YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10906
KARAR NO : 2023/9600
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında İdil Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/115 İddianame Nolu iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. İdil Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.04.2016 tarihli ve 2014/271 Esas, 2016/19 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İdil Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.04.2016 tarihli ve 2014/271 Esas, 2016/19 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 04.07.2018 tarihli ve 2017/13853 Esas, 2018/13276 Karar sayılı kararıyla;
“…02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma kararı üzerine İdil Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2020 tarihli ve 2018/260 Esas, 2020/44 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “Hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu sebebiyle hukuka aykırılık görülmüştür.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İdil Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.02.2020 tarihli ve 2018/260 Esas, 2020/44 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı oy)
K A R Ş I O Y
Basit Yargılama Usulünü düzenleyen CMK 251/1. maddesine göre “…basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki açık düzenleme ile mahkeme hakimine mutlak bir takdir yetkisi verilmiştir. Mutlak takdir yetkisi verilen durumlarda Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre de TCK 50, 51, 62 ve CMK 231. maddede olduğu gibi açık bir talep olması halinde gerekçe yazma zorunluluğu olup, uygulama yapma zorunluluğu bulunmadığı kabul edilmektedir. Açık talep olmaması halinde hakimin takdirine bırakılan konularda gerekçe yazmak bile gerekmediği oturmuş yerleşik içtihatlarımızdandır. Kanun metninde de açıkça görüldüğü gibi tamamen hakimin takdirine bırakılmış olan basit yargılama usulünü uygulayıp uygulamama nedeniyle kararın bozulamayacağı kanaatinde olduğumuzdan çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. Kaldı ki CMK 251. maddede 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikle duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulamayacağı yönündeki açık kanun hükmü de dikkate alındığında zaten hakim tarafından usul hükümlerinin derhal yürürlük ilkesi nedeniyle başkaca yapacak bir işlem bulunmadığı da açıktır. Bu nedenle kararın esasına girilip esastan değerlendirme yapılarak onama kararı verilmesi gerekirdi.
Yz. İşl. Md. Y.
DS