Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/13703 E. 2023/10581 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13703
KARAR NO : 2023/10581
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Edremit Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2014 tarihli ve 2013/5218 Soruşturma nolu iddianamesi ile sanık hakkında tehdit ve kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 123 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

2. Edremit 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2015 tarihli ve 2014/388 Esas, 2015/58 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası; kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası; ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Kararın, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 18.01.2021 tarihli ve 2017/21298 Esas, 2021/1232 Karar sayılı ilâmıyla;
“17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiştir.
Ancak; bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’ya eklenen geçici 5. maddenin (d) bendi ile; “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” hükmü getirilmiştir.
Konuyu somut norm denetimi yoluyla inceleyen Anayasa Mahkemesi (25.06.2020,2020/16,2020/33; R.G. 19.08.2020, Sayı:31218), sözü geçen geçici 5/d maddesindeki hükmün, “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin aynı bentte yer alan, “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görerek iptaline karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi kararında, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Kanun’un 2/1-(f) maddesince hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresinin kesinleşmeye kadar devam etmesi ve aynı Yasanın 251/3. maddesi gereği mahkumiyet hükmü verildiği takdirde sonuç cezadan dörtte bir indirim öngörülmesi, bu durumunda temyiz incelemesi devam eden dosyalar bakımından lehe düzenleme getirmesi karşısında,
Anayasa Mahkemesinin iptal kararında; sanık lehine getirilen, yeni düzenlemenin, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesi gereğince, 5271 sayılı CMK’ya eklenen geçici 5. maddesiyle “kovuşturma evresine geçilmiş” dosyalar bakımından uygulanması gerektiğine işaret edildiğinden, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı CMK’nın 251/1 maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve 5271 sayılı CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozmaya uyan Edremit 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2021/236 Esas, 2021/448 karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü uygulanarak sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.800,00 TL adli para cezası; kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5. Karara sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine Edremit 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2022 tarihli ve 2021/456 Esas, 2022/57 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.800,00 TL adli para cezası; kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.240,00 TL adli para cezası; ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan düşme görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri;
1. Suçun sübût bulmadığına
2. Zamanaşımı süresinin dolduğuna
3. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılanın bir süre arkadaşlık yaptıktan sonra katılanın isteği üzerine ayrıldıkları ancak sanığın sürekli olarak katılanı cep telefonu ve çalıştığı işyerine ait sabit telefonlardan arayarak huzur ve sükûnunu bozduğu ve kolluk tarafından kayda alınmış tehdit içerikli mesajlar çektiği, anlaşılmıştır.

2. Tanıklar C. S.G., H.A., A.T., G.T., P.Ç., Z.S. ve O.D.’nin sanığın şirkete ait sabit hatları sürekli arayarak katılanla görüşmek istediğini söylediğine dair beyanları dosya içerisinde mevcuttur.

3. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Görüşü Yönünden
Her ne kadar Edremit Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2014 tarihli iddianame başlığı ile mahkemenin gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak 2009 tarihi gösterilmiş ise de, iddianame içeriğinde sanığın katılana 2013 yılının Eylül ve Ekim ayları içinde çektiği mesajlar ve eylemler nedeniyle cezalandırılmasının istenildiği, mahkemenin de aynı mesajlar ve eylemler nedeniyle mahkûmiyet hükmü kurduğu anlaşılmış olmakla, suç tarihi itibariye zamanaşımının dolmadığı görüldüğünden, Tebliğnamedeki düşme istemli görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Suçun Sübût Bulmadığına İlişkin Olarak
Katılanın beyanlarına uygun tutanak içerikleri ve tanık beyanları ile Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulması karşısında, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Zamanaşımı Süresinin Dolduğuna İlişkin Olarak
(A) bölümünde açıklanan nedenle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Vesaire İlişkin Olarak
1) Gerekçeli karar başlığında, 2013 yılı Eylül ve Ekim ayları olan suç tarihinin 2009 yılı olarak gösterilmiş olması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata kabul edilmiştir.

2) Sanığın basit yargılama usulünün uygulanması sonucu Edremit 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2021/236 Esas, 2021/448 Karar sayılı kararı ile kurulan hükme itiraz etmesi üzerine kurulan hükümde “sanık tarafından yapılan itiraz nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/4 oranında indirim yapılmasına yer olmadığına” karar verilerek tehdit suçundan neticeten 6 ay 7 gün, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan neticeten 5 ay hapis cezalarına hükmedildiği halde, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezaların paraya çevrilmesi sırasında 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/4 oranında indirim yapılmış gibi tehdit suçundan 4 ay 20 gün, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan 3 ay 22 günlük sürelerin paraya çevrilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmiş olması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

3) Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edremit 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2022 tarihli ve 2021/456 Esas, 2022/57 Karar kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden (B.3-2) paragrafında açıklanan eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

09.05.2023 tarihinde karar verildi.