Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/12972 E. 2023/9801 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12972
KARAR NO : 2023/9801
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hüküm; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2011 tarihli ve 2010/46769 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca, cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.

2. … 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2012 tarihli ve 2011/265 Esas, 2012/887 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, aynı Kanunun sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıl denetim süresi belirlendiği, bu kararın 10.09.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli ve 2015/69 Esas, 2015/155 Karar sayılı kararı ile; sanığın denetim süresi içerisinde 17.05.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, uyarınca mahkumiyet kararı verilerek anılan kararın 07.05.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine iş bu dosyaya ihbar edildiği anlaşılmıştır.

4. İhbar üzerine … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2015 tarihli ve 2015/358 Esas, 2015/678 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasına ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye karar verilmiştir.

5. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2015 tarihli ve 2015/358 Esas, 2015/678 Karar sayılı kararının sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan kurulan mahkumiyet kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21.02.2022 tarihli ve 2020/416 Esas, 2022/5334 Karar sayılı kararıyla;

“… Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, TCK’nın 191/1. maddesi uyarınca hükmolunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma olması ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin değiştirilmiş olması ve anılan Kanunun 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddesindeki düzenleme karşısında; bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
2- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin, 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2022/434 Esas, 2022/492 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

7. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2022 tarihli ve 2022/80759 sayılı onama görüşlü Tebliğnamesi ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Eylemi gerçekleştiren kişinin müvekkil olmadığına, ateş edilen aracın plakasının araştırılmadığına, kamera kaydı bulunup bulunmadığının araştırılmadığına,
2. Teşhis yapılmadan karar verildiğine,
3. Şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına,
4. Vesaire

B. Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Şikâyetçinin beyanının alınmadığına,
2. Beyanlarda çelişkiler bulunduğuna,
3. Kameraların getirtilmesi gerektiğine,
4. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikâyetçinin müstakil gayrimenkulünü kontrol etmeye geldiğinde tanıklar F.S. ve ve H.Ö. tarafından kapısı kırılarak işgal edilmiş ve fuhuş yeri olarak kullanılmakta olduğunu öğrenmesi üzerine tanık F.S. ile konuştuğu ve olayı polise ihbar ettiği sırada sanığın bahsedilen evden çıkarak “Bırakın len kızları” demek suretiyle ele geçirilemeyen av tüfeğiyle havaya üç el ateş ettiği, daha sonra tanık F.S. ile birlikte olay yerinden ayrıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanığın savunmalarında suçlamayı inkar ettiği anlaşılmıştır.

3. Şikâyetçinin soruşturma aşamasında oluşa uygun beyanda bulunduğu belirlenmiştir.

4. Tanık A.D.’nin sanığı ateş ederken gördüğüne dair oluşa uygun beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

5. Tanık A.D.’nin savcılıkça alınan beyanında sanığa ait nüfus cüzdanı suretindeki fotoğraftan sanığı teşhis ettiği belirlenmiştir.

6. Olay yeri inceleme ve görgü tespit tutanakları ile adli emanet kaydı içeriğine göre olay yerinde üç adet boş kartuşun ele geçirildiği anlaşılmıştır.

7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildigi belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Tanık A.D.’nin savcılıkça alınan beyanında, sanığa ait nüfus cüzdanı suretindeki fotoğraf gösterildiğinde havaya üç el ateş eden kişi olarak sanığı teşhis etmiş olduğu anlaşılmış ise de 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu’nun ek 6 ncı maddesine uygun ve denetime olanaklı şekilde teşhis işlemi yaptırılmadığı gibi sanığın savunmalarında atılı suçları tamamen inkar etmiş olması gözetilerek sanık ile şikayetçi ve tanık A.D.’nin mümkün olduğu takdirde duruşmada yüz yüze getirilerek teşhis yaptırılması, mümkün olmadığı taktirde sanığın önden, profilden ve boydan çekilmiş teşhise elverişli fotoğrafları temin edilerek tüm fotoğrafların şikayetçi ve tanık A.D.’ye gösterilmesi suretiyle teşhis sağlandıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yetinilerek, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2022/434 Esas, 2022/492 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.