YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10893
KARAR NO : 2023/9562
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde oldukları, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2012 tarihli ve 2012/521 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Elmalı Sulh Ceza Mahkemesinin 19.10.2012 tarihli ve 2012/202 Esas, 2012/403 Karar sayılı kararı ile görevsizliğine, sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası gereğince yargılama yapılması için dosyanın görevli ve yetkili Elmalı Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Görevsizlik kararı üzerine Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2013 tarihli, 2013/11 Esas, 2013/1 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında geceleyin konut dokunulmazlığının ihlali suçundan açılmış bir dava bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un dördüncü maddesi gereğince karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Karşı görevsizlik kararı üzerine Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2013 tarihli, 2013/55 Değişik iş sayılı kararı ile Elmalı Sulh Ceza Mahkemesinin 19.10.2012 tarihli ve 2012/202 Esas, 2012/403 Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılması kararı verilmiştir.
5. Elmalı Sulh Ceza Mahkemesinin, 17.05.2013 tarihli ve 2013/75 Esas ve 2013/199 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6. Elmalı Sulh Ceza Mahkemesinin, 17.05.2013 tarihli ve 2013/75 Esas ve 2013/199 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15.04.2019 tarihli ve 2015/679 Esas, 2019/6904 Karar sayılı kararı ile;
“…02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
7. Bozma üzerine Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2019/453 Esas ve 2021/234 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
8. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.12.2021 tarihli ve 2021/76362 sayılı düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. GEREKÇE
7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanu’nu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu sebebiyle hukuka aykırılık görülmüştür.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2019/453 Esas ve 2021/234 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
(Muhalif)
K A R Ş I O Y
Basit Yargılama Usulünü düzenleyen CMK 251/1 maddesine göre “…basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki açık düzenleme ile mahkeme hakimine mutlak bir takdir yetkisi verilmiştir. Mutlak takdir yetkisi verilen durumlarda Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre de TCK 50, 51, 62 ve CMK 231. maddede olduğu gibi açık bir talep olması halinde gerekçe yazma zorunluluğu olup, uygulama yapma zorunluluğu bulunmadığı kabul edilmektedir. Açık talep olmaması halinde hakimin takdirine bırakılan konularda gerekçe yazmak bile gerekmediği oturmuş yerleşik içtihatlarımızdandır. Kanun metninde de açıkça görüldüğü gibi tamamen hakimin takdirine bırakılmış olan basit yargılama usulünü uygulayıp uygulamama nedeniyle kararın bozulamayacağı kanaatinde olduğumuzdan çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Kaldı ki CMK 251. maddede 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikle duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulamayacağı yönündeki
açık kanun hükmü de dikkate alındığında zaten hakim tarafından usul hükümlerinin derhal yürürlük
ilkesi nedeniyle başkaca yapacak bir işlem bulunmadığı da açıktır. Bu nedenle kararın esasına girilip esastan değerlendirme yapılarak onama kararı verilmesi gerekirdi.
(Muhalif)