Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/13714 E. 2023/10436 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13714
KARAR NO : 2023/10436
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2012 tarihli ve 2012/358 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında Nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2.b, 53, 54 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2012 tarihli ve 2012/150 Esas ve 2012/419 Karar sayılı kararıyla 106/1-1, 62, 50/1-a, 52/4. maddeleri gereğince 3.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Karar sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 11.01.2017 tarihli ve 2014/17014 Esas, 2017/866 Karar sayılı ilamıyla;
” Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2022 tarihli ve 2017/40 Esas, 2022/1080 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1.cümle, 62/1, 50/1-a, 52/4. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Sanığa isnad edilen suçla ilgili sanığın davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediğine ilişkin raporlar arasında çelişki olduğu çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Üst Kurulundan detaylı rapor aldırılması gerektiğine,
2.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına,
3. Vesaire
İlişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Katılan ile sanık arasında arazi meselesi yüzünden husumet bulunduğu, olay günü sanığın katılanın tarlasının önündeki direğe isim ve imzanın bulunmadığı “Bu yere kimsenin yüzü gülmez, git paranı al oğlum, Kumarlıdaki … gibi olmayın, … ne oldu Kumarlılı … gibi olma paranı al git ağlama” diye ölümle tehdit ettiği anlaşılmıştır.

2. Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1.cümle, 62. maddeleri uyarınca cezaların türü ve üst sınırına göre; aynı sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 04.10.2012 tarihli ilk mahkûmiyet kararı olduğu, bozma kararından sonra ikinci mahkumiyet kararının verildiği 17.06.2022 tarihine kadar zamanaşımını kesen veya durduran başkaca işlem bulunmadığından 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2022 tarihli ve 2017/40 Esas, 2022/1080 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı sayılı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname gerekçesinden farklı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

03.05.2023 tarihinde karar verildi.