Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/13953 E. 2023/10359 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13953
KARAR NO : 2023/10359
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Silahla tehdit, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kumluca Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2006 tarihli ve 2005/2502 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca, silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. Kumluca Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2007 tarihli ve 2006/537 Esas ve 2007/382 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Kumluca Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2007 tarihli ve 2006/537 Esas ve 2007/382 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 19.04.2010 tarihli ve 2010/8972 Esas, 2010/7419 Karar sayılı kararı ile;
“…Hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikâyete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine Kumluca Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2011 tarihli ve 2010/299 Esas ve 2011/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararların 09.09.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

5. Kumluca Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2019 tarihli ve 2017/307 Esas ve 2019/57 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 10.02.2016 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ve … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2016 tarihli ve 2016/169 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararı ile neticeten 2 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 15.06.2017 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

6. Kumluca Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2019 tarihli ve 2017/307 Esas ve 2019/57 Karar sayılı kararının sanık ve o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 11.01.2021 tarihli ve 2020/3684 Esas, 2021/184 Karar sayılı kararı ile;
“…1-Açıklanmasına karar verilecek yeni hükümlerin Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükümler olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, Anayasanın 141/3 ve 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 230, 232, 289/1-g (1412 sayılı CMUK’nın 308/7.) maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hükümler kurulması,
2-Kabule göre de;
a) Sanık hakkında katılan …’a yönelik silahla tehdit eylemi yönünden,
Taraflar arasında husumet olduğu ve sanık ile mağdur …’un tartıştıkları olayda, tartışma sırasında ilk haksız hareketin hangi taraftan kaynaklandığı araştırıldıktan sonra olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak, sanık hakkında silahla tehdit suçu yönünden TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b) Sanık hakkında katılan … …’e yönelik tehdit eylemi yönünden,
Sanığın, silahla tehdit eylemi ile tehdit eyleminin mağdurlarının farklı olması nedeniyle uzlaşma hükümlerinden faydalanabileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

7. Bozma üzerine Kumluca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2021/239 Esas ve 2022/421 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’nin Temyiz Sebepleri
1. Hiç bir delil olmamasına rağmen cezalandırılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Vesaireye,
İlişkindir.

III. GEREKÇE
1. Sanığın katılan …’a bıçak doğrultmak suretiyle “seni öldüreceğim” şeklinde tehdit ettiği, katılan …’yi ise “seni öldüreceğim” şeklinde tehdit ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca dava zamanaşımı süresinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilk kararların kesinleştiği 09.09.2011 tarihi ile hükümlerin açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 10.02.2016 tarihleri arasında durduğu nazara alınarak suç tarihi olan 14.11.2015 tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kumluca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2021/239 Esas ve 2022/421 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.