YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1312
KARAR NO : 2023/9484
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli kasten yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Şantaj suçu bakımından; Sanıklar hakkında şantaj suçundan Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararlarına yönelik temyiz istemi bulunmadığının anlaşılması karşısında tebliğnameye şantaj suçu yönünden iştirak edilmeksizin bahsedilen suçun inceleme dışı bırakılması gerektiği ön inceleme neticesi belirlenmiştir.
Nitelikli kasten yaralama suçu bakımından; İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, sanık … müdafii ile sanık … müdafilinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği ön inceleme neticesinde belirlenmiştir.
Nitelikli yağma ve nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları bakımından; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Hükmedilen cezaların süresine göre sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.10.2020 tarihli ve 2021/84219 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a),(c) ve (h) bendleri, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendleri, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, nitelikli kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, inceleme dışı şantaj suçundan 5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, inceleme dışı hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, inceleme dışı özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Kanun’un 134 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/37 Esas, 2022/370 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a),(c) ve (h) bendleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, nitelikli
kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendleri, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, nitelikli kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, inceleme dışı şantaj suçundan 5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, inceleme dışı hakaret ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından ise şikayetten vazgeçme düşme kararları verilmiştir.
3. … 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/37 Esas, 2022/370 Karar sayılı kararının sanıklar hakkında tüm suçlardan kurulan mahkumiyet kararlarının sanıklar müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/3928 Esas, 2022/3027 Karar sayılı kararıyla;
“… 1-Sanık … ve sanık … hakkında Yağma, Yaralama ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçlarından kurulan hükümlerin istinaf incelenmesinde;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Sanık … hakkında Yağma, Yaralama, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Şantaj suçlarından kurulan hükümler ile sanık … ve sanık … hakkında Şantaj suçlarından kurulan hükümlerin istinaf incelenmesinde;
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanık …’ın savunmasında panik atak rahatsızlığı olduğunun ileri sürülmüş olması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi uyarınca, sanığın suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı, bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı ve azalmış ise bunun önemli derecede olup olmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden kurul raporu alındıktan sonra, sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/10/2011 tarih 2011/6-166 esas 2011/213 karar, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20/06/2011 tarih 2011/3900 esas ve 2011/8870 karar,Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 01/10/2018 tarih 2015/8078 esas 2018/5867 karar sayılı ilamlarındaki açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; olay günü Hornet isimli uygulama üzerinden mağdur … ile “…” rumuzunu kullanan sanıklar …, … ve …’ın mesajlaştıkları ve cinsel birliktelik için buluşmak üzere anlaştıkları, mağdurun saat 00:00 sıralarında aracıyla tek başına atılan konuma gittiği ve mesajlaştığını düşündüğü kişiyi beklemeye başladığı, bu sırada sanıklar …, … ve …’un mağdurun aracının yanına geldikleri, sanık …’ın, ön yolcu koltuğuna; sanıklar … ve …’un ise arka koltuğa oturdukları, sanıkların ellerinde silah olduğu, sanık …’ın elindeki silahı mağdura doğrultarak silahın dipçik kısmı ile mağdura vurduğu, akabinde diğer sanıklar … ve …’un da mağdura vurmaya başladıkları ve sanıkların, mağdura karşı ”Lan şerefsiz, sen bizim yeğenimizi mi sikeceksin, namussuz, şerefsiz” şeklinde hakaretlerde bulundukları, sonrasında sanıkların mağduru darp etmeye devam ettikleri, sanık …’in olanları videoya çektiği, sanıkların mağdurun cebideki cüzdanı zorla aldıkları ve iş yeri kimliğini görmeleri üzerine “Bu görüntüleri iş yerine, ailene ve yakınlarına vereceğiz” diyerek mağduru tehdit ettikleri, ardından arabayı sür diyerek Derbent Mahallesi sokaklarında dolaştıkları ve “sen çok günah işledin bu günahlardan kurtulmak için fakirlere yardım etmen gerekiyor” diyerek 20.000 TL istedikleri, mağdurun rakamın fazla olduğunu söylemesi üzerine 12.000 TL’de anlaştıkları ve Maslak’ta bulunan Garanti Bankası ATM’sine gittikleri, mağdurun burada para çekmek istememesi üzerine sanıkların, mağduru tekrar darp etmeye başladıkları ve eski TFF binasının yanındaki Ziraat Bankası ATM’sine gittikleri, mağdurun burada 750 TL çekip sanıklara verdiği, sanıkların bu paranın 12.000 TL olmadığını görmeleri üzerine sanık …’un İBAN numarasına 12.000 TL göndermesi gerektiğini söyledikleri, mağdurun sanık …’in hesabına 12.000 TL göndermesi ve buna ilişkin teyit mesajını sanıklara göstermesi üzerine sanıkların mağduru serbest bıraktıkları, ancak paranın sanık …’in hesabına geçmediği, olaydan bir gün sonra sanıkların ”… …” adlı sahte facebook sosyal medya hesabı açarak, 12.000 TL parayı vermediği takdirde görüntülerini sosyal medyada yayınlamakla tehdit ettikleri olayda, sanıkların amaçlarının baştan beri yağma suçunu işlemek olduğu, mağdurun görüntülerini sosyal medyada yayınlamakla tehdit etmelerinin yağma suçunun devamı şeklinde olup, olayda tehdit suçunun özel bir görünüm şekli olan şantaj suçunun ayrıca oluşmadığı, şantaj içerikli ifadelerin yağma suçunun tehdit unsuru içinde kaldığı ve sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanıklar hakkında şantaj suçundan dolayı ayrıca mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin istinaf itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle CMK’nun 280/1-d ve 289/1-i. Maddeleri gereğince BOZULMASINA,”
