YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13339
KARAR NO : 2023/10337
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/23350 soruşturma numaralı ve 10.02.2010 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kartal (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesinin, 07.04.2011 tarihli ve 2010/713 Esas, 2011/528 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, aynı sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıl denetim süresi belirlendiği ve bu kararın 06.05.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. … Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2014/406 Esas, 2015/277 Karar sayılı kararı ile; sanığın denetim süresi içerisinde 01.01.2014 tarihinde işlediği kasten yaralama suçu nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek anılan kararın 16.06.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine iş bu dosyaya ihbar edilmiştir.
4. İhbar üzerine … Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/839 Esas, 2016/228 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, hükmün açıklanarak 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. … Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/839 Esas, 2016/228 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 04.04.2018 tarihli ve 2017/9409 Esas, 2018/6562 Karar sayılı kararı ile,
“1- Açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağından; duruşma açılarak kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve sanığın eylemi ile yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi yerine, açıklanan ilkelere uyulmadan verilen kararla Anayasanın 141/3 ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 230, 232 ve 289/1-g (1412 sayılı CMUK’nın 308/7) maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
2- Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçların, TCK’nın 86/2. maddesi uyarınca hükmolunan suçun basit yaralama olması, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen bu suçlar önceden de uzlaşma kapsamında ise de, 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, basit yaralama suçu yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
3-Kabule göre de;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine … Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2019 tarihli ve 2018/794 Esas, 2019/157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
7. … Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2019 tarihli ve 2018/794 Esas, 2019/157 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 10.03.2022 tarihli ve 2020/1614 Esas, 2022/7075 Karar sayılı kararı ile,
“1-Temyiz kanun yoluna tabi olup, kesinleşmesi halinde infaza verilecek ilamın açıklanan yeni hüküm olduğu, bu nedenle iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının yargılama sonucunda açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle,Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,
2-17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesi’nin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve 5271 sayılı CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
8. Bozma üzerine … Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.09.2022 tarihli ve 2022/1202 Esas, 2022/1134 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstekleri;
1. Somut delil bulunmadığından sanığın beraatine,
2. 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerektiğine,
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin ek savunma alınmadan uygulanamayacağına,
4. Lehe hükümlerin ve cezasızlık hallerinin uygulanması gerektiğine,
5. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasının uygulanması gerektiğine,
6. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde katılan ile sanığın aynı apartmanda oturdukları ve aralarında kira ödemesi nedeniyle anlaşmazlık bulunduğu, bu nedenle tartıştıkları, tartışma sırasında sanığın katılana hitaben, “Size 10 gün süre veriyorum bu evi boşaltın, boşaltmadığınız takdirde ben ne yapacağımı bilirim, yapacaklarımı siz düşünün” şeklinde tehdit ettiği, iddianame anlatımının da bu yönde olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın savunmalarında özetle, katılanı tehdit etmediğini, katılanın tanıklarının eniştesi ve kız kardeşi olması sebebiyle beyanlarına itibar edilemeyeceğini ifade ettiği görülmüştür.
3. Tanıklar N. K. ile Ö. A.’nın beyanları, dava dosyasında mevcuttur.
4. Uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin uzlaştırmacı raporu, dava dosyasında mevcutttur.
IV. GEREKÇE
Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılan ile tanıklar N. ve Ö’nün soruşturma safahatında verdikleri beyanlarının, sanığın katılana hitaben, “Size 10 gün süre veriyorum bu evi boşaltın, boşaltmadığınız takdirde ben ne yapacağımı bilirim, yapacaklarımı siz düşünün” şeklinde tehdit ettiğine ilişkin olduğu, yargılama aşamasında katılanın aynı beyanlarını tekrar ettiği ancak tanık …’nın mahkeme huzurundaki beyanında sanığın katılana hitaben, “Seni defterden sileceğim, sana yapacağımı bilirim, mafyaysa mafya, kuvvetse kuvvet” şeklinde tehdit ettiğini belirttiği, tanık …’in mahkeme huzurunda alınan beyanında sanığın katılana hitaben, “Seni döverim, ayaklarını ellerini kırarım, öldürürüm seni” şeklinde tehdit ettiğini beyan ettiği, mahkemece tanıkların soruşturma ve kovuşturma evrelerindeki beyanları arasındaki çelişki giderilmeksizin katılanın dahi söylemediği mahkeme beyanlarına itibar edilerek sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla, kurulan hükümde niçin olaydan hemen sonra sıcağı sıcağına alınan katılanın aşamalarda değişmeyen ifadeleri ile tanıkların soruşturma aşamasındaki beyanlarına itibar edilmeyerek tanıkların kovuşturma aşamasında değişen ve birbiriyle çelişen ifadelerine üstünlük tanındığı yeterince ortaya konulup tartışılmadan ve sanığın söyleminin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi maddesi kapsamında sair tehdit olarak kabul edilip edilmeyeceği değerlendirilmeden, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.09.2022 tarihli ve 2022/1202 Esas, 2022/1134 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.