YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13349
KARAR NO : 2023/10270
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/1359 İddianame No.lu iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 123 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.12.2011 tarihli ve 2011/374 Esas, 2011/1213 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan 3 ay 10 günlük hapis cezası ile 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan 1 ay 7 gün hapis cezası hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Sanığın denetim süresinde kasten bir suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2015 tarihli ve 2014/943 Esasi 2015/375 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki hükümler açıklanarak 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca hükmolunan 3 ay 10 günlük hapis cezası ile 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca hükmolunan 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlarına karar verilmiştir.
4. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2015 tarihli ve 2014/943 Esasi 2015/375 Karar sayılı kararının sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21.02.2018 tarihli ve 2017/7422 Esas, 2018/3166 Karar sayılı kararı ile;
“…1-Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, TCK’nın 125/1. maddesi uyarınca hükmolunan hakaret olması, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen bu suç önceden de uzlaşma kapsamında ise de, 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, anılan suç yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, Anayasanın 141/3 ve 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 230, 232, 289/1-g (1412 sayılı CMUK’nın 308/7.) maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
3-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,…”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma kararı üzerine … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2019 tarihli ve 2018/569 Esas, 2019/170 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay 10 günlük hapis cezası ile 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlarına karar verilmiştir.
6. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2019 tarihli ve 2018/569 Esas, 2019/170 Karar sayılı kararının sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09.02.2022 tarihli ve 2020/787 Esas, 2022/3985 Karar sayılı kararı ile hükmün;
“…1-TCK’nin 61/5. maddesi uyarınca hüküm kurulurken, sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek, sanık hakkında netice ceza belirlenirken, önce haksız tahrik ile ilgili TCK’nın 29. maddesi uyarınca indirim yapılması ve ardından zincirleme suça dair TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılması suretiyle ilgili kanun maddesine aykırı davranılması,
2-17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde ” Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü ” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında; temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’ nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’ nın 7 ve CMK’ nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
7. Bozma kararı üzerine … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli ve 2022/194 Esas, 2022/438 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanunun 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği; hükmün bozulmasına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılanın eylem tarihinden önce duygusal arkadaşlıklarının bulunduğu, sanığın katılandan ayrılıp başka biri ile nişanlanması sonucu sanığın katılanı cep telefonuna attığı mesajlar ile zincirleme şekilde tehdit ettiği ve katılanın huzur ve sükununu bozduğu anlaşılmaktadır.
2. Sanık vakıayı ikrar ederek katılanın kendisini evlilik vaadiyle kandırıp cinsel ilişkiye girdiklerini ve başkasıyla nişanlanmasının öfkesi ile eylemi gerçekleştirdiğini beyan ettiği görülmektedir.
3. Katılan aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunmaktadır.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığının yedinci fıkrasında yer alan bozma ilamının gereğinin yerine getirildiği görülmektedir.
IV. GEREKÇE
1. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli ve 2022/194 Esas, 2022/438 Karar sayılı kararında sanığın atılı suçu işlediğinin katılan beyanları ve ikrar içeren savunma karşısında sabit olduğu anlaşıldığından bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli ve 2022/194 Esas, 2022/438 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.