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Kararların usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğine,
2. Delillerin hukuka aykırı toplandığına,
3. Şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına ,mağdurun çelişkili beyanları olduğuna,
4. Koşulları oluşmasına rağmen 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü Hornet isimli uygulama üzerinden mağdur … ile “…” rumuzunu kullanan sanıklar …, … ve inceleme dışı diğer sanık …’ın mesajlaştıkları ve cinsel birliktelik için buluşmak üzere anlaştıkları, mağdurun saat 00:00 sıralarında aracıyla tek başına atılan konuma gittiği ve mesajlaştığını düşündüğü kişiyi beklemeye başladığı, bu sırada sanıklar …, … ve inceleme dışı diğer sanık …’un mağdurun aracının yanına geldikleri, sanık …’ın, ön yolcu koltuğuna, sanıklar … ve inceleme dışı diğer sanık …’un ise arka koltuğa oturdukları, sanıkların ellerinde silah olduğu, sanık …’ın elindeki silahı mağdura doğrultarak silahın dipçik kısmı ile mağdura vurduğu, akabinde diğer sanıklar … ve inceleme dışı diğer sanık …’un da mağdura vurmaya başladıkları ve sanıkların, mağdura karşı ”Lan şerefsiz, sen bizim yeğenimizi mi sikeceksin, namussuz, şerefsiz” şeklinde hakaretlerde bulundukları, sonrasında sanıkların mağduru darp etmeye devam ettikleri, sanık …’in olanları videoya çektiği, sanıkların mağdurun cebideki cüzdanı zorla aldıkları ve iş yeri kimliğini görmeleri üzerine “Bu görüntüleri iş yerine, ailene ve yakınlarına vereceğiz” diyerek mağduru tehdit ettikleri, ardından arabayı sür diyerek Derbent Mahallesi sokaklarında dolaştıkları ve “sen çok günah işledin bu günahlardan kurtulmak için fakirlere yardım etmen gerekiyor” diyerek 20.000,00 TL istedikleri, mağdurun rakamın fazla olduğunu söylemesi üzerine 12.000,00 TL’de anlaştıkları ve Maslak’ta bulunan Garanti Bankası ATM’sine gittikleri, mağdurun burada para çekmek istememesi üzerine sanıkların, mağduru tekrar darp etmeye başladıkları ve eski TFF binasının yanındaki Ziraat Bankası ATM’sine gittikleri, mağdurun burada 750,00 TL çekip sanıklara verdiği, sanıkların bu paranın 12.000,00 TL olmadığını görmeleri üzerine sanık …’un İBAN numarasına 12.000 TL göndermesi gerektiğini söyledikleri, mağdurun sanık …’in hesabına 12.000 TL göndermesi ve buna ilişkin teyit mesajını sanıklara göstermesi üzerine sanıkların mağduru serbest bıraktıkları, ancak paranın sanık …’in hesabına geçmediği, olaydan bir gün sonra sanıkların ”… …” adlı sahte facebook sosyal medya hesabı açarak, 12.000,00 TL parayı vermediği takdirde görüntülerini sosyal medyada yayınlamakla tehdit ettikleri anlaşılmıştır.
2. Sanıkların, üzerine atılı suçlamaları kısmen tevil yoluyla ikrar ettikleri belirlenmiştir
3. Mağdurun aşamalarda oluşa uygun birbirleriyle örtüşen, tutarlı beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Mağdurun beyanları ile örtüşür şekilde, mağdurun etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücudunda kemik kırığına neden olacak ve kırığın hayati fonksiyonlarını orta derecede (3) etkileyecek şekilde yaralandığına dair adli tıp raporunun, mağdurun aracından elde edilen izler ile sanıklara ait parmak izlerinin uyumlu olduğuna dair parmak izi uzmanlık raporunun soruşturma aşamasında fotoğraf albümünden sanıkların teşhis edilmiş olduğuna dair teşhis tutanağının ve ayrıca mağdura gönderilen mesaj görüntü içeriklerinin dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İnceleme konusu suçlar bakımından, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Nitelikli Yağma ve Nitelikli Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarının Sanıklar Tarafından İşlenmediğine ve Suç Vasfına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları ise 5237 sayılı Kanun’un109 uncu maddelerinde düzenlenmiştir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Mağdurun birbirleri ile örtüşen, tutarlı oluşa uygun beyanları ve bu beyanlar ile “Olay ve Olgular” başlığı altında belirtilen adli tıp ve parmak izi uzmanlık raporlarının örtüşmesi, sanıkların kısmen tevil yoluyla ikrar içeren savunmaları gözetildiğinde mağdurun suça konu parasının faydalanma amacıyla cebir ve tehdit ile alınmış ve hürriyetinden yoksun kılınmış olmasının, Olay ve Olgular başlığı altında (a-1) paragrafında izah edildiği şekilde kabulü ile sanıkların eylemlerinin sabit olduğuna ve suç vasıflarının da yazılı şekilde belirlenmesine ilişkin hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 Sayılı Kanun’un 62 nci Maddesinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Takdiri İndirimler yönünden; 5237 sayılı Kanun’un “Takdiri İndirimler” başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir….”, şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Mahkemece ” Sanıkların suçun işlenmesinden sonra ve yargılama sürecinde yargılamanın seyrine olumlu katkı verecek bir tutum ve davranışının bulunmaması nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA, şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin takdiren uygulanmamasına dair yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Delilerin Hukuka Aykırı Toplandığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun elde edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Nitelikli Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Bakımından
Ön inceleme bölümünde yer alan açıklanan nedenlerle sanıklar müdafinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebligname’ye uygun olarak, oy birligiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağma ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Bakımından
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/3928 Esas, 2022/3027 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 21.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.