YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11227
KARAR NO : 2023/10037
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2012 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1, 43/2, 53 üncü maddeleri uyarınca iki kez cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. … (Kapatılan) 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.09.2012 tarihli ve 2012/347 Esas, 2012/1015 Karar sayılı kararı ile sanığın tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1 cümlesi, 43,62/1,53 üncü maddeleri uyarınca (iki kez) 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek 5 yıl denetim süresi belirlendiği, bu kararın 04.12.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. Sanığın denetim süresi içerisinde 09.03.2013 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan … 16.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2014 tarihli ve 2013/104 Esas,2014/1088 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve hükmün 07.10.2015 tarihinde kesinleştiği bildirilmiştir.
4. … 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli ve 2015/888 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdurlara yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1 cümlesi, 43, 62/1, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca (iki kez) 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tanzim olunan 05.01.2022 tarihli ve 2021/103490 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. GEREKÇE
1. Yargıtay incelemesine tabi olan ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanan hüküm olması karşısında; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3 maddesi, 5271 sayılı Yasa’nın 230, 223 üncü maddeleri gereğince kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan gerekçesiz hüküm kurulması,
2. Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun’un 106/1. maddesi 1.cümlesinde tanımı yapılan suçun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 106/1. maddesi 1. cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı, aynı Yasanın 125/1-2. maddesinde düzenlenen hakaret suçu yönünden ise tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınmasına dair anılan yasa değişikliğinden önceki tarihte 5271 sayılı Kanun’un 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek yeni düzenleme karşısında sanığa hakaret suçu yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla; 5237 sayılı Kanun’un 2 nci ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, sanığın üzerine atılı hakaret ve tehdit suçları yönünden 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3. Hükümden sonra 16.03.2021 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 14.01.2021 gün ve 2020/81 esas; 2021/4 karar sayılı kararı ile, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…’’ ibaresinin aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü …” yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması karşısında, 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sebepleri yönünden hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle diğer yönleri incelenmeyen … 22.Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli ve 2015/888 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz istemleri, yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.