YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13816
KARAR NO : 2023/10139
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kozan Cumhuriyet Başsavcılığının 08.08.2011 tarihli ve 2010/1801 soruşturma numaralı iddianamesiyle, sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kozan Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2013 tarihli ve 2011/486 Esas, 2013/464 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararların 06.05.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2015/63 Esas, 2015/273 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 18.06.2013 tarihinde mala zarar verme suçunu işlediğine ilişkin … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2014 tarihli ve 2013/428 Esas, 2014/329 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 09.07.2014 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin,13.05.2015 tarihli ve 2015/63 Esas, 2015/273 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 22.12.2021 tarihli ve 2021/31669 Esas, 2021/29944 Karar sayılı kararı ile;
” 1-Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde işlediği ve hükmün açıklanmasına neden olan hükmün, suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan mala zarar verme suçu olduğu, 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253. madde hükmü uyarınca, sanığa atılı TCK’nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında; anılan suça ilişkin verilen mahkûmiyet hükmü açısından uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkûm olup olmadığı tespit edilip, sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Kabule göre de;
a)Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, gerekçesiz karar verilerek Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,
b)Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesi uygulanmamış ise de, hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasının kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararı da nazara alınarak uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/33 Esas, 2022/300 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmistir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Temyiz etme iradesine,
2. Vesaire,
İlişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Olay günü akşam üzeri sanık ile arkadaşı birlikte gezdikleri sırada katılanı gördükleri, sanığın arkadaşının katılana cinsel ilişkiye girebilecekleri kadınların bulunduğu mekanın yerini sorduğu, bu nedenle aralarında tartışma çıktığı, sanığın, katılana emanete alınan kuru sıkı tabancayı doğrultmak suretiyle tehdit ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’ un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve aynı Kanun’ un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 06.05.2013 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 18.06.2013 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu da nazara alınarak zamanaşımının suç tarihi olan 16.04.2010 tarihinden, mahkûmiyet kararının verildiği 27.06.2022 tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen başka bir neden bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/33 Esas, 2022/300 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.