YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10924
KARAR NO : 2023/9771
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2012 tarihli ve 2012/9346 Soruşturma sayılı iddianamesi ile; sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 265 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2014 tarihli ve 2012/746 Esas, 2014/500 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası, aynı maddenin birinci fıkrası (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 10 eşit taksitler halinde ödenmek üzere 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2014 tarihli ve 2012/746 Esas, 2014/500 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 14.02.20171 tarihli ve 2017/144 Esas, 2017/1645 Karar sayılı kararı ile;
“Hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, sanığa atılı TCK’nın 106. maddenin 1. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında; anılan Kanunun 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2018 tarihli ve 2017/180 Esas, 2018/89 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’ un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası, aynı maddenin birinci fıkrası (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 10 eşit taksitler halinde ödenmek üzere 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2018 tarihli ve 2017/180 Esas, 2018/89 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 18.03.2021 tarihli ve 2018/2811 Esas, 2021/9917 Karar sayılı kararı ile;
“17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38nci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251nci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 nci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, “
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/738 Esas, 2021/961 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası, aynı maddenin birinci fıkrası (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 10 eşit taksitler halinde ödenmek üzere 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, para cezasının da ertelenmesi gerektiğine,
Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’in Nazilli Devlet Hastanesinde doktor olarak görev yaptığı, acil serviste görevli olduğu olay günü sanık …’ın eşi olan İ. T.’nin rahatsızlanması üzerine Nazilli Devlet Hastanesi acil servisine götürüldüğü, sanığın da kendisine telefonla haber verilmesi üzerine Nazilli Devlet Hastanesine gittiği, sanığın katılandan eşinin doktoru olan B. K.’nin çağrılması ve onun tarafından muayene edilmesini istediği, katılanın da B. K.’nin icapçı olmadığını, bu nedenle çağıramayacağını ancak daha sonra B. K.’ye gidebileceklerini söylediği, hasta ile ilgili bilgi alırken katılan ile sanık arasında tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanığın katılana ” Seninle görüşeceğiz, senin o gözlüğünü alıp g… sokarım,” dediği anlaşılmakla sanığın sabit olan eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır.
2. Olaya ilişkin katılanın iddiasını destekleyen tanık beyanları mevcuttur.
3. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ancak “seninle uğraşacağım” dediğini kabul etmiştir.
4. Taraflar uzlaşamamıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
A. Beraat Kararı Verilmesi Gerektiği Yönünden Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılan beyanı ve tanık beyanları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Para Cezasının Ertelenmesi Gerektiği Yönünden
5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 3.000,00 TL adli para cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Vesaire yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/738 Esas, 2021/961 Karar sayılı kararı sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.