Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/12285 E. 2023/11233 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12285
KARAR NO : 2023/11233
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/214 E., 2021/584 K.
SUÇ : Tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Çeşme 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/3 Esas, 2019/41 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

B. Çeşme 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/3 Esas, 2019/41 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/1745 Esas, 2020/7972 Karar sayılı kararı ile;
“Katılanların soruşturma ve kovuşturma evresinde ısrarla, aralarında ticari bir anlaşmazlık bulunan temyiz dışı Turhan Çelenk hakkında icra takibi başlatmaları nedeniyle bu şahsın ağabeyi olan sanık …’in, kendilerini 0 536 …22 numaralı telefondan arayıp tehdit ve hakaret ettiğini belirtmeleri, HTS kayıtlarında bu aramaların görünmesi, sanığın da katılanların kardeşi ile bir sorunlarının olduğunu kabul etmesi, 0 536 …22 numaralı telefonu kullanan ve sanıkla tanışıklığı bulunan tanık …’ın, kendisine ait telefonu zaman zaman başkalarının kullandığını ve sanığın da kullanmış olabileceğini belirtmesi karşısında, katılan anlatımları, HTS kayıtları ve sanık anlatımlarının yöntemince irdelenmesi, özellikle tanık …’tan kendisine ait telefonu sanığın ne şekilde kullanmış olabileceğinin detaylı bir şekilde sorulması, hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp, aynı delillere dayanarak sanık hakkında hakaret suçundan kesin nitelikte mahkumiyet kararı verilmesine karşın, sanığa isnat edilen tehdit suçlarından beraat kararları verilmesi de gözetilerek tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, sanık … Koç’un katılanlara yönelik tehdit suçları bakımından, hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle sanık hakkında beraat hükümleri kurulması”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

C. Çeşme 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2021 tarihli ve 2020/214 Esas, 2021/584 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca iki kez 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak;
“1) Sanık hakkında TCK m. 43’ün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmeden hüküm kurulması,
2) 19.08.2020 gün ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 gün ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. Maddenin d bendinde yer alan ” ….. kovuşturma evresine geçilmiş … ” ibaresinin, aynı bentte yer alan ” …… basit yargılama usulü ….. ” yönünden Anayasa’ya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması ve CMK’nin ” Tanımlar ” kenar başlıklı 2. maddesinin f bendinde kovuşturmanın ” İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi ” ifade eder şeklinde tanımlanması karşısında, 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen CMK’nin 251. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken değerlendirilmemesinin kanuna aykırı olduğu” görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
A. Son sözün sanığa verilmediğine,
B. Sanık ile tanığın HTS kayıtlarının karşılaştırılması gerektiğine,
C. Mahkumiyet için yeterli delil olmadığına,
D. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında, mağdurları telefonla arayarak “Senin oğlunun karısını, oğlunun gözleri önünde sinkaf ederim” demek suretiyle tehdit suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanık savunması, katılanlar ve tanık beyanları, HTS kaydı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanığın üzerine atılı tehdit suçunu işlediği kabul edilmiş ve sanık hakkında iki kez mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde yer alan “175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz.” hükmü, karar tarihi itibariyle yürürlükte olduğundan, basit yargılama usulünün değerlendirilmesi gerektiği yönünden Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Son Sözün Sanığa Verilmediği Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre, hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir. 30.12.2021 tarihli karar celsesinde sanığın hazır bulunmadığı, dolayısıyla hazır bulunmayan sanığa söz verilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. HTS Kayıtları Yönünden
Mahkemece sanığın kullandığı iddia edilen ve tanık N. N.’ye ait telefonun HTS kayıtlarının getirtildiği ve yapılan incelemede katılanların olay tarih ve saatinde arandığı tespit edildiğinden, kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Delil Değerlendirmesi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

4. Sair Hususlar Yönünden
Sanığın, tehdit eylemlerini aynı olay ve zaman dilimi içerisinde ve aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, katılanları hedef alarak gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında tehdit suçundan tek mahkumiyet hükmü kurulup 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, iki ayrı hüküm kurularak fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-4) bendinde açıklanan nedenle Çeşme 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2021 tarihli ve 2020/214 Esas, 2021/584 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

05.06.2023 tarihinde karar verildi.