Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/12503 E. 2023/10273 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12503
KARAR NO : 2023/10273
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli tehdit
HÜKÜMLER : Düşme

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2010 tarihli ve 2010/11044 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli tehdit suçlarından ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2014 tarihli ve 2010/157 Esas, 2014/351 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … Akyunak (…) hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmolunan netice cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereği sanık hakkında 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine ,

2. Sanık … … hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

C. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2014 tarihli ve 2010/157 Esas, 2014/351 Karar sayılı kararının sanıklar müdafiinin tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 11.11.2020 tarihli ve 2020/1488 Esas, 2020/16109 Karar sayılı kararı ile;
“…
a-Sanık …’nin telefon numarasından gönderildiği iddia edilen mesajların farklı imei numaralarından atıldığı, bu imei numaralarının ise 04.07.2012 tarihli bilirkişi raporunda … ve …’a ait olduğunun belirtilmesi karşısında, bu şahısların mesajlarla ilgili bilgisine başvurulmadan sanık … hakkında birden fazla kişi ile tehdit suçundan TCK’nın 43. maddesi yönünden yazılı şekilde hüküm tesisi,
b-Olay öncesi katılan …’un, sanık …’ye ait evdeki eşyalara ve sanıklara ait araca zarar vermesi sonucu aralarında ihtilaf doğması üzerine olayların meydana geldiği anlaşılmakla, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

D. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2021/134 Esas, 2022/279 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 67 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı olağanüstü zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Zamanaşımı süresi dolmadığından sanıkların cezalandırılması gerektiğine,
2. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık … ile sanık …’ün evli olduğu, olay tarihinden önce sanıklar arasında anlaşmazlık nedeniyle boşanma davası açtıkları, bu süre içerisinde sanık …’in katılan … ile arkadaşlık yaptığı, ancak daha sonra sanık …’in eşi … ile barıştığı, bu nedenle sanıklar ile katılan arasında husumet başladığı, olay günü saat 03.00 sıralarında katılan aracıyla apartmanına geldiği sırada her iki sanığın katılana hitaben “yaşama bir şey yokmuş gibi devam edemezsin, tabelalarını da asmışsın, biz onları indirmeyi biliriz, seni burada yaşatmayacağız, seni öldüreceğim, allah belamı versin seni öldüreceğim” sözleriyle tehditte bulundukları, olay tarihinden önce de katılanın cep telefonuna mesaj göndererek tehditte bulunduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Zamanaşımı Süresi Dolmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanıklara yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine uyan nitelikli tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa’nın 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında ön görülen 12 yıllık zamanaşımına bağlı olup, suç tarihi olan 23.02.2010 tarihinden Mahkemece karar verildiği tarih bu sürenin geçmiş olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2021/134 Esas, 2022/279 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.