YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11229
KARAR NO : 2023/9324
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Birden fazla kişi ile tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/9059 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 106/2.c, 58, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2013 tarihli ve 2012/802 Esas, 2013/231 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106-2-c-son, 58/6-7, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2015/600 Esas, 2016/144 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21.12.2018 tarihli, 2014/34144 Esas, 2018/22331 Karar sayılı kararı ile;
“… Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyizde ise,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanığın tekerrüre esas alının, adli sicil kaydındaki ilâma konu suçların TCK’nın 106/1-1, 125/1 maddeleri uyarınca hükmolunan tehdit ve hakaret suçları olması, hükümden sonra 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığın tekerrüre esas alınan bu suçlardan hakaret önceden de uzlaştırma kapsamında ise de, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığının ve yine 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme karşısında, anılan hükümlere ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
b-Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2019 tarihli ve 2019/17 Esas, 2019/537 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 106-2-c-son, 58/6-7, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Temyiz Sebepleri;
Kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın lehe bozulmasına,
B. Vesaireye,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın daha önceden diğer temyiz dışı sanıklarla birlikte tırlarının yakalanmasından dolayı katılandan şüphelendikleri ve bunun üzerine sanıkların her birinin ayrı ayrı tanıklar S.K. ve M.K’e hitaben, “gidin söyleyin o …’e, o bizim tırlarımızı yakalattı, biz onu en kısa sürede öldüreceğiz, ayağını denk alsın, biz biliyoruz ona yapacağımızı” şeklinde sözler söyledikleri ve tanıkların bu sözleri katılana söyledikleri anlaşılmıştır.
2. Sanığın aşamalardaki ifadelerinde, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.
3. Katılanın aşamalarda istikrarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
4. Katılanın beyanını destekleyen tanık S.K. mahkemedeki beyanında “Şikâyetçi ve sanıkları tanırım, sanıklardan …’e ait işyerindeki sanıklar …, … ve … bana ve …’e “… bizim tırlarımızı yakalattı, onu öldüreceğiz, 400.000,00 TL kellesine koyduk, bizim bu söylediklerimizi ona anlatın dediler…” tanık M.K. mahkemedeki beyanında “Ben bu şikâyetçiyi mahalleden tanırım, sanığa ait iş yerinde ise arkadaşım …’a birlikte bir gün çalıştık, iş yerinde çalışırken bir kargaşa oldu, sanıklar bana ve …’a şikâyetçiyi tanıdığımız öğrenince gidin ona söyleyin ona üç tır daha feda olsun, gidin söyleyin, ona sıkacağız, onu öldüreceğiz dediler…” şeklinde aşamalardaki özde değişmeyen beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Hukuki süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gerekçenin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 30.01.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2019 tarihli ve 2019/17 Esas, 2019/537 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.