Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/10827 E. 2023/9390 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10827
KARAR NO : 2023/9390
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2016 tarihli ve 2015/633. Esas, 2016/131 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz İsteği;
Tanıkların aşamalarda tutarlı beyanlarda bulundukları ve bu suretle sanığın atılı tehdit suçunu işlediğine
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ile sanık arasında icra dosyası dolayısıyla husumet olduğu ve sanığın, tanık Y.K. katılana hitaben “bu ev işini düzeltmezse sonu iyi olmayacak ben onu öldüreceğim bu evi ucuza kapattılar, ben ya eniştenin çocuğunu yada kendisini vuracağım ve öldüreceğim” diyerek ve katılanın arkadaşı olan tanık M.A.’ya katılana iletmesi için bir çok kez “ona söyle bu işi düzeltin, yoksa bu adamı vuracağım, çoluğunu çocuğunu vuracağım, birisini öldüreceğim” diiyerek katılanı tehdit ettiği iddiası ile kamu davası açılmıştır.

2. Tanıkların soruşturma ve kovuşturma beyanları dosya arasına mevcuttur.

3. Tanık M.A.’nın 05.02.2015 tarihinde kolluk kuvvetlerine vermiş olduğu beyanında özetle; “sanık iki üç kere yanıma gelerek bana hitaben katılana iletmem üzere ona söyle bu işi düzeltin, yoksa bu adamı vuracağım, çoluğunu, çocuğunu vuracağım, birisini öldüreceğim” dediğini beyan ettiği, aynı tanığın 27.01.2016 tarihli oturumda “sanık ile katılanı tanırım ikisi de benim arkadaşım olur, sanık bana bu işi çözsünler sonu kötü olacak, benim başımı belaya sokacak” şeklinde ve öldürürüm deyip demediğinin sorulması üzerine ise “yani başımı belaya sokmayın gerisini siz düşünün” kısmı dışında önceki beyanı ile örtüşen beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

4. Tanık Y.K.’nin 05.02.2015 tarihinde kolluk kuvvetlerine vermiş olduğu beyanında özetle; “sanık, katılana iletmem için benimle konuştu. Bu konuşmalarda bana git eniştene söyle evi ucuza kapattılar eğer bu işi düzeltmezse sonu iyi olmayacak ben onu öldüreceğim. Ya eniştenin çocuğunu ya kendisini vuracağım, öldüreceğim.” dediğini beyan ettiği, aynı tanığın 27.01.2016 tarihli oturumda “ katılanın eniştesi olduğunu sanığın kendisine gelerek ablana söyle ya onu vuracağım ya oğlunu vuracağım dedi ama ben katılan olan enişteme söyledim” şeklinde ve eniştesi olan katılana değil ablasına söylenmesinin sanık tarafından istendiği kısmı dışında önceki beyanı ile örtüşen beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

5. Sanığın üzerine atılı suçu kabul etmediği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Suça konu olay ile ilgili olarak tanık M.A.’nın kendisine hitaben sanık tarafından katılana iletmesi için katılanı öldüreceğine dair beyanda bulunduğunu soruşturma aşamasında söylediği, kovuşturma aşamasında ise sanığın katılanı öldüreceğine dair beyanda bulunmadığını söylediği, tanık Y.K.’nin ise sanığın katılana hitaben değil ablası olan katılanın eşine söylemesi için kendisine beyanda bulunduğu belirtmeleri suretiyle ifadelerinde çelişki bulunduğu, tanık M.A’nın katılanın iş arkadaşı, tanık Y.K.’nin ise katılanın akrabası olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, tanıkların beyanlarına itibar edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2016 tarihli ve 2015/633. Esas, 2016/131 Karar Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

20.03.2023 tarihinde karar verildi.