yapıldığının gösterilmemiş olmasına,
2. Hüküm fıkrasında 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında olağanüstü zamanaşımı süresinin 8 yıl olarak gösterilmesi gerekirken, 7 yıl 12 ay olarak gösterilmek suretiyle hukuka aykırı şekilde olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 5 gün az gösterilmesine,
3. 5395 sayılı Kanun’a tabî Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla kurulan hükümde Cumhuriyet Savcısı hazır edilmeksizin yapılması gereken yargılamada gerekçeli karar başlığında Cumhuriyet Savcısının gösterilmesine,
4. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuğun katılanın öğretmen olduğu okulda öğrenci iken sınıfta kalması ve hakkında disiplin soruşturması açılması nedeniyle okuldan ayrıldığı, olay günü katılanın ev arkadaşı O.Y. ile birlikte katılanın evine gelen suça sürüklenen çocuk ile katılan arasında tartışma çıktığı, suça sürüklenen çocuğun katılanı “Sen ne yapabilirsin ki bana, sen kimsin, seni yaşatmam buralarda” demek suretiyle tehdit ettiği, anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 7 yıl 12 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve bu sürenin suç tarihi olan 29.03.2011 tarihinden hüküm tarihine kadar geçmiş olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Hüküm Fıkrasında Uygulama Maddesinin Eksik Gösterilmiş Olması Yönünden
Hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile uygulama yapıldığı sırada madde numarasının gösterilmemiş olması yerinde düzeltilebilir maddi yazım hatası olup, yerinde giderilmesi mümkün görüldüğünden, bozma nedeni yapılmamıştır.
B. Zamanaşımı Süresi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenen zamanaşımı süresinin, suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuklar için 66 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl 4 ay ve 7 yıl 12 ay olduğu dikkate alındığında, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Karar Başlığında Cumhuriyet Savcısına Yer Verilmesi Yönünden
Gerekçeli karar başlığında kovuşturmaya katılmamış olan Cumhuriyet Savcısının ismine yer verilmiş olması mahallinde düzeltilebilir hata olarak kabul edilmekle, bozma nedeni yapılmamıştır.
D. Vesaire Yönünden
Suç tarihi ile hüküm tarihi arasında olağanüstü zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu anlaşıldığından O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Türkoğlu Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2021 tarihli ve 2018/148 Esas, 2021/21 Karar sayılı kararında O yer Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.