YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12034
KARAR NO : 2023/9563
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kasten yaralama suçuna ilişkin olarak hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Sanık hakkında tehdit suçuna ilişkin olarak bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2008 tarihli ve 2008/5482 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık … hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Bodrum 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 28.12.2012 tarihli ve 2008/1220 Esas ve 2012/1403 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Bodrum 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 28.12.2012 tarihli ve 2008/1220 Esas ve 2012/1403 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21/03/2018 tarihli ve 2015/8563 Esas, 2018/5355 Karar sayılı kararı ile;
“…1-Duruşma günü 31.01.2013 tarihine ertelenmesine rağmen, daha önceki 28.12.2012 tarihinde celse açılarak sanık ve müdafii haberdar edilmeden yokluğunda hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-Sanığın soruşturma evresinde verdiği ifadesinde ailesinin isteği üzerine …’de psikolojik tedavi gördüğünü belirtmesi karşısında, suç tarihi itibariyle sanığın TCK’nın 32. maddesi uyarınca “akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda usulünce sağlık kurulu raporu alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine Bodrum 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 20.03.2019 tarihli ve 2018/329 Esas ve 2019/220 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası geregi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası geregi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararların 24.04.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
5. Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/286 Esas ve 2021/489 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 15.06.2019 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ve Bodrum 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2020 tarihli ve 2019/231 Esas, 2020/280 Karar sayılı kararı ile neticeten 2.240,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 26.01.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına,
2. Vesaireye,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın eşi olan şikâyetçiyi “seni öldürürüm” demek suretiyle tehdit ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca dava zamanaşımı süresinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilk kararın kesinleştiği 24.04.2019 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 15.06.2019 tarihleri arasında durduğu nazara alınarak suç tarihi olan 21.07.2008 tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/286 Esas ve 2021/489 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.