YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12099
KARAR NO : 2023/9977
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye Ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 15.08.2010 tarih 2010/1206 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. Yapılan yargılama sonucu … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2011 tarihli ve 2010/778 Esas, 2011/380 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli tehdit suçundan, iki kez 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) benti, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin,3.04.2011 tarihli ve 2010/778 Esas, 2011/380 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2013/20605 Esas, 2015/35743 Karar sayılı ilâmıyla;
” Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Şikayetçi … ile aralarında kira ilişkisine dayalı alacak meselesi olan sanık …’in diğer sanık …’yü şikayetçi …’ı tehdit etmesi için azmettirdiği dosya kapsamından anlaşılmış olmakla birlikte olay yerinde bulunan diğer şikayetçi …’a yönelik olay anında gerçekleşen nedenlerden ötürü sanık …’nün tehdit eyleminden, sanık …’in sorumlu tutulamayacağı gözetilmeksizin sanık … hakkında TCK’nın 106/2-a, 43/2. maddelerinin uygulanması suretiyle bir kez, sanık … hakkında da aynı Kanunun 106/2-a maddesi uyarınca bir kez olmak üzere cezalandırılmaları yerine sanıkların iki kez cezalandırılmalarına karar verilmesi”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2015/1642 Esas, 2016/469 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 38 inci maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) benti, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezasına mahkum edilerek; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 15.04.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
5. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2019/18 60 Esas, 2019/1838 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 14.01.2018 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 179 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasında yer alan alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçunu işlediği ve … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2019 tarihli ve 2018/477 Esas, 2019/375 Karar sayılı kararı ile neticeten 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilerek bu kararın, 07.10.2019 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 38 inci maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) benti, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2019/18 60Esas, 2019/1838 kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 17.01.2022 tarihli ve 2020/4315 Esas, 2022/2711 Karar sayılı ilâmıyla;
”Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Temyiz kanun yoluna tabi olup, kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün açıklanacak yeni hüküm olduğu, bu nedenle yargılama sonucunda ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle, Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,”’
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
7. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu … 1. Asliye Ceza Mahkemesi, 22.04.2022 tarihli ve 2022/523 Esas, 2022/748 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 38 inci maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) benti, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Özetle;
1. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur … ile aralarında kira ilişkisine dayalı alacak meselesi olan sanık hakkında icra takibi başlattığı ve sanığı telefonla arayarak bu konudaki görüşme isteğini, avukatı ile görüşmesini söyleyerek geri çevirdiği, suç tarihinde cep telefonundan mağdur …’yi arayan ve kendisini sanığın abisi olarak tanıtan temyiz dışı sanık O.Ü.’nün, sanığın kendisi ile ne işi olduğunu sorduğu, mağdurun da, konu ile ilgili olarak avukatı ile görüşülmesi gerektiğini ve kimseyle muhatap olmayacağını söylediği, bunun üzerine temyiz dışı sanık O.Ü.’nün bu işin bugün çözüleceğini yoksa mağdura ve ailesine zarar vereceğini işyerine gelerek mağduru öldüreceğini söylediği, mağdurun da sanık O.Ü.’ye, işyerine gelmemesini, nerede bulunuyorsa kendisinin geleceğini söylediği ve …’in işyerinde buluşmak üzere sözleştikleri, kısa süre sonra sanık O.Ü.’nün yeniden arayarak “Senin ananı avradını sikeceğim çabuk gel seni bekliyorum” dediği; durumu kardeşi …’e anlatan mağdur …’nin, …’in de isteğiyle onunla birlikte A. … Bulvarı 2021. Sokağa gittiği, sokak içinde, önde yürüyen …’nin karşısına çıkan sanık O.Ü.’nün “Sen misin …” dedikten sonra elindeki çantadan smith vesson tipi bir tabanca çıkarıp namlusuna mermi sürdükten sonra mağdurun göğsüne dayadığı ve “Seni öldüreceğim, konuş lan” dediği bu sırada mağdur …’in geriden gelerek sanık O.Ü.’ye silahı indirmesini söylediği,sanık O.Ü.’nün “Kim …” diye sorduğu …’in “Biz …değiliz, …’nin arkadaşlarıyız, olayın ne olduğunu öğrenmek için buraya geldik” dediği, sanık O.Ü.’nün “Onu yaşatmayacağım” dedikten sonra tabancayı …ve …’e doğrultup “Onun yerine sizi mi öldüreyim” dediği; bu arada çevrede bulunan vatandaşların araya girip sanık O.Ü.’yü alarak yakında bulunan sanık …’in işyerine götürdükleri; mağdur …’nin polisi aradığı sırada her iki sanığın birlikte işyerinden çıkıp gittikleri anlaşılmıştır.
2. Mağdur …’nin olay günü saat 11.00 sıralarında polise ihbarda bulunduğuna ve sanık ve temyiz dışı sanık O.Ü’nün yakalandığına dair 02.08.2010 tarihli tutanak dosya içerisinde yer almaktadır.
3. Tanıklar T. S. ve A.Ö’nün olay anına dair anlatımlarının mağdur …’nin beyanlarını doğruladığı görülmüştür.
4. Mağdurların aşamalardaki beyanlarının istikrarlı ve birbiri ile uyumlu olduğu görülmüştür.
5. Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; Mağdur …’ye olan borcundan olay günü temyiz dışı sanık O.Ü.’ye bahsettiğini bu konu ile ilgili sanık O.Ü. ile mağdur …’nin telefonda tartıştıklarını, kendisinin mağdurları tehdit etmediğini söylemiştir.
IV. GEREKÇE
1. Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine Yönelik;
Mağdurların beyanları, 02.08.2010 tarihli tutanak ve tanık anlatımları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesi, 24.02.2022 tarihli ve 2022/523 Esas, 2022/748 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.