Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/11906 E. 2023/9843 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11906
KARAR NO : 2023/9843
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Şantaj, hakaret
HÜKÜM : Temyiz isteminin reddi

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 22.12.2021 tarihli ve 2021/1277 Esas, 2021/2335 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2021/156 Esas, 2021/459 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlar … ve …’a yönelik hakaret suçlarından ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125/2-1, 43/1, 62, 53 ve 58. maddesi uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına şantaj suçundan 5237 sayılı Kanun’un 107/2-1, 43/1, 62, 53 ve 58. maddesi uyarınca 2500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve cezasının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/1277 Esas, 2021/2335 Karar sayılı kararı ile;
“…A)Sanık hakkında katılan …’a yönelik şantaj suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; ilk derece Mahkemesi mahkumiyet hükmünde usul ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılık bulunmadığından sanığın istinaf kanun yolu başvurusu yerinde görülmemiş olmakla, CMK’nın 280/1-a maddesinin ilk cümlesi ve 286. maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
B)Sanık hakkında katılan …’a yönelik hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; ilk derece Mahkemesi mahkumiyet hükmünde usul ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılık bulunmadığından sanığın istinaf kanun yolu başvurusu yerinde görülmemiş olmakla, CMK’nın 280/1-a maddesinin ilk cümlesi ve 286. maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
C)Sanık hakkında katılan …’a yönelik tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Bir süre arkadaşlık yaptığı katılan …’nun ayrılmak istemesi üzerine sanığın aynı suç işleme kararı ile değişik zamanlarda katılan … ile görüşmesini devam ettirebilmek amacıyla tehdit içeren mesajlar göndermesi, şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki
Hususların açıklanacağını ve elinde fotoğraflar bulunduğunu belirterek şantajda bulunması ve katılan …’nun babası …’in sanığın hesabına 1.000,00 TL para göndermesi şeklinde gelişen olayda, yerleşik Yargıtay içtihatları dikkate alınarak bu eylemlerin tamamının katılan …’ya yönelik zincirleme şantaj suçunu oluşturduğu, Türk Ceza Kanunu’nun 43/1 maddesi uygulanmak suretiyle şantaj suçunda verilecek cezaların arttırılması ile yetinilmesi gerektiği, tehdit ile şantaj suçunun ayrı ayrı oluştuğu kabul edilerek sanığın aleyhine olacak şekilde mahkumiyet hükmü kurulamayacağı (Yargıtay 4. C. D 2014/44889 esas; Yargıtay 4. C. D 2014/47716 esas sayılı ilamları), tehdit suçundan ayrıca cezalandırma talebine ilişkin hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın katılan …’ya yönelik tehdit eyleminden ayrıca mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanığın bu suçtan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf kanun yolu başvurusu bu nedenle yerinde ise de, CMK’nun 280. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve aynı Kanunun 303. maddesinin 1. fıkrasının a bendi gereğince olayın daha fazla aydınlanması gerekmediğinden, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a ve 303. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan;
… 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/156 (E) ve 2021/459 (K) sayılı tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a ve 303. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca KALDIRILMASINA,
Hükmün “A-III” nolu başlığındaki bendlerin tamamen çıkarılarak yerine; “Her ne kadar sanık hakkında, katılan …’ya yönelik “tehdit” suçundan dolayı TCK 106/1-1.cümle, 53. Maddeleri gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmış ve ilk derece mahkemesi tarafından mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; sanığın eyleminin bir bütün halinde ve zincirleme olarak “şantaj” suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, tehdit suçundan dolayı HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,” paragrafının eklenmesi suretiyle İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
D)Sanık hakkında katılan …’a yönelik şantaj suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf başvurusunun incelenmesinde;
TCK 107/1 maddesi, ” (1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.” şeklinde düzenlenmiştir.
Şantaj suçu, tehdit suçunun özel bir görünüm biçimi olarak esasen mağdurun daha ağır bir şekilde huzursuz edilmesini cezalandırarak mağdurun iç … ve hürriyetini koruyan bir suç tipidir. Bir tehlike suçu olan şantaj suçu; Bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya zorlama şeklinde (TCK md. 107/1), Haksız çıkar sağlamaya zorlama suretiyle (TCK md. 107/1), Bir kimsenin şeref veya saygınlığına zarar verecek mahiyette olan hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidi ile (TCK md. 107/2) şeklinde işlenebilir. Madde gerekçesinde de belirtildiği üzere, şantaj suçunun arzettiği özellik, kişinin hak veya yükümlülüklerini kötüye kullanarak haksız bir çıkar sağlamaya çalışması ya da başkasını bir şeyi yapmaya veya yapmamaya mecbur etmesidir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılan …’in mahkeme aşamasındaki beyanına göre, kızı katılan …’nun sanık tarafından tehdit edildiğini sonradan öğrendiği, katılanın sanık ve ailesiyle konuşmayı denediği, telefon konuşmasında kızının peşini bırakmasını istemesi üzerine sanığın katılan …’nun yaptığı masrafların karşılığı olarak kendisine 1.000,00 TL para ödemesi gerektiğini söylediği, bunun üzerine katılan …’in sanığın kızının peşini bırakabileceği düşüncesiyle söz konusu parayı kendisinin gönderdiği, sanığın bu aşamada katılan …’e yönelik şantaj suçunu oluşturacak şekilde katılan …’nun şeref veya saygınlığına zarar verecek mahiyette olan bir şeyi açıklayacağı veya isnat edeceği gibi bir söyleminin olmadığı, dosya içerisinde ekran çıktıları halinde mevcut “benim param yarın öğlene hazır olacak…” ve “bu bendekileri … denen o bacısını