Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/12930 E. 2023/9821 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12930
KARAR NO : 2023/9821
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı kanun ) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan ceza miktarına göre 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Urla Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/2427 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun)106/1-1.cümle,53. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Urla (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 08.03.2012 tarihli ve 2011/772 Esas, 2012/165 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1, 62, 50/1-a ve 52/1-2-3-4. maddeleri uyarınca 10 eşit taksitler halinde ödenmek üzere 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Urla(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 08.03.2012 tarihli ve 2011/772 Esas, 2012/165 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 18.04.2016 tarihli, 2014/2332 Esas, 2016/7553 Karar sayılı kararı ile;
“…Sanığın aşamalarda, katılan …’un kendisine “sen kimsin lan” demesi üzerine katılanı tehdit ettiğine dair savunmasının, tanıklardan …’ın beyanı ile doğrulanması ve bu tanığın anlatımlarının da hükme esas alınması karşısında, olayın çıkış sebebi ve savunma üzerine durularak, haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması… ”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2017 tarihli ve 2016/365 Esas, 2017/391 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1,29, 62, 50/1-a ve 52/1-2-3-4. maddeleri uyarınca 15 eşit taksitler halinde ödenmek üzere 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5. Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2017 tarihli ve 2016/365 Esas, 2017/391 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12.02.2019 tarihli, 2018/6906 Esas, 2019/1803 Karar sayılı kararı ile;
“…Müştekinin, uzlaşmayı kabul ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığa büro aracılığıyla ve öncelikle soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan bildirdiği son adresine çıkartılması gereken uzlaştırma teklifine ilişkin tebligatın usulüne uygun yapılmayıp, büro aracılığı olmaksızın çıkartılan tebligattaki adresin ise dosyada yer alan son adres olmadığı gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. Bozma üzerine Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2019 tarihli ve 2019/262 Esas, 2019/349 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 06.10.2020 tarihli, 2020/2300 Esas, 2020/10635 Karar sayılı kararı ile;
“.. AYM’nin bu iptal kararında; sanık lehine getirilen, yeni düzenlemenin, geçici maddesiyle “kovuşturma evresine geçilmiş” dosyalar bakımından uygulanması gerektiğine işaret edildiğinden, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve 5271 sayılı CMK’nın 251 vd. maddesi gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu..
.”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

7. Bozma üzerine Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve 2020/583 Esas, 2021/141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1,29, 62, 50/1-a ve 52/1-2-3-4. maddeleri uyarınca 15 eşit taksitler halinde ödenmek üzere 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

8. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3-5-6) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebepleri;
1. Duruşma talebinde bulunduğuna,
2. Seni vururum demediğini, kapımdan git dövmek anlamında söylediğine,
3. Şahısların E.Ç.’nin evine köpeği verip evine gönderdiğine, bilinçli bir şekilde iftira ve kumpas yapıldığına,
4. Duruşmadan haberi olmadığına, duruşmadan haberi olsaydı bu şahısların yalanını ispatlayacağına,
5. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde M.K.’e ait Alman çoban kurt köpeğinin suç tarihinde zincirini kopararak kaçtığı, M.K.’in çevrede yaptığı araştırma sonucu köpeğin aynı mahallede oturan sanığın evinde bağlı olduğunu öğrenmesi üzerine köpeği teslim almak için köpeğin daha önceden bakımını yapan veteriner görevlisi olan katılan ile birlikte köpeğe ait olan karneyi de alarak sanığın evinin önüne gittikleri, sanığın karnenin bu köpeğe ait olmadığını söyleyerek köpeği vermek istememesi üzerine M.K.’in durumu bildirmek üzere Emniyet Müdürlüğüne gittiği, bu sırada sanığın yolda bekleyen katılana “gelirsem senin yanına parçalarım, tüfeğim var seni vururum” şeklindeki sözlerle tehdit ettiği, sanığın veteriner olduğunu söyleyen katılanın kendisine “sen kim oluyorsun” demesi üzerine sinirlenerek “gelirsem yanına seni parçalarım, seni vururum” diyerek tehdit ettiği, katılanın aşamalarda özde değişmeyen beyanı, sanığın kolluktaki tevil yollu ikrarı, tanık E.Ç.’nin beyanı, tanık M.K.’nin beyanından anlaşılmıştır.

2. Katılanın beyanı dava dosyasında bulunduğu görülmüştür.

3. Sanığın tevil yollu ikrarda bulunduğu görülmüştür.

4. Tanıklar E.Ç.’nin ve tanık M.K.’nin beyanının dava dosyasında bulunduğu görülmüştür.

5. Sanığın adli sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Suçun Unsurlarının Bulunmadığı, Delil Yetersizliğine ve Beraat Kararı Verilmesine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılan beyanı, sanığın tevil yollu ikrarı, tanıklar E.Ç.’nin ve tanık M.K.’nin beyanı karşısındave Hukukî Süreç başlığı altında (3-5-6) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Duruşmadan Haberdar Bulunmadığına Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden;
Sanığın önceki duruşmalara katıldığından, bu husustaki temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
C. Vesaire yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve 2020/583 Esas,2021/141 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.