YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12998
KARAR NO : 2023/10221
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin işleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 21. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 05.03.2010 tarihli ve 2010/1897 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında hakaret, silahla tehdit ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2.a, 151/1, 35, 125/1-4, 53, 54 maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2010 tarihli ve 2010/118 Esas, 2010/490 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, karar 01.11.2010 tarihinde kesinleşmiştir. 5 yıl süre ile denetim süresi belirlenmiştir. Sanığın denetim süresi içerisinde 24.01.2014 tarihinde işlediği cinsel taciz suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kararın 17.11.2014 tarihinde kesinleştiği ve ihbarda bulunulduğu görülmüştür.
3. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinın 12.05.2015 tarihli ve 2015/163 Esas, 2015/364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit ve hakaret suçlarından 5237 sayılı Kanunu’nun 106/2-a, 62, 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 5237 sayılı Kanunu’nun 125/1-4, 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Karar sanık tarafından temyiz edilmiştir. Karar sanık tarafından temyiz edilmiştir.
4. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09.06.2021 tarihli ve 2018/7506 Esas, 2021/18751 Karar karar sayılı ilâmı ile;
1-Sanık hakkında hakaret eyleminden kurulan kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, sanık …’ın TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanık hakkında tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyizinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, mahkemenin takdir ve gerekçesi yeterli görüldüğünden tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik yapılan ihbar sonrasında alınan savunmasında CMK’nın 147. maddedeki yasal hakları hatırlatılmadan, okunmuş ve hatırlatılmış ise denetime olanak sağlayacak biçimde tutanağa geçirilmeden, usulüne uygun kimlik tespiti yapılmadan, ihbar yazısı ve ekleri okunmadan sorgusu yapılarak 5271 sayılı CMK’nın 147. ve 191/3-b maddelerine aykırı davranılmak suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2022 tarihli ve 2021/641 Esas, 2022/150 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanunu’nun 106/2-a, 62, 53 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1.Adil yargılama yapılmadığına,
2.Sanığın son sözünün sorulmadığına,
3.Dava ve ceza zamanaşımının dolduğuna,
4. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmadığına,
5.Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ve katılanın komşu oldukları, katılanın ”Gürültü yapılıyor” diyerek sanığın kapısına gittiği, sanığın sinirlenerek katılana ”Sinkaf ederim” şeklinde sözlerle hakaret ettiği ve kuru sıkı tabancayı göstererek ”Seni öldüreceğim” diyerek öldürmekle tehdit ettiği anlaşılmaktadır.
2. Sanığın ”Olay gün sinirli idim, kuru sıkı tabancam vardı, korksun diye sıktım, ancak ateş almadı, ‘seni öldürürüm, yaşatmam’ dedim, hakaret ettim,” şeklindeki ikrarı içeren savunması dosyasında mevcuttur.
3. Sanığın eşi tanık N.E.’nin ”Eşinin kuru sıkı tabancala dışarı çıktığına dair” beyanı dosyasında mevcuttur.
4. Katılanın eşi tanık S.E.’nin katılanı doğrulayan beyanı dosyasında mevcuttur.
5. Kuru sıkı tabancaya el konulduğuna dair tutanak dosyasında mevcuttur.
6. Olay yeri görgü tespit tutanağı dosyasında mevcuttur.
7. Mahkemece Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı parağrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE
1. Adil Yargılama Yapılmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Katılanın beyanı, sanığın ikrarı, sanığın eşi tanık N.E.’nin eylemi doğrulayan beyanı, katılanın beyanıyla uyumlu tanık S.E.’nin beyanı, olay yeri görgü tespit tutanağı Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen ve uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında mahkeme kararında bu yönden herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın Son Sözünün Sorulmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Sanığın yokluğunda usûlüne uygun şekilde kararın verildiğinin anlaşılması karşısında hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Dava ve Ceza Zamanaşımının Dolduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Ceza zamanaşımının kesinleşmiş hükümlerde, infaz aşamasında gözetileceği;dava zamanaşımının ise Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının durma süresi ve suç tarihi göz önüne alındığında dolmadığı, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. 5271 Sayılı Kanun’un 231 inci Maddesi Kapsamında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Karar Verilmediğine, İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
”Sanık hakkında daha önce uygulama yapıldığından sanık hakkında CMK.231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık tarafından yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2022 tarihli ve 2021/641 E. 2022/150 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.