YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11932
KARAR NO : 2023/10039
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2011 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 170/1-c, 53, 54 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2011 tarihli ve 2011/66 Esas, 2011/592 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında genel güvenliği tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 170/1-c, 62/1,53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair kurulan hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek 5 yıl denetim süresi belirlenmiştir.
3. Sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle Torbalı 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2015 tarih ve 2014/969 Esas, 2015/126 Karar sayılı kararı mahkûmiyetine karar verildiğinin bildirilmesi üzerine … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2015 tarihli, 2015/126 Esas, 2015/238 Karar sayılı kararı ile hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
4. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/06/2015 tarihli, 2015/126 Esas,2015/238 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 03.12.2020 tarihli ve 2020/3786 Esas, 2020/19032 Karar sayılı ilamı ile,
” … 2- Sanık hakkında, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan verilen hükme yönelik Cumhuriyet Savcısının ve sanığın temyizleri üzerine yapılan incelemede ise; Tüm dosya kapsamına göre, sanığın olaydan hemen sonra önce havaya sonra park halinde bulunan ve müşteki …’ında içinde olduğu araca isabet alacak şekilde korkutmak amacıyla birden fazla kez ateş etmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK.nın 106/2-a, maddesinde düzenlenen silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı biçimde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hüküm kurulması, Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan… “
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2021 tarihli ve 2021/23 Esas, 2021/149 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a,29/1, 62/1 maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün süre ile hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tanzim olunan 19.09.2021 tarihli ve 2021/62044 sayılı, “yasal süresi içerisinde yapılmayan temyiz isteminin reddi görüşlü” Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
1.Eylemin genel güvenliği kasten tehlikeye sokulması suçu oluşturduğuna, sonuç hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine,
2.Vesaire,
İlişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde, alkollü olan tarafların karşılaşıp bir süre sohbet ettikleri, sohbet sırasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü şikâyetçi …’un elindeki bıçağı sanık …’ye savurup elinden yaraladığı sanığın da şikâyetçinin elindeki bıçağı alıp şikâyetçiye doğru fırlattığı ancak bıçağın isabet etmediği, şikâyetçinin de kaçarak aracına binmesi üzerine sanığın evine giderek yaklaşık 5-10 dakika sonra tüfekle geri döndüğü ve önce havaya bir el akabinde de şikâyetçinin içinde bulunduğu aracın sol tekerine ve şoför sol kapısına doğru birer el ateş ettiği, ve olay sonrasında da olay yerinden kaçtığı, anlaşılmıştır.
2. Şikâyetçi aşamalardaki ifadelerinde özetle, ” ..olay gecesi patronumla içki içtikten sonra patronum kahvehaneye gitti ben aracın içerisinde oturuyordum.. Arafat lakaplı… amca geldi konuşurken sanık geldi onunla aramızda tartışma çıktı ben arabanın içerisine binerek kendimi korumaya çalıştım arabanın camından elini sokarak beni itekledi bende elime aldığım bıçağı salladım sanık elimden bıçağı aldı alıp bana fırlattı bıçak bana gelmedi sanık aracına binerek gitti 5 dakika sonra elinde tüfekle gelerek ben bu köyün kralıyım diyerek havaya daha sonra içinde olduğum aracın sol ön tekerine 1 er el ateş etti benim araçta olduğumu gördüğü halde benim oturduğum şoför koltuğunun bulunduğu kapıya doğru 1 el ateş etti ben hemen aracımı çalıştırarak uzaklaşıp kolluğa haber verdim ben yara almadım” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Sanık aşamalarda özetle, “.. tartışma sırasında müştekinin kendisine bıçak çektiğini elinin kesildiğini müştekinin elinden bıçağı alıp fırlattığını ve sinirlenerek tüfeği almaya gittiğini amacının şahsı korkutmak olduğunu, havaya ve şahsın bulunduğu araca ateş ettiğini..” beyan ile suçu ikrar etmiştir.
4. Şikâyetçi ve sanığın basit tıbbi müdahale ile giderilir nitelikte yaralandığına ilişkin 05.01.2011 tarihli adli raporlar dava dosyası içerisindedir.
5. Tanık M.O.’nun ifadelerinde, silah seslerini duyduğunu olay anını görmediğini belirtir.
6. Kolluk tarafından düzenlenen 05.01.2011 tarihli tespit tutanağı ile 04.01.2021 tarihli muhafaza tutanağında, olayda kullanılan anıktan otomatik av tüfeğinin sanıktan rızası ile alınarak muhafaza edildiği bıçağın ise aramalarda bulunamadığının 35 .. … plakalı aracın yapılan incelenmesinde ise aracın sol ön tekerinin patlamış ve jant üzerinde saçma izleri sol kapı üzerinde 20 mm çapında delik olduğu şoför koltuğunda parçalı yırtıklar olduğuna ilişkin tespitler yapıldığı görülmüştür.
IV. GEREKÇE
1. Tebliğnamede Yer Alan Red İstemi Yönünden
05.08.2017 günlü ve 30145 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 günlü ve 7035 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi ile,değişik 5271 sayılı Kanun’un 291/1 inci maddesindeki “Yedi gün” olan temyiz süresinin “15 gün” olarak değiştirildiği, incelemeye konu hükmün sanık müdafii tarafından UYAP sistemi üzerinden 01.03.2021 tarihli süre tutum dilekçesiyle temyiz edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, red isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Sonuç Hapis Cezasının Adli Para Cezasına Çevrilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 29 ve 62 nci maddeleri uyarınca indirim sebeplerinin uygulandığı, ayrıca “sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sonrası kasıtlı suç işlemesi nedeniyle ilk derece mahkemesini 5271 sayılı Kanun’un 231/11 maddesi gereğince hükmün açıklanması ile yetinileceği ve 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51 maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, ilişkin ilk derece mahkemesinin gerekçesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, temyiz sebebi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Eylemin Genel Güvenliği Kasten Tehlikeye Sokulması Suçunu Oluşturduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Şikâyetçinin aşamalardaki değişmeyen kararlı beyanları, sanığın ikrarı, kolluk tutanakları, adli raporlar ile “Hukuki Süreç” başlığının (4) nolu bendinde gösterilen bozma ilamı, dikkate alındığında; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebebi yönünden de hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Vesaire İlişkin
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, bozmaya uyulduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2021 tarihli ve 2021/23 Esas, 2021/149 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.