YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13842
KARAR NO : 2023/10272
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜMLER : Düşme
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanıklar hakkında Doğubeyazıt Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/704 İddianame No.lu iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.1.2013 tarihli ve 2013/221 Esas, 2013/434 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.1.2013 tarihli ve 2013/221 Esas, 2013/434 Karar sayılı kararının sanıklar müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12.11.2019 tarihli ve 2015/19961 Esas, 2019/17637 Karar sayılı kararı ile;
“…1) Sanık … ile katılan …’nın müşterek çocuklarının teslimi hususunda aralarında çıkan anlaşmazlık nedeniyle, sanıkların katılanın çalıştığı kuruma gidererek katılanın gıyabında, “biz Yusuf yüzbaşıyı silahlı kuvvetlerden attıracağız, Yusuf bu orduda kalmayacak, eninde sonunda onu ordudan attıracağız” şeklindeki söyledikleri kabul edilen sözlerin “gerçek bir tehdit” niteliğinde ve yasal yollara başvurma isteminin bir tezahürü olup olmadığı tartışılmadan, ayrıca sanıkların ayrı ayrı veyahut nasıl bir iştirak iradesi ile birlikte tehdit eylemini gerçekleştirdikleri ve birlikte suç işleme kararına ne şekilde ulaştıkları hususunun gerekçeli kararda denetime olanak verecek şekilde tartışılıp açıklanmadan yetersiz gerekçeyle, sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri kurulması,
2) Kabule göre de;
a) Daha önce görevsiz mahkemece dinlenen ve anlatımları hükme esas alınan tanıkların, görevli mahkeme tarafından tekrar dinlenip, görgü ve bilgileri sorulmadan hüküm kurularak, CMK’nın “Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki 7. maddesine aykırı davranılması,
b) Hakim, kanun maddesinde yazılı alt ve üst sınırlar arasında ceza takdir hakkına sahip olmakla birlikte; bu kararın denetlenebilir olduğu, eylemle ceza arasında orantı olması gerektiği, TCK’nın 3/1. maddesinde açıklanan “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki “orantılılık” ilkesine uyulmadan, aynı Kanunun 61. maddesindeki ölçütler de, dosya ve sanıkların eylemleriyle bağlantılı olarak tartışılıp irdelenmeden, temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi,
c) Sanık … ile katılanın müşterek çocuklarının olay günü, katılandan alınarak sanık …’e teslim edilmesiyle ilgili olarak, sanıkların, katılanın görevi nedeniyle oturduğu evin girişinde bulunan nizamiyede yaklaşık 8-10 saat bekledikleri ve çocuğun sanıklara tesliminin yapılmadığına ilişkin dosyada tanık beyanının bulunduğu anlaşılmakla, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre TCK’nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanma olanağının tartışılmaması,
d) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesi zorunluluğu…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma kararı üzerine … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2020/15 Esas, 2021/549 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı ve 67 nci maddeleri uyarınca dava zamanaşımının dolduğundan bahisle düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan ve Vekilinin Temyiz İstemleri, sanıkların cezalandırılması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
B. Sanıklar Müdafinin Temyiz İstemi, sanıklar hakkında düşme değil beraat kararı verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar hakkında açılan kamu davasına konu eylemin, sanıkların katılanın görev yaptığı Komutanlığın önüne gelerek sanık … ile katılanın müşterek çocukları olan B.Y.’nin kendilerine teslimini talep etmelerı nedeniyle çıkan tartışmadan katılana yönelik “Şerefsiz, çocuğu neden getirmiyor, Allahın belası, onu ordudan attıracağız, onu orduda barındırmayacağız” şeklinde tehdit etmelerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE
1. Dosyada dava zamanaşımının durmasını gerektirecek bir durum bulunmamaktadır.
2. Sanıkların üzerine atılı eyleme uyan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası için aynı Kanun’un 66 ncı ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uygulanacak olan 12 yıllık olağan üstü zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 25.01.2009 tarihinden İlk Derece Mahkemesinin karar tarihine kadar dolmuş olduğu tespiti doğru olmakla sanıklar hakkında düşme kararı verilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2020/15 Esas, 2021/549 Karar sayılı kararında katılan ve vekili ile sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.