s.ktiğim de görecek” şeklindeki şantaj içerikli mesajların katılan …’e değil …’ya gönderildiği, sanığın katılan …’e gönderdiği mesajlarda şantaj anlamına gelecek bir ifade bulunmadığı, gerekçeli kararda hangi eylemin veya sözlerin şantaj olarak; hangilerinin tehdit olarak kabul edildiğinin belirtilmediği, sanığın …’nun vesikalık fotoğrafını altına “bu resim bende saklıyorum emin ol” yazarak …’e göndermesinin -önceki ve sonraki mesajlar dikkate alındığında- şantaj suçunu oluşturacak mahiyette olmadığı, katılan …’in olayın şantaj boyutundan haberdar olduğuna dair bir beyanının bulunmadığı, şantaj suçunun katılan …’ya yönelik işlendiği, aksi kabul edildiğinde dahi aynı kasıt altında farklı mağdurlara şantajda bulunulması halinde bile bu eylemlerin tamamının zincirleme şantaj suçunu oluşturacağı, mağdur sayısınca suç oluşmayacağı gözetilmeden sanığın şantaj suçundan ayrıca mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanığın istinaf kanun yolu başvurusu bu nedenlerle yerinde ise de, CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve aynı Kanunun 303. maddesinin 1. fıkrasının a bendi gereğince olayın daha fazla aydınlanması gerekmediğinden, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a ve 303. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan,
… 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/156 Esas, 2021/459 Karar sayılı şantaj suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün (B-III başlığı) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a ve 303. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendi uyarınca tamamen KALDIRILMASINA,
“1-Her ne kadar sanık … hakkında katılan …’a yönelik şantaj suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmışsa da, atılı suçun unsurları oluşmadığından CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince sanığın BERAATİNE”
2-Yargılama giderlerinin bu suç yönünden hazine üzerinde bırakılmasına” cümlelerinin hükme B-III başlığı olarak eklenmek suretiyle, CMK’nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
E)Sanık hakkında katılan …’a yönelik hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Sanığın katılan …’e gönderdiği mesajlardan dolayı ilk derece Mahkemesince hakaret suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyet kararı verilmişse de; gerekçeli kararda hangi sözlerin hakaret olarak kabul edildiğinin belirtilmediği, katılan …’nun kendisini terk etmesini kaldıramadığı anlaşılan sanığın kendisine ihanet ettiğini iddia ettiği …’yu uyarması için babası …’e gönderdiği mesajlar incelendiğinde katılan … hakkında hakaret ve tehdit içeren ifadeler bulunduğunun, katılan …’in şahsına yönelik bir hakaret ifadesi bulunmadığının görüldüğü, sanığın …’ya yönelik hakaretleri nedeniyle teşdid uygulanarak zincirleme hakaret suçundan zaten mahkumiyetine karar verildiği, katılan …’in şahsına yönelik hakareti bulunmadığından ayrıca mahkumiyet kararı verilemeyeceği gözetilmeksizin genel değerlendirme yapılarak fazladan mahkumiyet hükümleri kurulması,
Hukuka aykırı, sanığın istinaf talebi bu nedenle yerinde ise de; olayın daha ziyade aydınlanması gerekmediğinden, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a ve 303. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan,
… 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/05/2021 tarih ve 2021/156 Esas 2021/459 E-K sayılı ilamıyla sanık … hakkında katılan …’e yönelik hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün (B-I başlığı) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a ve 303. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca tamamen kaldırılmasına,
“1-Her ne kadar sanık … hakkında katılan …’e yöneik hakaret suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığa isnat edilen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığından CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince sanığın atılı suçtan BERAATİNE”
2-Yargılama giderinin bu suç yönünden Hazine üzerinde bırakılmasına” paragraflarının hükme (B-I başlığı) olarak eklenmesi suretiyle İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
F) Sanık hakkında katılan …’a yönelik tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Sanık hakkında şantaj suçundan beraat kararı verilmesi nazara alındığında, katılan …’e yönelik tehdit eylemi yönünden, CMK 253/3 maddesinde “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz” şeklinde düzenlenen yasal engelin ortadan kalkmış olduğu, 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesindeki “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde kovuşturma dosyası uzlaştırma işlemlerinin 253. maddede belirtilen esas ve usule göre, yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir” şeklindeki düzenleme ve “7188 Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 27. Maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 280. Maddesinin 1. fıkrasına eklenen f bendindeki “soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması halinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verir.” hükmü karşısında; yargılama şartı olan uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için dosyanın, tehdit suçu yönünden uzlaştırma bürosuna tevdii edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2021/1277 Esas, 2021/2335 Karar sayılı ek kararı ile sanığın temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296/1-2 maddesi gereği “temyiz isteminin reddine” karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İstemi
Katılan …’nun beyanlarına dayalı karar verildiği, şahısların birlikte hareket ederek kendisini zarara uğrattıklarını, iftira attıklarını, haksız tahrik ve kışkırtma sonucu bu eylemlerin meydana geldiğini, savunmasının eksik ve yetersiz kaldığına ilişkindir.

III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “… temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık …’in temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin,22.12.2021 tarihli ve 2021/1277 Esas, 2021/2335 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 5.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.