Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/12415 E. 2023/10032 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12415
KARAR NO : 2023/10032
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2012 tarihli ve 2012/772 Esas nolu iddianamesi ile sanık … hakkında, tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … Sulh Ceza Mahkemesinin 26.03.2013 tarihli ve 2013/25 Esas, 2013/175 Karar sayılı kararı ile; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı madde ikinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kalan “birlikte tehdit” suçu iddiası bakımından yargılama yapma görev ve yetkisinin Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğundan 5271 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi uyarınca görevsizliğine karar verilmiştir.

3. … Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2015 tarihli ve 2013/217 Esas, 2015/367 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında, birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. … Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2015 tarihli ve 2013/217 Esas, 2015/367 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 25.11.2021 tarihli ve 2019/4986 Esas, 2021/27694 Karar sayılı ilâmıyla;
“Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a- Sanık hakkında, 06.07.2010 ve 31.08.2010 tarihli eylemleri nedeniyle, TCK’nın 106/2-c, 43/1. maddeleri kapsamında verilen mahkumiyet hükmünden ayrı olarak, oluşa göre uygulama yeri olmadığı halde ayrıca anılan Kanun’un 106/1. maddesinin ilk cümlesi uyarınca da mahkumiyet hükmü kurulması ve kararın gerekçesinde sanığın yalnızca TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesi kapsamında cezalandırıldığı belirtilmek suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması,
b- TCK’nın 106/2-c, 43/1, 62. maddelerine ilişkin uygulamaya göre, sanık hakkındaki sonuç hapis cezasının, 2 yıl 1 ay yerine, 1 yıl 13 ay olarak eksik belirlenmesi,
c-TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin, 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararıyla iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,”
Nedeniyle bozulmasına ve ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına karar verilmiştir.

5. … Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli ve 2022/91 Esas, 2022/273 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında, birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafii Temyiz Sebepleri;
1. Dava zaman aşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine,
2. İsnat edilen suçun her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmediğine,
3. Hangi anlatıma hangi nedenlerle üstünlük tanındığı kararda açıklanıp tartışmadan, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulduğuna,
4. 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.

III. GEREKÇE
A. Zamanaşımına Yönelik Temyiz Sebebine İlişkin Yapılan İncelemede;
1. 06.07.2010 tarihinde sanıklar … ve …’ın “tarlaları biz ekeceğiz, bizden başka kimseye ortağa veremezsin, başkası ekerse adam öldürürüz” şeklinde sözler sarf ettikleri, sanıklar … ve …’ın katılanların tarlalarını …’a ortağa vererek …’a döndükleri, fakat sanıkların …’a tarlayı ektirtmedikleri, bunun üzerine katılan …’in 31.08.2010 tarihinde dava dışı Y.A.’nın kardeşinin dükkanına gittiği, sanıklar … ve …’in de oraya gittiği, çıkan tartışmada sanık …’in katılan …’e “seninle görüşeceğiz” şeklinde sözler söylediği bu tartışmadan sonra katılan …’in yanında tanık … olduğu halde …’a dönmek için yola çıktığı sırada sanık …’ın kendisini telefonla arayarak ” burada da olsan …’da da olsan senin geçmişini sinkaf edeceğim, bu ezanlar vakti senin g… şişe çakacağım, çakmayan …’ı dünya alem taa ne yapsın, sen ortalığı bulandırdın, ben de senin o g… şişeyi çakacağım, seni piyasaya o… diye süreceğim, kurtuluşun yok, senin yedi ceddini sinkaf edeceğim” şeklinde sözler sarf ettiği sonrası sanık …’ın yine katılan …’i arayarak “abim senin abini öldürdü, ben de seni öldüreceğim” dediği anlaşılmıştır.

2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca suç tarihleri olan 06.07.2010, 31.08.2010 tarihlerinden inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli ve 2022/91 Esas, 2022/273 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

13.04.2023 tarihinde karar verildi.