YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/14191
KARAR NO : 2023/10602
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2011 tarihli ve 2010/2483 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-2-a, 53 üncü maddeleri gereği cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2012 tarihli ve 2011/45 Esas, 2012/1781 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-2-a, 29, 62. maddeleri gereği 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 51/1 maddesi gereği ertelenmesine, 3 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
3. … 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2012 tarihli ve 2011/45 Esas, 2012/1781 Karar sayılı kararı sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17.02.2016 tarihli ve 2015/29011 Esas, 2016/2821 Karar sayılı kararı ile;
“a- Tehdit suçundan dolayı somut (maddi) bir zarar oluşmaması ve mağdurun uğradığı manevi zararın da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, “zararın giderilmediği ve şartların oluşmadığı” biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle, sabıkasız sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2017 tarihli ve 2016/334 Esas, 2017/249 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-2-a, 29, 62 nci maddeleri gereği 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası geregi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildigi, bu kararın 09.06.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
5. … 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli ve 2021/489 Esas, 2021/414 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 06.09.2020 tarihinde 5237 sayılı Kanunun 86/2-3 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilerek bu kararın, 06.09.2021 kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106/1-2-a, 29, 62. maddeleri gereği 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suçlamayı kabul etmediğine,
2. Haksız tahrik indiriminin az yapıldığına,
3. Erteleme hükümlerinin uygulanmamasına,
4. Vesaireye,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan … ile sanık …’ın kız arkadaşlarının birbirlerine gönderdikleri mesajlar nedeniyle telefonla görüştükleri, bu görüşme sırasında sanık …’in katılan …’a “sen erkekmisin, senin anneni, bacını, soyunu, sopunu s.k ederim” sözleriyle sövdüğü ve buluşmayı kararlaştırdıkları, olay yerinde …’ın katılan …’ın boğazına ele geçirilmeyen bir bıçağı dayamak suretiyle tehdit ettiğinin kabul edildiği maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Sanık … soruşturma aşamasında alınan beyanında elindeki bıçağı …’un boğazına korkutmak amacıyla dayadığını ancak yaralamadığını beyan etmiştir. Sanık … kovuşturma aşamasında kimseyi darp etmediğini, sadece …’ın kendisine küfür edince küfürle karşılık verdiğini, elinde bıçak olmadığı için tehdit ve yaralama suçlarını kabul etmediğini savunmuştur.
3. Katılanın olayla uyumlu istikrarlı beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Temyiz dışı sanık Muhammed’in de olayı doğrular beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
5. Tanık Ş.Y ‘nın anlatımları katılanın beyanlarını doğrular şekildedir.
6. Dosya arasında 18.11.2010 tarihli olay yakalama tutanağı mevcuttur.
7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık Müdafiinin Sanığın Suçlamayı Kabul Etmemesine Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanın beyanı, katılan ile tanık beyanlarının birbirleriyle örtüşmesi, sanığın bozma öncesi soruşturma aşamasındaki savunmasında atılı suçu ikrar etmesi, ve Olay ve Olgular başlığı altında değinilen deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın katılanı bıçak dayamak suretiyle atılı suçu işlediği sabit olduğuna yönelik mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş hükümde bu yönde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık Hakkında Haksız Tahrik İndiriminin Daha Fazla Yapılması Gerektiğine Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Haksız tahrik yönünden; 5237 sayılı Kanun’un “Haksız Tahrik ” başlıklı 29 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre, “Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.”,
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
İlk haksız haraketin katılandan geldiğinin tespit edilmesi sonucu sanığın haksız tahrik altında suçu işlediğinin kabul edildiği, sanık hakkında kurulan hükümde mahkemenin takdiri ile haksız tahrik indirimini kanuni sınırlar dahilinde yaptığı belirlendiğinden hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık Hakkında Erteleme Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddelerinin uygulanmamasında, hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
4. Sair Yönlerden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli ve 2021/489 Esas, 2021/414 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.