Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/12834 E. 2023/10461 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12834
KARAR NO : 2023/10461
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Şantaj
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/1410 soruşturma numaralı ve 12.02.2013 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 107, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2013 tarihli ve 2013/89 Esas, 2013/400 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şantaj suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 107/1, 62, 52. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231/6. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Karar 05.07.2013 tarihinde kesinleşmiştir.

3. Sanığın 05.04.2014 tarihinde alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullama suçunu işlediğine ilişkin … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/159 Esas ve 2014/818 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 24.11.2014 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında şantaj suçundan 5237 sayılı Kanun’un 107/1, 62, 52. maddeleri uyarınca 10 ay karşılığı 6.000,00 TL adli para cezası ile 4 gün karşılığı 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4. … 5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli ve 2014/614 Esas, 2015/109 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.04.2021 tarihli ve 2020/5201Esas, 2021/3645 Karar sayılı kararı ile;
“1- Dosya kapsamına göre, sanık …’nın, katılan …’e, borcunu ödemediği takdirde, kadın iç çamaşırları, gecelik veya kadın kıyafetleri giyerek ya da çıplak ve makyajlı olarak çektirdiği özel yaşam alanına ilişkin fotoğraflarını arkadaşlarına ve eşine göstereceği tehdidiyle şantajda bulunduğu iddia ve kabulüne konu olayda;
CMK’nın 231. maddesinin 11. fıkrası uyarınca, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında durumunun değerlendirilerek kısmi infaz veya koşulların varlığı halinde TCK’nın 50. ve 51. maddelerinin uygulanması suretiyle yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabileceği gözetilmeksizin, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işleyen ve kendisine yükümlülük yüklenmeyen sanık hakkında, yasal zorunluluk hali de bulunmadığı halde, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi yerine açıklanması geri bırakılan hükümle birlikte verilen hapis cezasının açıklanan hükümde adli para cezasına çevrilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de:
a) TCK’nın 61/1. madde ve fıkrasında yer alan ölçütler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle aynı Kanun’un 3/1. madde ve fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, temel cezanın asgari hadden tayin edilmesi,
b) TCK’nın 53/1. madde ve fıkrasında, kişinin kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, anılan maddede belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılacağının belirtilmesi ve aynı Kanun’un 50/5. madde ve fıkrasında, “Uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir.” hükmüne yer verilmesi karşısında, hükmedilen hapis cezası TCK’nın 50/1-a madde, fıkra ve bendi gereğince adli para cezası seçenek yaptırımına çevrilen sanık hakkında, aynı Kanun’un 53/1. madde ve fıkrasında belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
c) Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/437 Esas, 2021/885 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şantaj suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 107/1, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, mağdur beyanına neden üstünlük tanındığına dair gerekçelendirilme yapılmadığına,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. “Müşteki … ile şüpheli …’ın ortaklık kurdukları, bu ortaklıklarının başında şüpheli …’nın aracılığı ile müşteki …’in tanık N.Ç.’den 5.000 TL para aldığı, bir süre sonra beklenen işin yapılmaması nedeni ile ve şüpheli …’in bu borcu ödememesi nedeni ile müşteki ve şüphelinin aralarının açıldığı, beraber çalıştıkları sırada ortak kullandıkları bilgisayarı müşteki …’in yüklediği …’in kadın iç çamaşırları ve giysileri ile çektirdiği fotoğrafları …’nın görüp başka bir yere kaydettiği, daha sonra bu borcu …’nın ödemek zorunda kaldığı, bu miktar karşılığında …’in düzenlediği senedi de aldığı, ancak …’den de parasını alamadığı, bu nedenle …’e öncelikle “Bak durumun kötü olmasını istemiyorum, ama yapacağımı da biliyorsun, benim psikolojim bozulacağına senin çocuklarının psikoloji bozulsun” diyerek resimlerini ailesine ve çevreye yaymakla belirttiği, ayrıca “İpne, siktir git” gibi sözlerle hakarette ettiği, müştekinin borcunu ödememesi nedeni ile öncelikle bu resimleri müştekinin arkadaşları Kiper ve …’e gösterdiği, buna rağmen …’den alacağını alamayınca bu kez Facebook üzerinden müştekinin eşi …’a ulaşarak ona durumu anlatıp müştekinin kadın kıyafetli resimlerini mesajla gönderdiği, müştekinin eşinin bunlara dayanak olarak boşanma davası açtığı böylece şüphelinin üzerine atılı suçu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

2. Katılanın olayla uyumlu aşamalarda alınan beyanı dosya içinde mevcuttur.

3. Katılanın kullandığı….0275 numaralı cep telefonuna sanığın kullanmış olduğu …9909 numaralı telefondan “..cevap bekliyorum senden, bak ben bu durumun kötü olmasını istemiyorum. ama yapacağımı da biliyorsun, benim psikolojim bozulacağına senin çocuklarının bozulsun” şeklinde mesaj tutanağı tespit edilmiştir.

4. Tanık K.P.’nin katılanın beyanını destekleyen nitelikteki beyanında “……ün eşi … hanımın iş yerine gitmiştim orada bulunduğum sırada … iş yerine geldi ve … hanımla görüşmek istediğini söyledi ancak personel … hanımın orada olmadığını söyledi. Sanırım parasal bir konuda konuşacaklardı … benimle konuşursa da borç olduğunu bu borç ödenmezse bir şeyi eşine göstereceğini söyledi. Bende ne olduğunu sordum …e ait bir resmi çıkarttı bak arkadaşın nasıl olduğunu gör dedi. …ün kadın iç çamaşırları ile çekilmiş resimleri vardı….” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
5. Sanığın savcılık aşamasında alınan savunmasında “…ben çıkış bulamadığım için bu resimleri eşine gönderdim mesajları da attım çünkü ben …’in aldığı borç karşılığı Nihat’a parayı ödemiştim …alacağımı alamadığım için bu yola başvurdum…”şeklinde ikrar içeren savunması, facebook çıktıları ve 24.01.2013 tarihli telefon inceleme tutanağı dosya içinde mevcuttur.

IV. GEREKÇE
1. Katılanın aşamalarda alınan beyanı, sanığın tevil yollu savunması, mesaj tutanağı, tanık beyanları ve mahkeme gerekçesi kapsamında sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 5. Ceza Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli ve 2021/437 Esas, 2021/885 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

04.05.2023 tarihinde karar verildi.