YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13524
KARAR NO : 2023/10189
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihleri itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2014 tarihli ve 2011/63395 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında şikâyetçiye yönelik nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 38 inci maddesinin birinci fıkrası, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bendleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. … 25.Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2014 tarihli ve 2014/136 Esas, 2014/446 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şikâyetçiye yönelik nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi , 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
3. … 25.Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2014 tarihli ve 2014/136 Esas, 2014/446Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şikâyetçiye yönelik nitelikli tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünün sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2016/1429 Esas, 2020/2698 Karar sayılı kararıyla;
“…Sanığın atılı suçu kabul etmemesi, müştekinin beyanlarında ateş eden kişiyi görmediğini, kendisine tehdit içerikli mesaj gönderen … … 73 84 numarayı ise tanımadığını belirtmesi, müştekiye mesaj gönderilen hat ile sanığa ait olan … … 31 12 numaralı hat arasında görüşme yapıldığının tespit edildiği; ancak sanığın anılan hat sahibini tanımadığını, kendisinin esnaf olduğunu, bu nedenle bir çok kişi ile görüştüğünü savunması karşısında; … … 31 12 ve … … 73 84 numaralı hatlara ilişkin olarak olay tarihinden geriye doğru üç aylık süreyi içerir HTS raporlarının getirtilerek, aralarında bu süreçte de görüşme yapılıp yapılmadığı ve her iki hattan aynı numaraların aranıp aranmadığının tespiti ile gerektiğinde ortak olarak aranan numaralara ilişkin şahısların da dinlenilerek ve sanığın sürekli olarak kullandığı telefon ile … … 73 84 numaralı hattın sinyal verileri incelenerek aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığı da tespit edildikten sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında eksik inceleme sonucu mahkumiyet kararı verilmesi,.”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2020/236 Esas, 2022/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şikâyetçiye yönelik nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.11.2022 tarihli ve 2022/122765 numaralı onama istemli görüş içeren Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Önceki savunmalarını tekrar ettiğine,
2. Mağdur ile husumeti bulunmadığına, ödemeleri düzenli yapmaması sebebiyle küçük bir tartışma yaşandığına,
3. Suça konu mesajların atıldığı hat ile görüşmeleri bakımından belirtilen tarihteki kontör arızası sebebi ile alt bayiler tarafından yüzün üzerinde arama yapıldığını, bahsedilen numaranın kendisini aradığını, kime ait olduğunu bilmediğini, mağdurun kendisine ateş eden kişileri görmediğine, ateş açılan aracın plakasının belirlenemediğine, failin bulunamadığına, tehdit mesajı atan kişi ile görüşmesi dışında hiç bir delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine,
4. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 08.05.2011 günü şikâyetçiye yolda yaklaşan ve plakası tespit edilemeyen ticari bir araçtan havaya ateş edilerek uzaklaşıldığı, 09.05.2011 tarihinde tanık S.Y. adına kayıtlı … 84 telefon hattından şikâyetçinin kullandığı … … .. 95 numaralı telefon hattına gönderilen mesajda “Bu sana uyarı, bir daha ki sefere o kurşunları g. patlatırım sonra da o karı gibi saçlardan tutup domaltıp s. seni bizim kardeşimize kimse yanlış yapamaz, seni o dükkan içinde yakarım, elin kolun oynamasın yoksa dediğim gibi bir daha ki kurşunlar üzerine yağar dükkandan sağ çıkamazsın” şeklinde tehdit içerikli mesajlar gönderildiği, soruşturma sırasında sanığın kullandığı … … .. 12 numaralı telefonla tehdit içeren mesajların gönderildiği … … .. 84 telefon arasında 08.05.2011 tarihinde birden fazla telefon görüşmesinin gerçekleştirildiğinden sanığın üzerine atılı nitelikli tehdit suçunu işlediğinin ilk derece mahkemesince kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın aşamalarda alınan tüm savunmalarında üzerine atılı suçu inkar ettiği belirlenmiştir.
3. Şikâyetçinin soruşturma aşamasında kendisine ateş eden kişileri görmediğine aracın ise plakasını alamadığına dair beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Tanık S.Y.’nin suça konu hattın bilgisi dışında çıkartılmış olduğuna, mağduru tanımadığına yönelik şüpheli sıfatı ile beyanının alındığı belirlenmiştir.
5. Suça konu telefon hatlarına ait iletişim tespit kayıtları ile buna ilişkin birlirkişi raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
6. Olay yeri görgü tespit tutanağı ile olay yeri inceleme raporu ve krokilerin oluş uygun düzenlendiği anlaşılmıştır.
7. Olay yerinde bulunan suça konu kovan ve fişeklere ait uzmanlık raporunun dosyada bulunduğu belirlenmiştir.
8. … Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2014 tarihli ayırma kararı ile özetle suça konu hatta ilişkin abonelik sözleşmesinin sahte olması ihtimali ile soruşturma dosyasının tefrik edildiği anlaşılmıştır.
9. Mahkemece, Hukukî Süreç baslıgı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarının uyulmasına karar verilerek gereklerinin kısmen yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Mağdura yönelik tehdit içerikli mesajların gönderildiği cep telefonu hattı ile sanığa ait hat arasında suç tarihli birden çok görüşme yapılmış olması evvelce mağdur ile arasında husumet bulunduğu anlaşılan sanık bakımından kuvvetli suç şüphesi oluşturmakta ise de; bu delilin tek başına sanığın suça azmettiren veya iştirak eden sıfatı ile katılmış olduğuna yönelik şüpheden uzak mahkumiyete yeter kesin bir delil olarak kabul edilemeyeceği, bu doğrultuda bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada, suça konu telefonların geriye doğru 3 aylık iletişim tespit kayıtlarının istenmesi ve bu kayıtlar üzerinde yaptırılan ve içeriğinde 63 günlük görüşme kayıtlarında evvelce tespit olunan görüşme kayıtları dışında başkaca kayda rastlanılmadığını ve her iki hattan ortak aranan kişinin sanık olduğunu belirten 08.02.2021 tarihli bilirkişi raporu ile yetinilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında öncelikle suça konu mesajların çekildiği telefon hattının fiili kullanıcısına yönelik görüşme yapılan kişilerin tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, bahsedilen telefona ait abonelik sözleşmesinin sahte olması ihtimali ile … Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2014 tarihli ayırma kararı ile tefrik edildiği anlaşılan soruşturma dosyası akıbetinin de özellikle sanık ile abonelik sözleşmesi arasında bağlantı bulunup bulunmadığı yönlerinden denetime olanaklı araştırılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir edilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik soruşturma ile mahkumiyet hükmü kurulması bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de;
2. 07.05.2011 tarihli eylemin birden fazla kişi ile birlikte işlendiği gözetilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin uygulanması zorunluluğuna dair kabul içermeyen hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe başlığında açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden … 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2020/236 Esas, 2022/331 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.