YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12410
KARAR NO : 2023/9808
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Alaçam Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2011 tarihli ve 2011/61 Esas No.lu iddianamesi ile sanık hakkında, tehdit ve hakaret suçlarından, üçer kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi, 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmıştır.
2. Alaçam Sulh Ceza Mahkemesinin 10.06.2011 tarihli ve 2011/36 Esas, 2011/319 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca üçer kez 6 ay hapis, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca üçer kez 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrerlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Alaçam (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 10.06.2011 tarihli ve 2011/36 Esas, 2011/319 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01.02.2016 tarihli ve 2013/33477 Esas, 2016/1540 Karar sayılı ilâmıyla;
“Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, oğluna telefon ettiğinde aynı ortamda bulunan eşi ve kızı olan diğer katılanlara ayrı ayrı hakaret ve tehdit etmesi şeklindeki eyleminde, tek fiille birden fazla kişiye karşı hakaret ve tehdit suçlarının işlendiği anlaşılmakla, anılan suçlarda TCK’nın 43/2 maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, katılan sayısınca cezalandırılmasına karar verilerek fazla ceza tayini,
2- Hükümden sonra, 20.03.2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.03.2012 gün ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 23/1. maddesi ile 14.01.1998 tarihli ve 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunun tümüyle yürürlükten kaldırılması karşısında, TCK’nın 7/2. madde ve fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
3-Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Alaçam Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2016 tarihli ve 2016/86 Esas, 2016/266 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrerlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Alaçam Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2016 tarihli ve 2016/86 Esas, 2016/266 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 25.09.2018 tarihli ve 2017/15588 Esas, 2018/15524 Karar sayılı ilâmıyla;
“Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, hakaret suçunun ise suç tarihi itibariyle uzlaşma önerisinin yapıldığı sırada 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- Kabule göre de;
Sanığın tekerrüre esas alınan, adli sicil kaydındaki ilama konu TCK’nın 86/2 maddesi uyarınca hükmolunan suçun basit yaralama olması, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen bu suçlar önceden de uzlaşma kapsamında ise de, 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, basit yaralama suçu yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Alaçam Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2022 tarihli ve 2018/342 Esas, 2022/328 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrerlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri;
1. Hükmü temyiz etme iradesi,
2. Vesaire,
İlişkindir
III. GEREKÇE
1. Sanığın telefonla katılan oğlu …’i arayarak “senin kafatasını yüzeceğim, kanını içeceğim, o.. çocuğu, a… koyduğumun evladı” dediği, aynı ortamda bulunan katılanlardan …’a “o…çocuğu, sen de gününü göreceksin” dediği ve katılanlardan …’ye ise “seni ve sülaleni temizleyeceğim, o… çıkarması, senin ananı sinkaf edeceğim” dediği anlaşılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca suç tarihi olan 04.09.2010 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Alaçam Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2022 tarihli ve 2018/342 Esas, 2022/328 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.