Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/11196 E. 2023/10457 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11196
KARAR NO : 2023/10457
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 19.08.2013 tarihli ve 2013/509 soruşturma sayılı iddianamesi ile; sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1, 53. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … Sulh Ceza Mahkemesinin, 03.12.2013 tarihli ve 2013/96 Esas, 2013/150 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan müştekilerin sanık hakkındaki şikayetlerinden vazgeçmeleri nedeniyle TCK’nın 73/4, CMK’nın 223 maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmiştir.

3. Kararın Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12.03.2019 tarihli ve 2014/50732 Esas, 2019/4147 Karar sayılı kararı ile;
“1) Sanığın mağdura mesaj atarak “yoksa çok kötü olacak o gün kan kopçak“ dediğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, sanığın eyleminin TCK’nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunu oluşturduğu ve takibinin şikayete bağlı olmadığı gözetilmeden, tüm kanıtların toplanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti yerine, aynı maddenin 2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit olarak kabul edilerek, şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi,
2) Eylemin TCK’nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde ise;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. … Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2021 tarihli ve 2019/91 Esas, 2021/51 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İstemleri
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suç işleme kastı bulunmadığına,
2. Yerel mahkemece bir daha suç işlemeyeceği kanaatinin mahkemece oluşmamış olmasının hukuka aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Vesaire’ye
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Müşteki …’ın kollukta alınan beyanında aralarında boşanma davası devam etmekte olan şüpheli eşi …’ın sürekli olarak telefon ile arayarak kendisine ve babasına karşı hakaret ve tehditlerde bulunduğundan bahisle şikayetçi olması üzerine başlatılan tahkikat nedeni ile müşteki …; boşanma aşamasında olan eşi …’ın telefon ile mesaj atarak kendisini tehdit ettiğini ve telefonunda kayıtlı olan mesajların tespitini talep ettiği, şikayetçi olan diğer müşteki …’nun da … ile benzer beyanlarda bulunduğu, müşteki …’ın kullanmakta olduğu ……….4458 numaralı GSM hattına … tarafından kullanılmakta olan ….. 1521 numaralı telefondan en son 18.08.2013 tarihinde atılmış olan mesaj içeriklerinde müştekiye karşı;
1) “…yaptin pisliklerin hepsi elimde, öyle bir şahit”
2) “Ac lan teli bi”
3) “…yoksa cok köyü olacak o gün kan kopcek görüşürüz” dediği.
Müşteki …’nun kullanmakta olduğu …. 6895 numaralı GSM hattına … tarafından kullanılmakta olan … 1521 numaralı telefondan en son 18.08.2013 tarihinde atılmış olan mesaj içeriklerinde müştekiye karşı;
1) “…senin kızın tütün kırarken naptini çok ediyorsan ara da söyliyem namussuz utanmaz sey senin kızın”
2) “Acacaksın teli”
3) “…götürüyorsunuz yoksa cok kötü olcak o gün kan kopcek görüsürüz”
4) “Cuma günü gelmesse ben gelip almasını bilirim benimde hakkım oglanı görmek” dediği.
Böylece her iki şüpheliye karşı yöneltilen tahkir edici mesaj ve tehditler ile müştekilerin iç huzurunun bozulmaya çalışıldığı düşünülmekle şüphelinin üzerine atılı suçları işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

2. Telefon Mesaj tespit tutanağında …’a ait …. 4458 numaralı telefon içerisinde mesajlar bölümünde 18.08.2013 tarihinde atılmış olan mesaj içeriğinde;
1) “…yaptin pisliklerin hepsi elimde, öyle bir şahit”,
2) “Ac lan teli bi”,
3) “…yoksa cok köyü olacak o gün kan kopcek görüşürüz” dediği;
Müşteki …’nun kullanmakta olduğu ….. 6895 numaralı GSM hattına … tarafından kullanılmakta olan ….. 1521 numaralı telefondan 18.08.2013 tarihinde atılmış olan mesaj içeriklerinde müştekiye karşı;
1) “…senin kızın tütün kırarken naptini çok ediyorsan ara da söyliyem namussuz utanmaz sey senin kızın”
2) “Acacaksın teli”
3) “…götürüyorsunuz yoksa cok kötü olcak o gün kan kopcek görüsürüz” şeklinde mesajlar tespit edilmiş olup, dosya içerisinde mevcuttur.

3. Mağdur beyanlarının birbiriyle uyumlu olduğu ve olayın (1) numaralı paragrafta anlatıldığı şekilde oluştuğu anlaşılmıştır.

4. Sanığın savunmasında tevilli ikrarda bulunduğu pişman olduğu anlaşılmıştır.

5. Taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığına dair rapor dosya içerisinde mevcuttur.

IV. GEREKÇE
1. Kararın Usul Ve Yasaya Aykırı Olduğuna, Suç İşleme Kastı Bulunmadığı, Beraat Etmesi Gerektiğine Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık savunması, 18.08.2013 tarihli mesaj tespit tutanakları, mağdur beyanları ve tüm dosya kapsamından sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yerel Mahkemece Bir Daha Suç İşlemeyeceği Kanaatinin Mahkemece Oluşmamış Olmasının Hukuka Aykırı Olduğuna Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi kapsamında seçenek yaptırımlar ve 51 inci maddesi kapsamında erteleme müesseseleri yönünden; “Sanığın adli sicil kaydı, suça temayüllü kişiliği, bir daha suç işlemeyeceği kanaatinin oluşmadığı nedeniyle…” şeklindeki ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekinci fıkrasında “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez…” ve aynı sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasında “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.” şeklinde düzenlemelere göre sanığın suç tarihinden önce adli sicil kaydında görülen kararının hükmün açıklamasının geri bırakılmasına ilişkin olması nedeniyle yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeyeceğine ilişkin yasal zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2021 tarihli ve 2019/91 Esas, 2021/51 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık …’ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

04.05.2023 tarihinde karar verildi.