Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/14187 E. 2023/10603 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/14187
KARAR NO : 2023/10603
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2009 tarihli ve 2009/3011 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü fıkrasının (a) bendi 53 üncü maddesi gereği cezalandırılması, 54 üncü madde gereği müsaderesine ve hak yoksunluklarına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2012 tarihli ve 2009/199 Esas, 2012/84 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 15.05.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

3. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.13.2015 tarihli ve 2015/328 Esas, 2015/676 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 08.12.2014 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilerek bu kararın, 22.05.2017 kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.13.2015 tarihli ve 2015/328 Esas, 2015/676 Karar sayılı kararı sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12.05.2022 tarihli 2020/23858 Esas ve 2022/12121 Karar sayılı kararı ile;
“1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230 ve 1412 sayılı CMUK’nın 308/7. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasına dair kurulan yeni hükmün, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, gerekçesiz hüküm kurulması,
2- Adli emanete kayıtlı eşya hakkında bir karar verilmemesi,”
Nedeniyle başkaca yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

5. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2022 tarihli ve 2022/352 Esas, 2022/471 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 54 üncü madde gereği müsadereye ve 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Suçlamayı kabul etmediğine,kararın bozulması gerektiğine,
2. Vesaireye,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in evde bulundukları esnada annesi olan şikâyetçiye karşı bıçak çıkartarak “katliam yapacağım, kendimi öldüreceğim, burada benden başka erkek yok” dediği maddi vaka olarak kabul edilmiştir.

2. Sanık … ihbar öncesi mahkeme huzurunda yaptığı savunmasında ailesiyle arasında tartışmalar olduğunu ve kendisinin sinirlendiğini yaptıklarından pişman olduğunu beyan etmiştir.

3. Şikâyetçinin olayla uyumlu istikrarlı beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır.

4. Tanık A.D. ihbar öncesi mahkeme huzurunda verdiği beyanda olayın doğru olduğunu sanığın iddianamede geçen sözleri söylediğini beyan etmiştir.

5. Suçta kullanılan ve Adli emanetin 2009/508 sırasında kayıtlı bıçağın 13.06.2009 tarihli tutanakla muhafaza altına alındığı görülmüştür.

6. 13.06.2009 tarihli olay ve yakalama tutanağının dosya arasında olduğu anlaşılmıştır.

7. … Devlet Hastanesinin 02.08.2010 tarihli raporuna göre sanığın silahla tehdit suçu bakımından suçun anlam ve sonuçlarını algılayabileceği ve yönlendirme yeteneğinde azalma olmadığı görülmüştür.

8. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden Yapılan İncelemede
Şikâyetçinin beyanı, şikâyetçi ile tanık beyanlarının birbirleriyle örtüşmesi, sanığın bozma öncesi savunmasında atılı suçu ikrar etmesi, emanete kayıtlı bıçak olduğu ve Olay ve Olgular başlığı altında değinilen deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın şikâyetçi annesine elinde bulunan bıçak ile “katliam yapacağım, kendimi öldüreceğim” cümlesini kullanarak sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğuna yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

2. Sair Yönlerden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2022 tarihli ve 2022/352 Esas, 2022/471 Karar sayılı kararında sanığın öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

10.05.2023 tarihinde karar verildi.