YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12981
KARAR NO : 2023/10244
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2010 tarihli 2009/18158 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi,53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2011 tarihli ve 2010/160 Esas, 2011/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsaderesine karar verilmiştir.
3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2011 tarihli ve 2010/160 Esas, 2011/7 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 07.05.2015 tarihli ve 2013/14392 Esas, 2015/28484 Karar sayılı ilâmıyla;
” … Ancak;
Sanıkla mağdurların karşılıklı olarak kavga ettikleri, mağdurların da sanığa yönelttikleri yaralama eylemlerinden dolayı haklarında kamu davası açıldığı, bir mağdur hakkında şikayet yokluğundan davanın düştüğü ve diğer mağdur hakkında hapis cezasına hükmedilip hükmün açıklanmasının geri bırakıldığının anlaşılması karşısında, haksız tahrik hükmünün uygulanması açısından ilk haksız eylemin kimden kaynaklandığının araştırılması, tespit edilemediği takdirde şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında TCK’nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli ve 2015/454 Esas, 2015/513 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 11.09.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
5. Sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 02.05.2020 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 188/3. maddesinde yer alan uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine ilişkin … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.05.2021 tarihli ve 2020/327 Esas, 2021/181 Karar sayılı kararı ile neticeten uyuşturucu ticareti yapma suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 23.09.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2021/513 Esas, 2022/144 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu ve 62 nci maddeleri, 53 üncü, 54 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına mahsubuna ve müsadere karar verilerek hüküm açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri;
1. Meşru savunma hakkını kullandığına,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde, daha önce aralarında husumet bulunan sanık … ile mağdurlar … ve …’nin kavga ettikleri, kavga sırasında müşteki sanık …’nin üzerinde taşıdığı ve emanet de kayıtlı kuru sıkı tabir edilen gaz tabancasını mağdurlar … ve Özgür’e doğrultarak sizi vuracağım diyerek tehdit ettiği, böylelikle üzerine atılı bir eylem ile birden fazla kişinin silahla tehdit suçunu işlediği, ancak tüm araştırmalara rağmen olayda ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının belirlenemediği, mahkemece şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık yararına bu eylemden dolayı tahrik hükümlerinin de uygulanması gerektiği ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Sanık kendini korumak amacıyla kuru sıkı tabancayı çıkardığını kabul etmiştir.
3.Tanıklar M.Ö.Ş. ve H.K’nın beyanları dosya arasında mevcuttur.
4. Mağdur … ve sanık …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandıklarına dair adli raporlar dosya arasında mevcuttur.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç baslığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
II. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebebi Yönünden
Daha önce aralarında husumet bulunan sanık ve mağdurlar arasında çıkan kavga sırasında sanığın kuru sıkı tabancayı çekerek tehdit etiği olayda; 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesi uyarınca olay sırasında olayın başında katılandan kaynaklanan, başka türlü bertaraf edilemeyecek ağır ve muhakkak bir tehlikenin henüz bulunmadığı, saldırı ile savunma arasında ve kullanılan vasıtalar arasında orantının da bulunmadığı dikkate alındığında sanık lehine meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşulları oluşmadığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesaire yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2021/513 Esas, 2022/144 Karar sayılı kararında sanıkca öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.