Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/11746 E. 2023/9884 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11746
KARAR NO : 2023/9884
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sincan Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2010 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümle, 53. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. Sincan 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.12.2010 tarihli ve 2010/658 Esas, 2010/1262 Karar sayılı kararı ile sanığın tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümle, 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek 5 yıl denetim süresi belirlenmiştir.

3. Sanığın denetim süresi içerisinde işlediği hakaret suçu nedeniyle Sincan 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.04.2014 tarihli ve 2013/881 Esas, 2010/334 Karar sayılı dosyası ile mahkumiyetine karar verildiğinin bildirilmesi üzerine … Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli ve 2014/258 Esas, 2014/279 Karar sayılı kararı hükmün açıklanmasına sanığın tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1.cümle, 62, 50/1-a, 52/2 maddeleri gereğince 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4. … Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli ve 2014/258 Esas, 2014/279 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 19.04.2017 tarihli ve 2016/5473 Esas, 2017/12473 Karar sayılı ilâmı ile,
“.. Sanık hakkında hükmün açıklanmasına karar verilirken denetim yükümlülüğü getirilmediği halde, 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesinin 1. cümlesi gereğince hükmün açıklanmasıyla yetinilmesi yerine hapis cezasının paraya çevrilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak; 1-Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, TCK’nın 125/2 maddesi uyarınca hükmolunan hakaret olması, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen bu suç önceden de uzlaşma kapsamında ise de, 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, hakaret suçu yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu, 2-Kabule göre de; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması..”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine … Batı 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2018 tarihli ve 2017/398 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararı ile sanığın tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1.cümle, 62, 50/1-a, 52/2 maddeleri gereğince 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

6. … Batı 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2018 tarihli ve 2017/398 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 07.04.2021 tarihli ve 2018/5542 Esas, 2021/12391 Karar sayılı ilamı ile,
“..Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu..”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

7. Bozma üzerine … Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/469 Esas, 2021/686 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve sanığın tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1.cümle, 62, 50/1-a, 52/2 maddeleri gereğince 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebebi,
1. Suçu işlemediğine hükmün bozulması gerektiğine,
2. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdurun bir süredir birliktelik yaşadığı sanıktan ayrılmak istediği, sanığın bunu kabul etmemesi üzerine aracı olması için olay günü arkadaşı … ile oğlu olan mağdur …’i de evine çağırdığı, eve gelen sanığın mağdur … ile bir süre oturup maç izledikten sonra mutfakta bulunan mağdur …’in yanına gidip mağdur …’i kastederek “Gönder şunları yoksa bu çocuğu delik deşik edeceğim, bunu öldüreceğim” dediğini, mağdur …’in mağdur … ve annesinin aracılık yapmak için geldiğini böyle konuşmaması gerektiğini söylemesi üzerine sanığın mağdur …’e tokat atarak “Seni de aşağı atarım, öldürürüm” diyerek tehdit ettiği, anlaşılmıştır.

2. Mağdur aşamalardaki ifadelerinde (1) nolu bentte belirtildiği gibi beyan etmiştir.

3. Sanık soruşturma aşamasındaki ifadesinde, “Mağdur … ile birlikte yaşadıklarını olay gecesi evde bulunan mağdur … ile maç izlerken futbol takımları yüzünden tartıştıklarını …’den … ve annesini evden göndermesini istediğini kavga etmemek için evden ayrıldığını” , kovuşturma aşamasında ise “Mağdur …’e maç yüzünden tartıştıkları mağdur …’i evden göndermesini yoksa …’i döveceğini söylediğini.. tartışma sırasında …’e tokat attığını ancak tehdit etmediğini” beyan ile suçlamaları kabul etmemiştir.

4. Mağdur … hakkında düzenlenen 18.05.2010 tarihli adli raporda darp cebir izinin olmadığı, yanağında yanma hissi olduğunu beyan ettiğinin belirtildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
A. Suçu İşlemediğine Hükmün Bozulması Gerektiğine, İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurun aşamalardaki değişmeyen kararlı beyanları, sanığın aşamalardaki çelişkili tevil yollu ikrarını içeren anlatımları, mağdur hakkında düzenlenen adli muayene raporu, tanıkların mağdurun ifadelerini destekleyen birbirleriyle uyumlu beyanları, “Hukuki Süreç” başlığının (4) ve (6) nolu bentlerinde gösterilen bozma ilamlarıı, dikkate alındığında, toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, suçun kesin delillerle sanık tarafından işlendiğinin saptandığı, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı anlaşıldığından, belirtilen nedenlerle kurulan hüküm de bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaireye İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eleştiri dışında eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

2. Ancak, sanık hakkında, 5237 sayılı Yasa’nın 106/1-1 cümle, 62. maddeleri gereği sonuç ceza olarak verilen 5 ay hapis cezasına ve 5271 sayılı Yasa’nın 231. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 16.12.2010 tarihli ilk hükmün kesinleşmesinden sonra, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, açıklanan hükümde 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesine aykırı olacak şekilde 5237 sayılı Kanun’un 50/1-a, 52/2 maddeleri gereğince hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/469 Esas, 2021/686 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebebi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

06.04.2023 tarihinde karar verildi.