Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/12413 E. 2023/9921 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12413
KARAR NO : 2023/9921
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca sanığa yapılan tebligatın geçerli olduğu belirlenmekle, 05.08.2017 günlü ve 30145 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 günlü ve 7035 sayılı Kanun’un 21 inci maddesiyle, 5271 sayılı Kanun’un 291/1 inci maddesindeki “Yedi gün” olan temyiz süresinin “15 gün” olarak değiştirildiği, ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı Kanun’un 34/2, 231/2 ve 232/6 ncı maddelerine göre; mahkeme kararlarında, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağı, süreleri ve şekli kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir şeklindeki açık ve buyurucu hükümleri karşısında; temyiz süresi bildiriminin de hatalı yapılarak yanıltmaya neden olunduğu anlaşılmakla; sanığın 24.05.2022 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Saruhanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/343 soruşturma numaralı ve 14.04.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2013 tarihli ve 2012/236 Esas, 2013/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, aynı sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıl denetim süresi belirlendiği ve bu kararın 04.03.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

3. Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2015/125 Esas, 2015/279 Karar sayılı kararı ile; sanığın denetim süresi içerisinde 27.07.2014 tarihinde işlediği kasten yaralama suçu nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek anılan kararın 07.04.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine iş bu dosyaya ihbar edilmiştir.

4. İhbar üzerine Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2015 tarihli ve 2015/489 Esas, 2015/569 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ertelenmesine karar verilerek 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmiştir.

5. Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2015 tarihli ve 2015/489 Esas, 2015/569 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 20.10.2021 tarihli ve 2019/897 Esas, 2021/24969 Karar sayılı kararı ile,
“1-Temyiz kanun yoluna tabi olup kesinleşmesi halinde infaza verilecek olan ilamın, açıklanacak yeni hüküm olduğu, bu nedenle yargılama sonucunda ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle Anayasanın 141, CMK’nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,
2- CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu, açıklanması geri bırakılan suça ilişkin hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine karar vermek suretiyle CMK’nın 231/11. maddesine aykırı davranılması,
3- Olay öncesi taraflar arasında yaşanan tartışmada katılanın, sanığı kasten yaralayıp, tehdit ettiğinin ve sonrasında sanığın sübut bulan eylemi gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi ve katılanın da bu eylemlerden dolayı mahkumiyetine karar verilmesi karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
4- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. Bozma üzerine Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2022/32 Esas, 2022/184 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
1. Tebliğ mazbatasında tebliğ imkansızlığı nedeni belirtilmeden muhtara tebligat yapılması nedeniyle usule aykırı tebligat sebebiyle sanığın süresinde temyiz talebinde bulunduğunun kabulüne,
2. Vesaire,
İlişkindir.

B. Sanığın Temyiz Sebepleri;
1. Karşı tarafın kendisini dövdüğüne, %70 özürlü raporu olduğuna, vücudunun silah tutacak elverişlilikte olmadığına, kararın bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü katılan … ile sanık …’nin zeytin bahçesinde karşılaştıkları, aralarında bir meseleden dolayı tartışma yaşandığı, katılanın sanığa zeytin dalı ile vurup elinde bulunan bıçak ile sanığı kolundan yaraladığı, aynı günün akşamında katılanın, sanık …’nin kapısına giderek sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, “Şikayetçi olursan senin zeytinlerini kestiririm, beni niye şikayet ettin, seni vuracağım, sana yapacağımı biliyorum” şeklinde sanığı tehdit ettiği, bu sırada annesinin yanında bulunan sanığın kızı …’ya hitaben de “Davanı geri almazsan anneni deli hastanesine yatırtacağım” şeklinde sözler sarf etmesi üzerine sanığın, elinde bulunan av tüfeğini katılan …’a göstererek “Sen bu eve giremezsin çık git” şeklinde sözler söyleyerek havaya bir el ateş ettiği, anlaşılmıştır.

2. Sanığın savunmalarında özetle, engelli raporu olduğunu, Bilal’in kendisini dövdüğünü, tarlasını bastığını beyan ettiği görülmüştür.

3. Katılan …’in alınan beyanında, kayınvalidesinin evine gittiğinde av tüfeği ile sanığın kendisini tehdit ettiğini, gitmeden önce herhangi bir kavgalarının olmadığını, eve geldiklerinde sanığın av tüfeği ile beklediğini, “Eve girmeyeceksiniz” dediğini, beyan ettiği görülmüştür.

4. Tanıklar T.D., H.A., H.A., N.D., D.S., T.Ö. anlatımları, dava dosyasında mevcuttur.

5. Sanık …’nin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasını gösterir adli muayene raporu, dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
1. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden
Giriş bölümünün (1) numaralı paragrafında yer alan nedenle, temyiz süresi 15 gün olarak kabul edildiğinden mahkemenin 24.05.2022 tarihli, sanığın temyiz talebinin reddine dair ek kararı hukuka aykırı bulunarak sanığın temyiz talebi incelenmiştir.

2. Sanığın Atılı Suçu İşlemediğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılan ve tanık beyanları, sanığın ifadeleri, dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçe ve Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanığın %70 Özürlü Raporu Bulunduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Dosya içerisinde mevcut 27.11.2014 tarihli Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu Raporu’na göre, sanığın %70 sürekli özürlü, orta düzeyde mental retardasyon (zeka geriliği) teşhisi bulunduğu anlaşılmakla; sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi gereğince suçu işlediği sırada akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığının ve cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi’nden rapor alındıktan sonra sonucuna göre hukuksal durumunun tespiti gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

4. Kabule göre de;
Mahkemenin 26.06.2015 tarihli hükmü ile, sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelendiği, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 20.10.2021 tarihli ve 2019/897 Esas, 2021/24969 Karar sayılı bozma ilâmından sonra nitelikli tehdit suçundan kurulan hüküm ertelenmeksizin, 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi gereğince ”Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet Savcısı veya 291 inci maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz.” şeklindeki düzenleme uyarınca kazanılmış hakkın sonuç ceza miktarı yönünden oluşacağı, somut olayda bozmadan önce verilen ve sadece sanık tarafından lehe olarak temyiz edilen 26.06.2015 tarihli kararda sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi nedeniyle erteleme yönünden de kazanılmış hakkın oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (3) ve (4) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2022/32 Esas, 2022/184 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet Savcısı ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

10.04.2023 tarihinde karar verildi.