Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/12616 E. 2023/10575 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12616
KARAR NO : 2023/10575
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 11.08.2010 tarihli ve 2010/38323 Soruşturma nolu iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri, 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

2. … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2011 tarihli ve 2010/367 Esas, 2011/160 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

3. … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2011 tarihli ve 2010/367 Esas, 2011/160 Karar sayılı kararının, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 07.10.2015 tarihli ve 2013/18997 Esas, 2015/34820 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Tehdit ve hakaret suçlarından dolayı ancak manevi zararın oluşabilecek olması, yaralama suçundan dolayı da dosyaya yansıyan maddi bir zararın bulunmaması ve mağdurun uğradığı manevi zararın da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, “zararın giderilmediği” biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, “
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozmaya uyan … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2015/840 Esas, 2016/245 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi,43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 27.04.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

5. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2019/860 Esas, 2021/212 Karar sayılı kararı ile, sanığın tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 10.06.2019 tarihinde işlediği suç nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın 10.06.2021 tarihinde kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine, … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/587 Esas, 2022/120 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Eylemin meşru savunma sınırı içinde kaldığına,
2. Tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine,
2. Asgari hadden uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğine,

C. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın patronu temyiz dışı sanık C.Y.’nin satın aldığı evin kalan ödemesi ve tadilatı nedeniyle sitenin satış müdürü Ş.Ö ve mimarı katılan … ile tartıştığı, araya işçilerin girmesi üzerine tarafların ayrıldığı, sanığın C.Y.’nin çağırması üzerine olay yerine geldiği, sanık ile C.Y.’nin tekrar konuşmak için yönetim bürosuna gittikleri, büroda taraflar arasında tekrar tartışma çıktığı, itiş kakış yaşandığı, sanığın yanında bulunan tabancayı göstererek katılanları tehdit ettiği, anlaşılmıştır.

2. Tanıklar M.U. ve M.B.’nin katılanların anlatımlarını destekleyen beyanları dava dosyasında mevcuttur.

3. Sanığın üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği belirlenmiştir.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Eylemin Meşru Savunma Sınırı İçinde Kaldığına İlişkin Olarak;
5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesi uyarınca olay sırasında olayın başında katılandan kaynaklanan, başka türlü bertaraf edilemeyecek ağır ve muhakkak bir tehlikenin henüz bulunmadığı, saldırı ile savunma arasında ve kullanılan vasıtalar arasında orantının da bulunmadığı dikkate alındığında sanık lehine meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşulları oluşmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Tehdit Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına, Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Olarak;
Katılanların birbiriyle uyumlu ve tutarlı anlatımları, bu anlatımları doğrulayan tanık beyanları, sanığın tevilli savunmasına göre kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Tahrik Hükmünün Uygulanmaması Gerektiğine İlişkin Olarak
Taraflar arasında tartışma çıktığı ve itiş kakış yaşandığı ve katılanın da sanığı basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaraladığı olayda hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Asgari Hadden Uzaklaşılarak Hüküm Kurulması Gerektiğine İlişkin Olarak
Hakim her somut olayda 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde sayılan hususları göz önünde bulundurarak işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirleme hakkına sahiptir. Yargılama sonucu kurulan hükümde suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastına dayanan kusurunun ağırlığı ile suç sebep ve saikleri dikkate alınarak kurulan hükümde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.

C. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle 24.02.2022 tarihli ve 2021/587 Esas, 2022/120 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

09.05.2023 tarihinde karar verildi.