Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/10946 E. 2023/9444 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10946
KARAR NO : 2023/9444
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Şantaj, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 29.12.2012 tarih ve 2012/12541 soruşturma nolu iddianamesi ile sanık hakkında şantaj ve hakaret suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 107 nci maddesinin ikinci fıkrası, 125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

2. … 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2013 tarihli ve 2013/7 Esas, 2013/302 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şantaj ve hakaret suçlarından 5237 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ve 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca üç yıl denetim süresi belirlenmesine; 5237 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 ncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 51 inci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

4. … 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2013 tarihli ve 2013/7 Esas, 2013/302 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14.02.2019 tarihli ve 2014/41409 Esas, 2019/2111 Karar sayılı ilâmıyla;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir,
Ancak,
1-Sanığa yükletilen şantaj ve hakaret suçlarında temel cezaların alt sınırdan kısmen uzaklaşılarak belirlenmesine karşın, erteleme nedeniyle TCK’nın 51/3. maddesi gereğince denetim sürelerinin gerekçe gösterilmeksizin, şantaj suçundan üst sınır olan 3 yıl, hakaret suçundan ise 2 yıl şeklinde belirlenmesi,
2-Şantaj suçu açısından, uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendindeki hak yoksunluklarının kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından uygulanamayacağının gözetilmemesi”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. … 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2020 tarihli ve 2019/420 Esas, 2020/142 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şantaj ve hakaret suçlarından 5237 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin ikinci fıkrası,52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ve 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl altı ay denetim süresi belirlenmesine; 5237 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 ncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 51 inci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Atılı şantaj suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, suç işleme kastı bulunmadığına
2. Hakaret suçu yönünden delil bulunmadığına ve hangi eylemin hakaret suçu olarak kabul edildiğinin kararda belirtilmediğine
3. Alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılığına
4. Hangi olay nedeniyle hangi delile dayanarak ceza tayini yapıldığının gerekçede açıklanmadığına
5. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın suç tarihinden önce şikâyetçinin kız kardeşi F.Ö. ile internet ortamında tanışıp bir süre arkadaşlık ettiği, daha sonra sanık ve F.Ö.’nün ayrıldıkları, sanığın suç tarihinde şikâyetçiyi arayarak kardeşi olan F.Ö.’den 1.800,00 TL para alacağı olduğunu söylediği, bu paranın ödenmemesi halinde de kardeşinin elinde uygunsuz görüntüleri olduğunu söylediği, ayrıca cep telefonu ile “Ben elımdn geldğnce sizin namusunuzu sizdn cok düşündüm ama artk bendn günah gtdi”, “e kadar benım paramı yatrn”, “1.800 tl benim kaybm olsada o kadar düşmdm ama paramıda yedrtmem gerekrse 1800 daha veriym arkadan yatsn benimle çok güzeldi harkaydı”, “Bendn aldığı parayı sana göndrdi sanrmkı bu kadar rahatsnz namus bu kadar bast gelyr şirketmsnz kardşnle anlamadım.bna kız kardşn varmı demştn eğer böyle kz kardşm olsaydı gebertrdm onu namusuma laf getrseydi arkadan yatsaydı vs ire işte ama alşknsınz anlaşlan ortaksnz kardş krışynuz paraları” şeklinde mesaj göndererek hakaret ettiği mahkemece maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Mağdurun aşamalarda çelişmeyen beyanları mevcuttur.

3. Sanık aşamalarda şikâyetçinin kardeşi olan F.Ö.’den alacağı olduğunu, bu alacağı istemek için F.Ö.’yü aradığını ve parayı her türlü alacağını söylediği, bunun üzerine şikayetçinin aradığını ve kendisini tehdit ettiğini, sadece F.Ö.’nün gönderdiği mesajları şikâyetçiye gönderdiğini, atılı suçlamayı kabul etmediğini ileri sürmüştür.

4. Suça konu mesajları gönderen numara olarak belirtilen hattın sanık …’ye ait olduğuna dair 17.04.2012 tarihli cevabi yazı dosya arasında bulunmaktadır.

5. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

6. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.12.2021 tarihli ve 2020/114983 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile daireye tevdi olunmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Hakaret Suçu Yönünden Delil Bulunmadığına ve Hangi Eylemin Hakaret Suçu Olarak Kabul Edildiğinin Kararda Belirtilmediğine
Şikâyetçi beyanı, sanık savunmaları, mesaj tespit tutanağı ve Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Alt Sınırdan Uzaklaşılarak Karar Verilmesinin Usul ve Yasaya Aykırılığına
Suçun işleniş şekli sanığın kastının yoğunluğu göz önüne alınarak takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşıldığının belirtildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Sanık Hakkında Şantaj Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın suç tarihinde şikâyetçinin kardeşi olan …’i de arayarak görüntülerini yayacağını söylemek suretiyle para istemesi nedeniyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde yapılan sorgulamada işbu dosya ile tarihi ve konusu aynı olan, ancak mağduru farklı olan şantaj suçundan kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında; sanığın, farklı mağdurlara yönelik aynı zamanda, aynı eylemle ve aynı kasıt altında işlediği şantaj suçu nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 43/2. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi açısından, öncelikle …’e yönelik şantaj suçuna ait dosyanın akıbeti araştırılarak eğer mümkün ise iş bu dosya ile birleştirilmesi, mümkün değil ise yürütülen soruşturmaya ilişkin yargılama dosyasının onaylı suretlerinin bu dosya içerisine alınarak, bir bütün halinde sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) paragrafının 1-2-3 bentlerinde açıklanan nedenlerle … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2020 tarihli ve 2019/420 Esas, 2020/142 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Şantaj Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenle … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2020 tarihli ve 2019/420 Esas, 2020/142 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.