Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/13253 E. 2023/10473 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13253
KARAR NO : 2023/10473
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Silahla tehdit, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.05.2011 tarihli ve 2011/6676 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık … hakkında silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 265/1-4 ve 53 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2011 tarihli ve 2011/308 Esas, 2011/477 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a, 53 maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, görevi yaptırmamak için direnme suçundan aynı Kanun’un 265/1-4 ve ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar 16.12.2011 tarihinde kesinleşmiştir.

3. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2013 tarihli 2012/450 Esas, 2013/263 Karar sayılı kararı ile 29.02.2012 tarihinde işlediği hakaret suçundan 1.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve … Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmuştur.

4. Yapılan ihbar üzerine, … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2015/288 Esas, 2015/760 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilerek, sanık hakkında silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a, 53 maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, görevi yaptırmamak için direnme suçundan aynı Kanun’un 265/1-4 ve ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2015/288 Esas, 2015/760 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14.12.2021 tarihli ve 2019/5794 Esas, 2021/29279 Karar sayılı ilâmıyla;
“a- Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde işlediği ve hükmün açıklanmasına neden olan hüküm incelendiğinde, suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan silahla tehdit, mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanuna muhalafet suçları ile uzlaşma kapsamında olan hakaret suçunun birlikte işlendiği, ancak sanık hakkında silahla tehdit, mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanuna muhalafet suçlarından beraat kararı verildiği, bu nedenle TCK’nın 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçundan uzlaşma hükümlerinin uygulanma zorunluluğunun meydana geldiği anlaşılmakla, CMK’nın 253 ve devamı maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı araştırılarak sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
b-Temyiz kanun yoluna tabi olup, kesinleşmesi halinde infaza verilecek ilamın açıklanan yeni hüküm olduğu, bu nedenle iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının yargılama sonucunda açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle, Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,
c-TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin, 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. Bozmaya uyularak, … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.05.2022 tarihli ve 2022/48 esas ve 2022/456 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a, 53 maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, görevi yaptırmamak için direnme suçundan aynı Kanun’un 265/1-4 ve ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri:
1.Tanık ifadelerinin asılsız olduklarına,
2. Kolluk kuvvetlerine olayı anlatırken aşırıya kaçtığına kastının direnmek olmadığına,
3.Tüfek bulunamadığı için atılı suçu işlediğine dair kanıt olmadığına,
4.Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, 20.04.2011 tarihinde akşam 22.00 sıralarında mağdurun oturduğu eve alakollü bir şekilde geldiği, kapıyı tanık …’in açtığı, tanık …’in ise mağdur ve sanığın babası olduğu, sanığın elindeki tüfeği mağdura doğrultup mermi sürerek, mağdur …’a hitaben ” “ben cezaevinden çıktıktan sonra …’ı vuracağım demiştim” diyerek tehdit ettiği, tanıklar … ve …’in araya girerek sanığı evden çıkarttıkları bu sırada mağdur …’ın polisi arayarak ihbarda bulunduğu, olay yerine gelen polisler olan mağdurlar …, …, …, …, …, …’nun sanığı sakinleştirmeye çalıştıkları bunun üzerine sanığın bıçak çekip kendi boğazına dayayarak polis olan memurlara hitaben “gelmeyin yoksa benimle beraber sizden de birini götürürüm” demek suretiyle tehditte bulunarak görevlerini yapmalarına engel olduğu anlaşılmıştır.

2. Soruşturma aşamasında sıcağı sıcağına beyanları alınan tanıklar … ve …’nin sanığın eve gelip mağdur …’ı silah doğrultmak suretiyle tehdit ederek vuracağını söylediği, gelen polis memurlarına ise boğazına bıçak dayayarak “”gelmeyin yoksa benimle beraber sizden de birini götürürüm” demek suretiyle tehdit ettiğini söyledikleri görülmüştür.

3. Tanıklar tarafından mağdurun kullandığı tüfeğin polis memurlarına teslim edildiği adli emanete alındığı ve … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2011 tarihli ve 2011/308 Esas, 2011/477 Karar sayılı kararı ile müsaderesine karar verildiği belirlenmiştir.

4. Polis memuru olan mağdurların aşamalarda sanığın kendilerini tehdit ettiklerine dair ifadelerinin değişmediği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
1. Tanık İfadelerinin Asılsız Olduğuna Dair Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdur beyanları, mağdur beyanı ile uyumlu sıcağı sıcağına alınan tanık beyanları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanığın Kastının Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçuna Yönelik Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Polis memuru olan mağdurların beyanlarında, evin bahçesinde sanığı bulduklarını ve sanığın çektiği bıçağı boğazına dayayarak “gelmeyin yoksa benimle beraber sizden de birini götürürüm” dediğini ayrıca sanığı ikna etmek için bir saat uğraştıklarını söyledikleri, tanıkların beyanlarının da mağdurlar beyanlarını desteklemesi karşısında ileri sürülen temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Tüfeğin Ele Geçirilmediğine Ve Delil Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Suçta kullanılan tüfeğin adli emanetin 2011/800 numarasına kaydedilerek müsadere edilmesi karşısında ileri sürülen temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı eyleme uyan süre vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği,
Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının gerekçelerinin yerine getirildiği anlaşıldığına, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2022/48 Esas, 2022/456 Karar sayılı kararında sanık tarafında öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.05.2023 tarihinde karar verildi.