YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13239
KARAR NO : 2023/10138
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2011 tarihli ve 2011/11490 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2011 tarihli ve 2011/378 Esas, 2011/1184 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası geregi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildigi, bu kararın 05.01.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2015/1099 Esas, 2016/274 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 23.06.2014 tarihinde basit yaralama suçunu işlediğine ilişkin … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli ve 2015/73 Esas, 2015/666 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 01.12.2015 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, dosya yeniden değerlendirilerek 5271 sayılı Kanun’ un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
4. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2015/1099 Esas, 2016/274 Karar sayılı Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 23.03.2021 tarihli ve 2020/27037 Esas, 2021/10452 Karar sayılı kararı ile;
” CMK’nın 231/11. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu, önceki hükümden farklı olarak sanık hakkında ”suçun yasal şartları oluşmadığı” gerekçesiyle beraat kararı verilmesi”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/359 Esas, 2022/348 Karar sayılı Karar sayılı 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Mağdurun ifadesine önem verilerek olayda silah kullanıldığı kabul edilerek mahkûmiyet kararı verildiği, ancak olayda silah kullanılmadığına,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın olay günü babası olan mağdur ile tartıştıkları sırada mutfaktan ele geçirilemeyen bıçağı çekerek “Son duanı et, seni öldüreceğim” demek suretiyle tehdit ettiği tüm soruşturma evrakı kapsamından anlaşılmıştır.
2. Mağdurun, olayın hemen sonrası sıcağı sıcağına alınan ve 28.12.2011 tarihli duruşmada, sanığın eylemini Olay ve Olgular bölümünün 1 numaralı paragrafında belirtildiği şekilde gerçekleştiğine ilişkin beyanda bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır.
3. Sanığın 28.12.2011 tarihli duruşmadaki savunmasında “eline aldığı bıçak ile mağduru tehdit ettiğini ” belirterek üzerine atılı suçlamayı kabul ettiği belirlenmiştir.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Olayda Silah Kullanılmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurun olayın hemen sonrası sıcağı sıcağına alınan beyanı ve 28.12.2011 tarihli duruşmadaki beyanı ve sanığın 28.12.2011 tarihli duruşmadaki savunmasında “eline aldığı bıçak ile mağduru tehdit ettiğini” kabul etmesi karşısında, mağdurun ilk beyanına öncelik tanınarak sanık hakkında silahla tehdit suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu, suçun kesin delillerle sanık tarafından Olay ve Olgular bölümünün 1 numaralı paragrafında belirtildiği şekilde işlendiğinin saptandığı, sanığın nitelikli tehdit suçu işlerken kullandığı bıçak 5237 sayılı Kanun’ un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin üç numaralı cümlesi uyarınca silah olarak kabul edilerek uygulama yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/359 Esas, 2022/348 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.