YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13737
KARAR NO : 2023/12268
KARAR TARİHİ : 12.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/35 E., 2014/289 K.
SUÇLAR : Şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.09.2014 tarihli ve 2013/35 Esas, 2014/289 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine,
Vesaire,
İlişkindir.
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri;
Sanığın atılı suçlardan mahkum edilmesi gerektiğine ve delillerin yanlış değerlendirildiğine,
Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, iş yerinde çalıştığı katılan … ile diğer katılan … arasındaki ilişkiyi kayda alarak taraflara şantaj yaptığından bahisle açılan kamu davasında sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
2. Sanık aleyhine dosyada yer alan tek delilin hazırlık aşamasında müdafi olmaksızın verdiği ve akabinde hakim huzurunda doğrulamadığı ikrar içeren beyanı olduğu görülmektedir.
IV. GEREKÇE
A. Şantaj Suçu Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin … tarihli ifade verme işlemi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Yönünden
Sanığın kovuşturma aşamasında suçlamaları kabul etmediği, sanık aleyhine dosyada mahkûmiyete esas alınan tek delilin soruşturma aşamasında kolluk tarafından müdafi bulunmaksızın alınan beyanları olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun’un 148/4. maddesinde yer alan “ Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.” amir hükmü karşısında ilk derece mahkemesi tarafından verilen beraat kararında bu yönüyle bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
Kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücreti hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Şantaj Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2014 tarihli ve 2013/35 Esas, 2014/289 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.09.2014 tarihli ve 2013/35 Esas, 2014/289 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasına; “Beraat eden sanık kendisini müdafii ile temsil ettirdiğinden, sanık lehine takdir ve tayin edilen 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin maliye hazinesinden alınarak sanığa ödenmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.