Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/13992 E. 2023/10407 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13992
KARAR NO : 2023/10407
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2011 tarihli ve 2011/3446 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi ve 53 ücü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

2. Yapılan yargılama sonucu … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2013 tarihli ve 2011/859 Esas, 2013/962 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) benti, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suçta kullanılan eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

3. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2013 tarihli ve 2011/859 Esas, 2013/962 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılanlar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 10.06.2020 tarihli ve 2019/8542 Esas, 2020/6325 Karar sayılı ilâmıyla;
”Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Sanık … hakkında yaralama suçundan kurulan beraat hükmü yönünden, soruşturma evresinde bilgilerine başvurulan …,…, …,…, …, …, ve …’ın tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak dinlenmeleri gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle hüküm kurulması,
2-Tehdit suçları yönünden, katılan …’in 28.06.2011 havale tarihli dilekçesinde sanıklar ile aralarında benzer olaylar nedeniyle davalar açıldığını belirtmesi karşısında,ilgili dava dosyaları getirtilerek, aşamasına göre bu dava ile birleştirilmesi, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yetersiz gerekçeyle hükümler kurulması,
3-Sanıkların savunmalarında, katılanların anız yakarken tarladaki ürünlere zarar verdiklerini, katılanların araçlarına zarar veriklerini, değişik zamanlarda saldırdıklarını belirtmeleri karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
4-Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/ 85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının yeniden gözetilmesi zorunluluğu,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2020/799 Esas, 2022/867 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 ve 54 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suçta kullanılan eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Zamanaşımı süresinin dolmuş olduğuna,
3. Vesaire
İlişkindir.

III. GEREKÇE
1. Suç tarihinde sanığın katılan …’in ikametinin önüne kadar giderek içeride bulunan katılanlara hitaben “sizi bu köyde yaşatmayacağım” diyerek elindeki av tüfeği ile ateş etmek suretiyle sanığın silahla tehdit suçunu işlediğinin kabul edildiği dava konusu olayda;

2. Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen nitelikli tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının ilk mahkûmiyet tarihi olan 26.12.2013 gününden hüküm tarihine kadar geçmiş bulunduğu gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2020/799 Esas, 2022/867 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

03.05.2023 tarihinde karar verildi.